Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantı'nda konuştu. Parti teşkilatına Ramazan ayı boyunca 81 ilde gerçekleştirilen iftar ve sahur programları için teşekkür eden Erdoğan, "Gündüz başlayıp sabahın ilk saatlerine kadar süren bu programlarlar salgın döneminde mesafeli kaldığımız milletimizle tekrar kucaklaşma vesilesi oldu. Genel merkezimizle, il ve ilçe teşkilatımızla, kadın kollarımızla, gençlik kollarımızla seferberlik halinde çalıştığımızda milletimizin gönül kapılarının bizlere açık olduğunu gördük. Bu tempoyu düşürmeden sürekli yeni araçlar ve yöntemlerle zenginleştirerek çalışmalarımızı 2023 Haziran ayına kadar sürdüreceğiz. Önümüzdeki yaklaşık bir yıllık süreyi en güzel şekilde değerlendirerek 16. seçim zaferimize hep birlikte ulaşacağız.
Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Ne söylersek söyleyelim, hangi belgeyi ortaya koyarsak koyalım, kendine verilen göreve uygun şekilde kafasında inşa ettiği dünyada yaşamayı sürdüren bu profilin takdirini ben milletime bırakıyorum. Hiçbir terör örgütüne, hiçbir Türkiye düşmanına kullanmadığı ifadelerle bize saldırmayı siyaset sanan bu zavallı zatın dünkü hezeyanlarına parti sözcümüz gereken cevabı da verdi. Bu zatın geçtiğimiz haftalarda ifade ettiği o çok enteresan 'kavga etmeye geliyorum' sözü ve bununla bağlantılı olarak dile getirdiği 'ya bana katılın ya önümden çekilin' meydan okumasını ben farklı bir yere koyuyorum.Siyasette mücadele anlamında kavga elbette vardır. Bizim 40 yılı aşan siyasi hayatımız hep bununla geçti. Milletimizin ortak değerlerini oluşturan inancımız ve kültürümüz adına ülkemizi kalkındırmak için gerektiğinde yedi düvelle kavga ettik. Milli iradeyi korumak, milletin iradesine sahip çıkmak için canımız pahasına bir mücadele ortaya koyduk. Bu FETÖ'cüler bizi, kaldığımız yeri gelip bombalamadılar mı?Gelip oralarda bizim yanımızdaki korumalarımızı şehit etmediler mi? Biz Atatürk Havalimanı'na geldiğimizde 10 binler oradaydı. Bu Bay Kemal, tankların arasından FETÖ'cülerin desteği ile çıkıp oradan Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine gitti. O günleri hatırlıyorsunuz. Bu böyle ürkek, korkak, pısırık , zavallı birisidir. Daha sonra da diyor ki utanmadan haberim olsaydı ben de beklerdim. Orada 10 binler neyi bekliyor. Sende öyle bir yürek öyle bir ciğer yok. Neyi toparlayacaksın, neyi bekleyeceksin. Sende öyle bir şey hayatta olmadı ki. Yeri geldi vesayet odakları, yeri geldi terör örgütleriyle kavga ettik. Biz ettik biz, sen edemezsin. Göreve geldiğimizden bu yana terörün kökünü kazıdık mı? Kazıdık. Kazımaya devam ediyor muyuz, ediyoruz.Sınır içinde sınır dışında her şeye rağmen başta Amerika olmak üzere Avrupa'nın değişik ülkeleri binlerce tır dolusu silah, araç gereç, mühimmat her şeyi Türkiye'nin içindeki teröristlere gönderdiler. Biz kendileriyle Bay Kemal bunun da mücadelesini verdik. Bu silahları kime gönderiyorsunuz? Hani sizin terörle mücadeleniz vardı. Bu terörle, bu teröristlerle mücadeleyi nerede, kiminle yapıyorsunuz? Biz sizinle NATO'da beraber değil miyiz? Beraberiz. Peki NATO'da beraber olduğunuz Türkiye'ye tehdit oluşturan bu ülkelere kalkıp en ufak bir dirsek gösterdiniz mi? Yok. Onlarla yine mücadeleyi sınır boylarında da olsa biz verdik.""TÜRKİYE'Yİ TAPULU MÜLKÜ GÖRÜP İNSANIMIZA TEPEDEN BAKAN, KÖMÜRCÜ, MAKARNACI DİYEN ELİTİST ZİHNİYETLE DE KAVGA ETTİ"Türkiye'nin terörle mücadelesinin kararlılıkla süreceğine vurgu yapan Erdoğan, "Bunların sözlerine güven olmaz. Bunlar Koalisyon güçleri derler yine bizim için tehdit oluştururlar. Bunlar bizim bu işlerle alakamız yok derler tehdit oluştururlar. Ne yazık ki, hiçbirine güven olmaz. Öyle de olsa, böyle de olsa biz bildiğimiz yoldan sapmadan mücadelemizi sürdüreceğiz. Gün oldu Türkiye'nin istiklal ve istikbaline kast eden şer güçlerle de kavga ettik. Ülkemizin vizyon projelerini engellemeye çalışan bürokratik oligarşi ile de kavga ettik. Türkiye'yi tapulu mülkü görüp insanımıza tepeden bakan, kömürcü, makarnacı diyen elitist zihniyetle de kavga ettik. 15 Temmuz gecesi korkaklar televizyon karşısında kahvesini yudumlarken, biz milletimizle omuz omuza vererek tankla, uçakla, silahla Türkiye'yi teslim almaya kalkışan hainlerle mücadele ettik. Millete ve memlekete hizmet yolculuğumuzda sayısız haksızlığa, zorbalığa, hukuk katliamlarına maruz kaldık.Yola çıkarken söylediğimiz gibi kefenimizi giyerek çıktığımız bu kutlu mücadelenin hiçbir safhasında milletin bize sandıkta verdiği emanete gölge düşürmedik. Vatanımızın bekasına, milletimizin huzuruna, vatandaşlarımızın birlik, beraberlik kardeşliğine halel getirmedik. Bunlar kiminle kavga etmeye gelmiyor. CHP geçmişine bu zatın zihniyetine baktığımızda kimlerle kavga etmeye geldikleri açıkça görünüyor. Bunlar milletle, milletin hak ve özgürlük kazanımlarıyla kavga etmeye geliyor, ülkeye kazandırdığımız eser ve hizmetleri yerle yeksan etmenin kavgasını etmeye geliyor. Bunlar Türkiye'yi yeniden tek parti faşizmine geri döndürmek, yoksulluğu, sefaleti hortlatmak için kavga etmeye geliyor" değerlendirmesinde bulundu."BUNLAR ÜLKEMİZİN BAŞINI BÖLGESİNDE VE DÜNYADA EĞECEK KEPAZELİKLER SERGİLEMEYE GELİYOR"Erdoğan, "Bunlar ülkemizin başını bölgesinde ve dünyada eğecek kepazelikler sergilemeye geliyor. Bunlar yeniden milletin başına bela olmaya geliyor. Buna izin vermeyeceğiz. Milletimize sözümüz var. Bunların o yılan dillerinin riyakar yüzlerinin sahte söylemlerinin ardındaki gerçek niyetlerini göstererek tamamını da hep birlikte sandığa gömeceğiz. Biz, niyet hayır, akıbet hayır değişine, gönülden inanan insanlarız" dedi."Kimi çıkıyor siyasi ve ekonomik krizlerin ateşiyle yanan dünyada ülkemizin verdiği mücadeleye köstek oluyor"
Muhalefeti eleştiren Erdoğan, "Nitekim muhalefet diye karşımıza dikilenler bizim bir şey yapmamıza gerek kalmadan kendi kendilerini ifşa etmeye başladılar. Masa diye kurdukları 6 benzemez ittifakı seçimleri bile görmeden zangır zangır titremeye, sağından solundan dökülmeye başladı. Daha ortak aday belirleme dirayeti göstermeyenlerin ülkenin hiçbir kritik meselesinde kararlı tutum ortaya koyamayacaklarını görmek için allame olmaya gerek mi var. Muhalefet diye ortada salınanların ne dedikleri, yaptıklarına bakıyoruz. Karşımıza çıkan manzara şu; kimi çıkıyor ülkemizin iftihar meselesi hizmetlerine eserlerine sataşıyor.Vatandaşlarımızın inanç özürlüklerine, eğitim ve kıyafet haklarına dil uzatıyor. Bunlar cambaz sürekli kılık kıyafetle hep savaşmışlardır. Bunlar vitrin için özellikle bazı siparişler de veriyorlar. Bu siparişleri de vitrinlerde sergiliyorlar. Biz sizin ne olduğunuzu biliyoruz. Bir gün rozet takarsınız öbür gün gidip o hanım kardeşimizin rozetini söker alırsınız. Kimi çıkıyor nefret suçları işliyor, Kimi çıkıp kibriyle nobranlığıyla diğerini ötekileştirip herkese parmak sallıyor. Kimi çıkıyor siyasi ve ekonomik krizlerin ateşiyle yanan dünyada ülkemizin verdiği mücadeleye köstek oluyor. Kimi çıkıyor tiyatrovari gösterilerle sahte gündemler oluşturma peşine düşüyor" dedi.Kılıçdaroğlu'nun sığınmacılar konusundaki açıklamalarına tepki gösteren Erdoğan, "Ülkemizde şu anda muhacir olarak bulunan bu insanları biz ne Bay Kemal'in dedikleriyle, ne onun yandaşlarının dedikleriyle bu ülkeden bu görevde olduğumuz sürece asla geri itmeyiz, ötelemeyiz. Bay Kemal senin dün söylediğin bugün yoktur. Ama biz farklı bir medeniyetten geliyoruz. Bu medeniyette muhacirlik var, ensarlık var. Biz o muhacir ve ensar kültürünü bilerek yetiştik. Onun için de biz şu anda adeta ölümden ölümden beğen diyenlerin kovduğu ve ülkelerinden kaçıp bize sığınan bu kardeşlerimize kapılarımızı nasıl açtıysak, bundan sonra da aynı şekilde korumaya devam edeceğiz. Özellikle vurguluyorum. Bu kardeşlerimizden kendi tasarruflarıyla, inisiyatifleriyle geri dönmek isteyen oldukları zaman zaten geri dönecektir. Ama biz onları asla Boraltan Köprüsü'nden olduğu gibi silah dayayarak düşmana teslim etmeyiz Bay kemal. Boraltan Köprüsü'nde ne demiş kardeşlerimiz, 'Siz bizi Ermenilere teslim etmeseydiniz de bizi siz öldürseydiniz' demişlerdir. Bunların farkı var mı. Aynı zihniyet şimdi de bunlar aynısı yapıyor. Biz bu görevde olduğumuz sürece Bay Kemal, yandaşların dahil hepinize birden sesleniyorum.Allah'ın izni ile siz bu kardeşlerimizi bu ülkeden geri gönderemeyeceksiniz. Bunu öğrenen, bunu bilen, bunu duyan gerek Suriyeli, Iraklı, Afgan hepsi bir gönül huzuru içine giriyorlar. Onlar ülkelerinden evet kaçışları, Türkiye'ye gelişleri, hepsi sadece bir sığınmadır. Bizler bu muhacir kardeşlerimize ensar görevini yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Siyasi hayatımız boyunca niceleri çıktı karşımıza, kiminin ardında vesayet güçleri, kiminin ardında emperyal düzen, kiminin ardında bilmem hangi karanlık mihrak vardı. 18 Mart Çanakkale Köprüsü ile dönemin en son taşlarını diktik, dikiyoruz. Biz eser üretiyoruz, laf değil. Bay Kemal bir dikili mumun var mı ya onu göster. Yönetiminde olan büyükşehir belediyelerinde neler yaptın bunları anlat, şunu yaptık de. Şu eseri diktik de. Yok. Bunlar sadece yapılanları hakaretle vesaire eleştirmektir. İnşallah bu eserlerle kalmıyoruz. Bir taraftan otoyollarımızı, otobanlarımızı, tünellerimizi devam ettiriyoruz. Durmadan usanmadan yolumuza devam edeceğiz. Yeter ki biz Allah'ın rızasından başka gaye gütmeyelim" ifadelerini kullandı."BİZ BUGÜNE KADAR MİLLETİMİZE ASLA YALAN SÖYLEMEDİK"Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:"Önümüzdeki seçimin de böyle yeni bir başlangıç haline getireceğiz. Ülkemizin asırlık meselelerini nasıl çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden yine biz geleceğiz. Milletimizi asırlık özlemlerine nasıl kavuşturduysak gençlerimizin ufkunu da biz aydınlatacağız. Ayağımıza vurulan prangaları nasıl attıysak önümüzde duran engelleri biz aşıp geçeceğiz. Biz bu ülkeye, bu vatana, millete sevdalıyız. Küresel ekonomideki sarsıntıların olumsuzluklarıyla da yüzleşiyoruz. Enerji ve hammadde fiyatlarındaki artışlar ile tedarik zincirlerindeki bozulmalar tüm dünyada enflasyonu azdırmıştır. Salgın döneminde finansal krizin yol açtığı sorunlar, günlük hayatın her alanında fiyat artışları olarak karşımıza çıkmaktadır Türkiye. Bu küresel tabloya ilave olarak uzunca bir süredir döviz kuru ve faiz üzerinden maruz kaldığı bir saldırıyla mücadele etmektedir. Fırsatçıların sebep olduğu dengesiz fiyatları buna eklediğimizde milletimiz ciddi bir hayat pahalılığıyla karşı karşıya kalmıştır.Biz bugüne kadar milletimize asla yalan söylemedik. Yapmadığımız şeyleri yapmış gibi göstermedik, başaramadığımız işlere de kılıf uydurmadık. Karşımızdaki tablonun insanlarımızın hayatlarında yol açtığı sıkıntıları gayet iyi biliyoruz. Buna karşın birkaç ayaklı bir program yürütüyoruz. İnsanlarımızı iş aş ekmek sahibi olmalarına öncelik vermektir Bir yandan fiyat artışlarını kontrol altına almak diğer yandan gelirleri yükseltmektir. Türkiye zahmetsiz kazanç sağlayabilen petrol ve doğalgaz satışlarıyla günde milyarlarca doları kasasına koyabilen sömürge geçmişinin getirdiklerini harcayan bir ülke değildir. Biz dişimizle tırnağımızla kazanan bedelini ödemeden hiçbir zenginliğe ulaşamayan bir ülkeyiz.""HALİHAZIRDA YAŞADIĞIMIZ SIKINTILARIN HİÇBİRİ ÇÖZÜMSÜZ DEĞİLDİR"Yaşanan sıkıntıların geçici olduğunu ifade eden Erdoğan, "Savaş sürecinde trilyonlarca dolarlık kaynağı olan ülkelerden çok daha iyi bir yönetim sergilediğini, çok daha güvenli ve müreffeh bir yerde durduğunu kimse inkar edemez. Halihazırda yaşadığımız sıkıntıların hiçbiri çözümsüz değildir, kalıcı değildir. Gelişmiş ülkelerin hızla içine kapandığı bir dönemde biz üretim, ihracatımızla, insani duruşumuz, tarihi sorumluluklarımızla dünyaya açılmayı sürdürüyoruz. Elbette bedeller ödüyoruz, sıkıntılar çekiyoruz, hamdolsun hepsinin de karşılığını fazlasıyla alıyoruz. Milletimizden sabırlı olmasını, bize güvenmesini, bizi desteklemesini, muhalefetin yalan ve iftira furyasına aldırmadan ülkemizin kazanımlarına ve hedeflerine sıkı sıkıya sahip çıkmasını istiyorum. Cumhur İttifakı olarak Meclisteki yasama gücümüzle, Cumhurbaşkanlığı olarak yürütme gücümüzle, siyasetteki gücümüzle ülkemizi 2023 hedeflerine de ulaştıracağız. Gençlerimize 2052 vizyonu emanet edeceğiz" dedi.









