<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Sağlık</title>
         <link>https://www.rota54.com/saglik/</link>
         <description>En güncel {kategoribaslik} Haberleri.Son dakika {kategoribaslik} haberlerini buradan takip edebilirsiniz. En son {kategoribaslik} haberleri anında burada.</description><item>
			<title><![CDATA[SEAH Uzmanından Hayati Egzersizler!]]></title>
			<description><![CDATA[Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (SEAH) görevli Fizyoterapist Vahap Şahin, kronik akciğer hastalıklarında uygulanan pulmoner rehabilitasyon ve temel solunum egzersizlerinin önemi hakkında ve bu yöntemlerin nefes darlığını azaltırken hastaların egzersiz kapasitesini ve günlük yaşam kalitesini artırdığını ifade etti.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Pulmoner rehabilitasyon programlarında uygulanan tekniklerin detaylarını paylaşan Şahin, diyafram solunumunun en önemli solunum kasını güçlendirdiğini belirtti. Solunum yollarının açık kalmasını sağlayan "büzük dudak nefesi" tekniğinin nefes darlığını azaltmada etkili olduğunu kaydeden Şahin, göğüs genişletme egzersizlerinin ise göğüs kafesinin esnekliğini desteklediğini aktardı.

Egzersizlerin günlük hayata entegre edilmesi gerektiğini vurgulayan Fizyoterapist Şahin, "Nefes alarak ayağa kalkıp, nefes vererek oturma şeklinde yapılan egzersizler günlük aktiviteleri destekler. Kontrollü nefesle yapılan yürüyüşler ise solunum kapasitesini artırır" dedi.

Solunum kaslarını güçlendirmek için kullanılan yardımcı yöntemlere de değinen Şahin, triflow cihazı ile yapılan egzersizlerin sekresyon (balgam) atmakta zorlanan hastalara fayda sağladığını, balon şişirme egzersizinin ise kas direncini artırdığını dile getirdi. Şahin, sağlıklı bir nefes için düzenli hareket etmenin ve bu egzersizleri bir yaşam biçimi haline getirmenin önemine dikkat çekti.

Kaynak: İha
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2026/03/seah-uzmanindan-hayati-egzersizler-7152.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2026/03/seah-uzmanindan-hayati-egzersizler-7152.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2026/03/seah-uzmanindan-hayati-egzersizler-7152-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2026/03/seah-uzmanindan-hayati-egzersizler-7152.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/seah-uzmanindan-hayati-egzersizler/11275/</link>
			<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 11:00:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SEAH Uzmanından Hayati Egzersizler!]]></title>
			<description><![CDATA[Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (SEAH) görevli Fizyoterapist Vahap Şahin, kronik akciğer hastalıklarında uygulanan pulmoner rehabilitasyon ve temel solunum egzersizlerinin önemi hakkında ve bu yöntemlerin nefes darlığını azaltırken hastaların egzersiz kapasitesini ve günlük yaşam kalitesini artırdığını ifade etti.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Pulmoner rehabilitasyon programlarında uygulanan tekniklerin detaylarını paylaşan Şahin, diyafram solunumunun en önemli solunum kasını güçlendirdiğini belirtti. Solunum yollarının açık kalmasını sağlayan "büzük dudak nefesi" tekniğinin nefes darlığını azaltmada etkili olduğunu kaydeden Şahin, göğüs genişletme egzersizlerinin ise göğüs kafesinin esnekliğini desteklediğini aktardı.

Egzersizlerin günlük hayata entegre edilmesi gerektiğini vurgulayan Fizyoterapist Şahin, "Nefes alarak ayağa kalkıp, nefes vererek oturma şeklinde yapılan egzersizler günlük aktiviteleri destekler. Kontrollü nefesle yapılan yürüyüşler ise solunum kapasitesini artırır" dedi.

Solunum kaslarını güçlendirmek için kullanılan yardımcı yöntemlere de değinen Şahin, triflow cihazı ile yapılan egzersizlerin sekresyon (balgam) atmakta zorlanan hastalara fayda sağladığını, balon şişirme egzersizinin ise kas direncini artırdığını dile getirdi. Şahin, sağlıklı bir nefes için düzenli hareket etmenin ve bu egzersizleri bir yaşam biçimi haline getirmenin önemine dikkat çekti.

Kaynak: İha
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2026/03/seah-uzmanindan-hayati-egzersizler-6622.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2026/03/seah-uzmanindan-hayati-egzersizler-6622.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2026/03/seah-uzmanindan-hayati-egzersizler-6622-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2026/03/seah-uzmanindan-hayati-egzersizler-6622.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/seah-uzmanindan-hayati-egzersizler/11274/</link>
			<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 11:00:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İyot Eksikliği Beyin Gelişimini Etkiliyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Vücudun sağlıklı gelişimi için hayati öneme sahip olan iyot, tiroid hormonlarının üretiminde temel rol oynuyor. Ancak iyot eksikliği, özellikle çocuklarda büyüme geriliği, zekâ gelişiminde bozulma ve yetişkinlerde guatr gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İyot eksikliği, dünya genelinde önlenebilir zekâ geriliğinin en yaygın nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Tiroid hormonlarının üretiminde kilit görev üstlenen bu element yetersizliği, hem fiziksel hem zihinsel gelişimi olumsuz etkiliyor.

21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Kılıçlı, “Toplumun iyot alım düzeyi, geleceğin sağlıklı nesilleri açısından kritik öneme sahip.” dedi.

GEBELİKTE ZEKA GERİLİĞİNE YOL AÇABİLİR

İyot eksikliğinin özellikle gebelik döneminde ciddi risk oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kılıçlı, “Gebelikte yetersiz iyot alımı zekâ geriliğe yol açar, doğumsal anomaliler, ölü doğumlar ve psikomotor gelişim bozuklukları görülebiliyor. Doğum sonrası dönemde çocukta guatr ve tiroid hormon eksiklikleri ortaya çıkabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Kılıçlı, büyüme çağındaki çocuklarda iyot eksikliğinin gelişme geriliğine neden olabileceğini, erişkinlerde ise uzun süren eksikliğin tiroid bezinde nodülleşmeye ve kalıcı guatra yol açabileceğini belirtti.

KAYA TUZU VE GURME TUZLAR RİSK OLUŞTURUYOR

İyot eksikliğinin önlenmesinde en etkili yöntemin iyotlu sofra tuzu kullanımı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kılıçlı, “1990’lı yıllardan önce ülkemizde ciddi iyot eksikliği vardı. 2000’li yıllardan sonra sofra tuzlarına iyot eklenmesi zorunlu hale getirildi. Ancak kırsal bölgelerde hala iyot eksikliği sık görülüyor. Özellikle kaya tuzu ve gurme tuzların yaygınlaşması bu sorunu artırıyor. Çünkü bu tuzlar iyotla zenginleştirilmemişse, eksikliğe neden olabiliyor.” diye konuştu.

HERKESİN İYOT TAKVİYESİ ALMASI DOĞRU DEĞİL

İyot desteğinin bilinçsizce kullanılmasının da risk taşıdığını belirten Prof. Dr. Kılıçlı, “İyot eksikliği kadar iyot fazlalığı da tiroid fonksiyonlarını bozabilir. Hashimoto tiroiditi gibi otoimmün hastalıklarda iyot alımı, tiroid bezinin hasarını artırabilir. Graves hastalığında ise hormon fazlalığına yol açabilir. Bu nedenle iyot takviyesi almadan önce mutlaka bir endokrinoloji uzmanına danışılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

GEBELİKTE GÜNLÜK 250 MİKROGRAM İYOT ALINMALI

Gebelik ve emzirme döneminde iyot ihtiyacının arttığını belirten Prof. Dr. Kılıçlı, “Erişkin bireylerde günlük iyot ihtiyacı yaklaşık 150 mikrogramken, gebelikte ve emzirme döneminde bu miktar 250 mikrogramın üzerine çıkarılmalıdır. Bu hem annenin hem de bebeğin sağlığı için kritik öneme sahiptir.” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/iyot-eksikligi-beyin-gelisimini-etkiliyor-4202.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/iyot-eksikligi-beyin-gelisimini-etkiliyor-4202.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/iyot-eksikligi-beyin-gelisimini-etkiliyor-4202-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/iyot-eksikligi-beyin-gelisimini-etkiliyor-4202.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/iyot-eksikligi-beyin-gelisimini-etkiliyor/10606/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 11:00:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Su Buharı İle 10 Dakikada Prostat Ameliyatı Dönemi Başladı]]></title>
			<description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Op. Dr. Tuncay Şafak, prostat hastalıklarının tedavisinde devrim niteliğinde olan rezum (su buharı ile prostat ameliyatı) yöntemi hakkında bilgi verdi. Şafak, sadece 10 dakika süren bu işlemin özellikle cerrahi risk taşıyan hastalar için önemli bir alternatif sunduğunu belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Genellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerde sık görülen prostat hastalığı hakkında konuşan Op. Dr. Tuncay Şafak, yeni nesil tedavi yöntemlerine dikkat çekti. ‘Rezum' tedavisinin minimal invaziv prostat ameliyatı olarak adlandırıldığını ifade eden Şafak, su buharının özel bir cihazla prostat içerisine, içinde mikro delikleri olan ve nanoteknolojiyle üretilmiş bir iğneyle verildiğini söyledi. 10 dakika gibi kısa bir sürede ameliyatın yapıldığını belirten Op. Dr. Şafak sözlerine şu şekilde devam etti: "Rezum yöntemiyle yapılan prostat ameliyatları 10 dakika gibi kısa bir sürede gerçekleştirilmektedir. Bu ameliyatın özelliği ameliyatların yan etkilerinden korkan, impotans yani iktidarsızlık ya da idrar kaçırma riskinden çekinen hastalar için alternatif bir tedavi yöntemi olmasıdır. Rezum yani su buharı ile ameliyat yöntemi bu tür riskleri bertaraf etmektedir. Kısa bir ameliyat süresi haricinde iyileşme dönemi de hızlı olmaktadır. Özellikle anestezi alamayacak kadar yaşlı hastalarda, lokal anesteziyle dahi uygulayabildiğimiz bir yöntemdir."

"Kesi yok, iğne deliği ile yapılıyor"
Prostat ameliyatından korkan insanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, hastaların en fazla tedirgin oldukları şeyin kanama riski ve idrar kaçırma olduğunu söyleyen Op. Dr. Tuncay Şafak, "Rezum tekniğinde kanama riski yok. Ayrıca bu tekniğin 10 dakikada uygulanması, hastanın çabuk taburcu olması ve hayati bir risk oluşmaması tercih sebebidir. Hastalarımız prostat tedavisinde genellikle ilaç kullanırlar. Tabii bu ilaç tedavilerinin uzun süre sonunda bir takım yan etkileri olmaktadır. Bu yan etkilerin içinde iktidarsızlık yer almaktadır. Hatta bazı hastalarımız tansiyon düşmesi, baş dönmesi gibi şikayetlerle ilaç kullanmaktan vazgeçebiliyorlar. Rezum ameliyatları bu konuda da alternatif olmaktadır. Bunun haricinde hastalarımızın en çok korktukları şey ise özellikle genç erkeklerde iktidarsızlık sorunudur. Rezum ameliyatının böyle bir riski yok. Ayrıca hasta çabuk taburcu olmakta ve hem iş hem sosyal hayatına hızla dönmektedir" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/su-buhari-ile-10-dakikada-prostat-ameliyati-donemi-basladi-240.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/su-buhari-ile-10-dakikada-prostat-ameliyati-donemi-basladi-240.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/su-buhari-ile-10-dakikada-prostat-ameliyati-donemi-basladi-240-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/su-buhari-ile-10-dakikada-prostat-ameliyati-donemi-basladi-240.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/su-buhari-ile-10-dakikada-prostat-ameliyati-donemi-basladi/10540/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 15:40:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hijyende Dijital Dönem: QR Kodla Temizlik Şikayeti Anında Çözülecek]]></title>
			<description><![CDATA[Sakarya Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nde uygulamaya başlanan "QR Kod Temizlik Memnuniyet Anketi Uygulaması" ile temizlik süreçlerinin daha hızlı, etkin ve hasta memnuniyetine dayalı hale getirilmesi hedefleniyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sakarya Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nde başlatılan uygulama çerçevesinde vatandaşlar ve hastane çalışanları, lavabo ve tuvalet gibi ortak kullanım alanlarındaki temizlik ihtiyaçlarını cep telefonlarıyla QR kod okutarak anında ilgililere bildirebiliyor. Uygulamaya giren kişiler, "Temizlikten memnun kaldınız mı?" sorusuna "Evet" veya "Hayır" yanıtını veriyor. "Hayır" seçeneğiyle temizlikten memnun kalınmadığının bildirilmesi halinde, eksiklik ya da sorun anında ilgili personele SMS yoluyla iletiliyor. Böylece rutin temizlik süresi beklenmeden kısa sürede müdahale edilebiliyor. Uygulamayı Sakarya'da ilk olarak hayata geçiren hastane olduklarını belirten Başhekim Dt. Nadide Akdoğan, "Bakanlığımızın hastanelerde hijyen standartlarını artırmak gayesiyle başlattığı karekod uygulaması hastanemizde de uygulanmaya başlandı. Karekod sistemiyle hastalarımız ve çalışanlarımız, lavabo ve tuvaletlerdeki temizlik ihtiyacını anında bildirebilecek. Bu bildirimler SMS yoluyla sorumlu personele iletiliyor ve rutin temizlik saatleri beklenmeden müdahale sağlanıyor. Hedefimiz, her alanda olduğu gibi temizlik alanında da hasta ve çalışan memnuniyetini artırmaktır" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/hijyende-dijital-donem-qr-kodla-temizlik-sikayeti-aninda-cozulecek-7461_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/hijyende-dijital-donem-qr-kodla-temizlik-sikayeti-aninda-cozulecek-7461_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/hijyende-dijital-donem-qr-kodla-temizlik-sikayeti-aninda-cozulecek-7461-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/hijyende-dijital-donem-qr-kodla-temizlik-sikayeti-aninda-cozulecek-7461_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/hijyende-dijital-donem-qr-kodla-temizlik-sikayeti-aninda-cozulecek/10436/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 16:28:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yeni Varyantlar Alarm Veriyor: Acil Servislere Başvurular Arttı! Grip Sanılıyor, Boğazı ‘Jilet Gibi’ Yakıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Unuttuğumuz Covid-19 geri döndü. Yaz aylarından itibaren dünya genelinde sessiz ama hızlı bir yükseliş dikkat çekiyor. Yeni varyantlar Stratus ve Nimbus, alerjiyle karıştırılan semptomlarla yayılıyor. Uzmanlar uyarıyor: “Gözden kaçan tehlike kapıda olabilir.”]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Koronavirüs pandemisi sona ermiş gibi görünse de 2025 yaz aylarında sessiz ama dikkat çekici bir artış yeniden endişeleri gündeme taşıdı. ABD başta olmak üzere birçok ülkede, COVID-19’un yeni Omicron alt varyantları olan Stratus (XFG) ve Nimbus (NB.1.8.1) ile enfekte olan hasta sayısında ciddi bir yükseliş yaşanıyor.

Sağlık uzmanları, belirtilerin grip ya da alerjiyle karıştırılabileceği uyarısında bulunurken, hastanelerdeki yükün arttığı konusunda uyarıda bulunuyorlar.


ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), atık sulardaki COVID-19 viral yükünün 19 eyalette ‘yüksek’ veya ‘çok yüksek’ düzeyde olduğunu bildiriyor. Özellikle Nevada, Utah, Connecticut ve Delaware gibi eyaletlerde artışın belirginleştiği vurgulanıyor.

Ülke genelinde ise atık su örneklerinde ‘orta düzey’ viral aktivite gözlenmiş durumda. Türkiye’de henüz resmi veriler paylaşılmamış olsa da uzmanlar, sahada gözle görülür bir artış olduğuna dikkat çekiyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/yeni-varyantlar-alarm-veriyor-acil-servislere-basvurular-artti-grip-saniliyor-bogazi-jilet-gibi-yakiyor-1630.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/yeni-varyantlar-alarm-veriyor-acil-servislere-basvurular-artti-grip-saniliyor-bogazi-jilet-gibi-yakiyor-1630.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/yeni-varyantlar-alarm-veriyor-acil-servislere-basvurular-artti-grip-saniliyor-bogazi-jilet-gibi-yakiyor-1630-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/10/yeni-varyantlar-alarm-veriyor-acil-servislere-basvurular-artti-grip-saniliyor-bogazi-jilet-gibi-yakiyor-1630.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/yeni-varyantlar-alarm-veriyor-acil-servislere-basvurular-artti-grip-saniliyor-bogazi-jilet-gibi-yakiyor/10397/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 12:37:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Böbrek Sağlığını Korumak İçin Ne Yapılmalı?]]></title>
			<description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi ve İl Sağlık Müdürlüğü, 4 Eylül Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Günü’nde vatandaşlara böbrek sağlığı konusunda önemli bilgiler verdi. “Böbrekte Kistim Var Ne Yapmalıyım?” konulu konferansta böbrek sağlığını korumak için önemli notlar aktarıldı.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen konferansta vatandaşlar, “Böbrekte Kistim Var Ne Yapmalıyım?” sorusuna uzman hekimlerden yanıt buldu.

4 Eylül Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Günü münasebetiyle Sosyal Gelişim Merkezi’nde (SGM) düzenlenen konferansta, erken teşhisin önemine vurgu yapıldı.

Böbrek sağlığını korumak için…

Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Mustafa Özer ile İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir’in katıldığı programın Moderatörlüğünü Prof. Dr. Hamad Dheir yaptı.

Dr. Öğretim Üyesi Mahmud İslam ise konuşmacı olarak yer aldı.

Program öncesinde hemşireler, katılımcıların tansiyon ve kan ölçümlerini gerçekleştirdi. Alanında uzman isimler konferansta böbrek sağlığını korumak, takip etmek ve iyileştirmek için yapmaları gerekenleri öğrendi.

“Erken farkındalık çok önemli”

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Sağlık Müdürü Doç Dr. Kayhan Özdemir, “Erken farkındalık çok kıymetli. Hem vatandaşlarımıza hem siz kıymetli hastalarımıza birçok noktada bilgilendirme yapmak istiyoruz. Aslında size çok küçük gelen ağrının veya bir baş dönmesinin belki de daha ciddi bir şey olabileceğini buralarda sizlere anlatmaya çalışıyoruz. Bu eğitimler önemli katkılar sunuyor gerçekten. Küçük bir bulgu ile birlikte belki ileri derecedeki kanseri erken yakalama şansına sahip oluyoruz. Bu tür eğitimler bunun için çok kıymetlidir” dedi.

“Kanserleşme riski olan kistler var”

Konferansta böbrek kistleri hakkında bilgi veren Dr. Mahmud İslam ise, “Böbrek kistleri olan her hastamız hep endişe ile geliyorlar bize kistler kanserleşir mi diye. Basit kistlerde biz bir şey beklemiyoruz öyle kalır çoğu zaman. Kanserleşme riski olan kistlerde var. Onları da değerlendirip tedaviye alıyoruz. Tedavi edilmesi gerektiğinde boşaltılma yapılabilir. Cerrahi işlemlerle de alınabiliyorlar. Eğer total böbrek hacmi çok büyükse, idrarda kan çok sık oluyorsa bunlar iyiye işaret değildir” şeklinde konuştu.

“Bu ağrılar bazen taş ağrısı da olabilir”

Dr. Mahmud İslam konuşmasını şu sözlerle sürdürdü, “Nasıl takip edelim sorusu çok geliyor. Biz genelde ağrıyı kontrol etmek istiyoruz. Bazen ilaçlarla kist hacmini azaltan ilaçla birlikte ağrıyı dindirdiğimiz tek tük hastalarımız da var. Ağrı çok önemli gerçekten birçok hastamız mağdur oluyor. Bu ağrılar bazen taş ağrısı da olabilir. Bunu hastalarımızın ve hasta yakınlarımızın bilmelerinde fayda vardır. Bazı antibiyotikleri özellikle seçiyoruz ki iyi müdahale edebilsin. Onun haricinde böbrek destek tedavileri veriyoruz. Böbrek için kullanabileceğimiz ilaç var. Bu bir maraton en az 5-10 yıl kullanacağımız ilacımız var ve uygun hastalara veriyoruz. Bu ilaç SGK tarafından ödeniyor” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/bobrek-sagligini-korumak-icin-ne-yapilmali-2548.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/bobrek-sagligini-korumak-icin-ne-yapilmali-2548.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/bobrek-sagligini-korumak-icin-ne-yapilmali-2548-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/bobrek-sagligini-korumak-icin-ne-yapilmali-2548.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/bobrek-sagligini-korumak-icin-ne-yapilmali/10342/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 15:51:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bağırsak Sağlığını Tehdit Eden 4 Meyve]]></title>
			<description><![CDATA[Dr. Saurabh Sethi, bağırsak sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilecek bazı meyveleri açıkladı.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dr. Sethi’ye göre yaban mersini, içerdiği yüksek oranda antosiyanin ve çözünür lif sayesinde bağırsaktaki yararlı bakterileri besliyor ve iltihabı azaltıyor.

Aşırı olgunlaşmış muzlar ise bağırsak sağlığını tehdit edebilen meyveler arasında yer alıyor. Dr. Sethi, olgunlaşan muzlardaki nişastanın basit şekere dönüştüğünü, bu durumun kan şekerinde ani yükselmelere yol açtığını ve bağırsak bakterileri için daha az fayda sağladığını belirtti.

Dr. Sethi’ye göre üzüm, lif oranı düşük olduğu için kan şekerini hızla yükseltebiliyor ve şişkinlik yapabiliyor.

Portakal ise C vitamini ve bir miktar çözünür lif içerse de, bağırsak sağlığı açısından nar kadar etkili değil.

Kavun ise ferahlatıcı bir meyve olmasına rağmen lif bakımından yetersiz ve tek başına tüketildiğinde kan şekerini yükseltebilir.

Nar, içerdiği polifenoller ve antioksidanlarla bağırsak bakterilerini besliyor ve mikrobiyal çeşitliliği artırıyor.

Kivi ve elma, bağırsak duvarını koruyucu etkileri ve sindirime yardımcı olmaları nedeniyle sağlıklı atıştırmalıklar olarak öne çıkıyor.

Armut ise yüksek lif içeriğiyle tokluk hissi veriyor, ancak fazla tüketildiğinde gaz yapabileceği unutulmamalı.

Mirror'da yer alan habere göre İngiliz bilim insanları, her gün en az beş porsiyon meyve ve sebze tüketilmesini öneriyor. Araştırmalar, bu alışkanlığın kalp hastalıkları, inme ve bazı kanser türlerine yakalanma riskini azalttığını gösteriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/bagirsak-sagligini-tehdit-eden-4-meyve-1317.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/bagirsak-sagligini-tehdit-eden-4-meyve-1317.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/bagirsak-sagligini-tehdit-eden-4-meyve-1317-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/bagirsak-sagligini-tehdit-eden-4-meyve-1317.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/bagirsak-sagligini-tehdit-eden-4-meyve/10309/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 13:23:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Erken Ölüm Riskini Artıran Gıda Maddeleri Açıklandı]]></title>
			<description><![CDATA[Almanya'da yapılan kapsamlı bir araştırma, ultra işlenmiş gıdalarda yer alan ve erken ölüm riskini en çok artıran katkı maddelerini ortaya koydu.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ultra işlenmiş gıdaların; obezite, kalp hastalıkları, tip 2 diyabet ve bazı kanser türleri gibi yaşamı kısaltan birçok sağlık sorununa yol açabileceği uzun zamandır biliniyordu. Ancak yeni bir çalışma, bu tür gıdaların hangi bileşenlerinin en zararlı olduğunu ayrıntılı biçimde inceledi.

Araştırmada, 2006-2010 yılları arasında Birleşik Krallık’ta yetişkin bireylerin sağlık verilerini toplayan "UK Biobank" adlı veri tabanı kullanıldı. Ortalama yaşı 57 olan 180 binden fazla katılımcının yüzde 57’si kadın, yüzde 43’ü erkekti.

Daily Mail'de yer alan habere göre bilim insanları, ultra işlenmiş gıdalarda yaygın olarak bulunan katkı maddelerini beş ana kategoriye ayırdı: tatlandırıcılar, tat güçlendiriciler, renklendiriciler, şeker çeşitleri ve aroma vericiler. Bunların hepsinin, yüksek tüketim düzeylerinde erken ölüm riskini artırdığı tespit edildi.

İlginç bir şekilde, jelatin gibi bazı jelleştiricilerin ölüm riskini azalttığı gözlemlendi. Ayrıca işlenmiş yağlar, protein kaynakları ve lif gibi diğer bileşenlerle ölüm riski arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı.

GÜNLÜK TÜKETİMİN BEŞTE BİRİNİ OLUŞTURUYOR 


Araştırmaya göre katılımcıların günlük kalori alımının ortalama yüzde 20’si ultra işlenmiş gıdalardan (UPF) oluşuyordu. Bu gıdalar, evde kullanılan temel malzemelerle yapılamayan, genellikle birden fazla katkı maddesi içeren ürünler olarak tanımlanıyor.

11 yıl süren takip sonucunda 10 bin 203 katılımcının hayatını kaybettiği belirlendi. Analizler, günlük beslenmede ultra işlenmiş gıdaların oranı yüzde 18’i aştığında, ölüm riskinin anlamlı şekilde arttığını ortaya koydu.

Uzmanlar, katılımcıların gıda tüketimlerini kendi beyanlarına göre bildirmesi nedeniyle verilerin sınırlı olabileceğini belirtti. Ancak yine de sonuçlar, önceki araştırmalarla paralellik gösteriyor.

Geçtiğimiz ay yayımlanan başka bir araştırma ise, ultra işlenmiş gıdaların kilo vermeyi zorlaştırdığını gösterdi. İngiltere’de yapılan çalışmada, bu tür gıdalardan uzak duran kişilerin, düzenli tüketenlere kıyasla iki kat daha fazla kilo verdiği gözlemlendi.

ULTRA İŞLENMİŞ GIDALAR NELERDİR?


Ultra işlenmiş gıdalar; yüksek oranda ilave yağ, şeker ve tuz içeren, protein ve lif oranı düşük olan, aynı zamanda yapay renklendirici, tatlandırıcı ve koruyucu maddelerle zenginleştirilmiş ürünlerdir.

Evde hazırlarken kullanılmayan katkı maddeleri içerirler. Dondurulmuş hazır yemekler, sosisler, gazlı içecekler, cipsler, bisküviler ve ketçap en bilinen örnekler arasında yer alır.

Bunlar genellikle raf ömrünü uzatmak, lezzet katmak ve tüketimi kolaylaştırmak için geliştirilmiş, doğal içerikten oldukça uzak, fabrikasyon ürünlerdir. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/erken-olum-riskini-artiran-gida-maddeleri-aciklandi-9337.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/erken-olum-riskini-artiran-gida-maddeleri-aciklandi-9337.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/erken-olum-riskini-artiran-gida-maddeleri-aciklandi-9337-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/erken-olum-riskini-artiran-gida-maddeleri-aciklandi-9337.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/erken-olum-riskini-artiran-gida-maddeleri-aciklandi/10308/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 13:21:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[''Süper Meyve'' Olarak Biliniyor: Yaşlanma Geciktirici Etkisi De Var]]></title>
			<description><![CDATA[Yalova'nın coğrafi işaretli tarım ürünlerinden biri olan ve yüksek antioksidan içeriği sayesinde ‘süper meyve’ olarak adlandırılan aronyanın hasat dönemine hazırlanılıyor.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan 'Yalova Aronya ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Festivali'nde üreticiler ilk hasadı 12 Eylül'de yapmaya başlanacak. Geçen yıl yaklaşık 200 ton rekolte gerçekleştirilirken, bu sene ise yüzde 25’lik bir artışla 250 ton aronyan elde edilmesi bekleniyor.

Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü'nde 2012 yılında adaptasyon çalışmalarına başlanan sağlık deposu meyvenin ilk bahçesi ise Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından 2017 yılında kentte kuruldu. O günden bu yana Yalova'da üretilmeye başlanan aronya 2021 yılında coğrafi işareti alındı. Ana vatanı Kuzey Amerika olan aronya meyvesi, Yalova’da 150 çiftçiyle 510 dekar alanda üretiliyor.

Ortaburun köyünde 3 buçuk dönümde üretim yapılan alanda hasat öncesi inceleme yapan Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç, aronyanın olgunluk seviyesini ölçmek için brix değeri kontrolü yaptı. Hasat için meyvenin 18 ile 24 arasında bir ölçüde olması gerektiğine dikkati çeken İlmeç, inceleme yaptığı bahçenin hasada hazır olduğunu belirtti.

FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR

Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç, “Aronya, üzüme benzeyen bir meyve. Aronyanın genel özelliği antioksidan bakımından çok yüksek değerlere sahip, ayrıca beyin ve sinir sistemine besleyici özelliği, yaşlanmayı geciktirici özelliğiyle, soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara karşı da vücut direncini artıran özelliğe sahip bir meyve'' ifadelerini kullandı.

BAKLAVASI DA YAPILIYOR


Aronya meyvesinin baklavası, yoğurdu ve kurabiyesi gibi birçok ürününün yapıldığına da değinen İlmeç, “Aronya, ülkemizde yaygınlaşan bir meyve çeşidi olmasıyla birlikte insanlarımızın damak tadına hitap eden bir lezzeti bulunmakta” diye konuştu.

''YAKLAŞIK 6 SENEDİR ÜRETİYORUM''


Geçen yıla göre bu sene ürününde artış olduğunu belirten Süphan Yarkın (70), “Uzun yıllar devlet memurluğu yaptıktan sonra emekliye ayrıldım ve 2019 yılından itibaren İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün desteğiyle başladım. O yıl tanıdım aronyayı, iyi ki tanımışım. O zaman bir dönüme veriliyordu. Şu anda 3 buçuk dönümde üretmeye devam ediyorum. İlk aronyayla bir arkadaşımın vesilesiyle tanıştım. O şekilde başladım. Yaklaşık 6 senedir üretiyorum. Satışta biraz pazar konusunda sıkıntımız var. Geçen yıl ürünümüz daha azdı, hava koşullarına bağlı tabi. Bu sene bir gün bile kar yağması ürünü etkiliyor” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/super-meyve-olarak-biliniyor-yaslanma-geciktirici-etkisi-de-var-2120.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/super-meyve-olarak-biliniyor-yaslanma-geciktirici-etkisi-de-var-2120.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/super-meyve-olarak-biliniyor-yaslanma-geciktirici-etkisi-de-var-2120-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/super-meyve-olarak-biliniyor-yaslanma-geciktirici-etkisi-de-var-2120.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/super-meyve-olarak-biliniyor-yaslanma-geciktirici-etkisi-de-var/10307/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 13:19:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gözde Kanama Yapan Virüs Yayılmaya Başladı!]]></title>
			<description><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde korkutan bir salgın alarmı verildi. Ebola benzeri belirtiler gösteren sekiz kişinin hayatını kaybetmesi, ölümcül Marburg virüsü ihtimalini gündeme taşıdı. Söz konusu hastalık göz ve burunda kanamalara yol açıyor.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Ebola benzeri belirtilerle sekiz kişinin yaşamını yitirmesi endişe yarattı. Uzmanlar, ölümcül Marburg virüsünden şüphelenirken, bölgede hızla yayılan kolera salgını da Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) acil uyarı yapmasına neden oldu.

ÖNCE EBOLA SANILDI

Ülkenin Kasai bölgesine bağlı Mweka kentinde, Ebola’ya benzer semptomlar gösteren sekiz kişi hayatını kaybetti. Alınan örnekler laboratuvara gönderilirken, uzmanlar bu vakaların Marburg virüsüne işaret edebileceğini belirtiyor.

KOLERA DA YAYILMAYA BAŞLADI

Bölgedeki tek tehdit Marburg değil. DSÖ, kolera salgınının da hızla yayıldığını açıkladı. 2025 yılı içinde 31 ülkede 400 binden fazla kolera vakası bildirildi, yaklaşık 5 bin kişi hayatını kaybetti. Özellikle Çad, Kongo Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Güney Sudan ve Sudan’da vaka ölüm oranı %1’in üzerine çıktı.

DÜNYAYA YAYILABİLİR

DSÖ, savaşlar, göç hareketleri, hijyen yetersizliği ve temiz suya erişimdeki sıkıntılar nedeniyle salgının sınır ötesine taşınabileceğini vurguladı. Uzmanlar, bölgedeki yoğun insan hareketliliğinin hastalıkların hızla yayılmasını kolaylaştırdığına dikkat çekiyor.

Herhangi bir resmi seyahat yasağı bulunmasa da, uzmanlar bu bölgelere gideceklerin dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. DSÖ ise salgının kontrol altına alınması için şu acil önlemleri öneriyor:


	Temiz su ve hijyen koşullarının sağlanması
	Aşı kampanyalarının başlatılması
	Sınır ötesi işbirliğinin güçlendirilmesi
	Erken teşhis ve etkili tedavi imkanlarının artırılması

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/gozde-kanama-yapan-virus-yayilmaya-basladi-2248.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/gozde-kanama-yapan-virus-yayilmaya-basladi-2248.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/gozde-kanama-yapan-virus-yayilmaya-basladi-2248-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/09/gozde-kanama-yapan-virus-yayilmaya-basladi-2248.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/gozde-kanama-yapan-virus-yayilmaya-basladi/10306/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 12:43:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Büyükşehir’in 30 Yılı Aşan Evliliklere Ücretsiz Check-Up Hizmeti Devam Ediyor]]></title>
			<description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi’nin “Hayatta ve sağlıkta birliktelik” anlayışıyla başlattığı 30 yılı aşkın süredir evliliklerini sürdüren çiftlere ücretsiz check-up hizmetiyle hem çiftlerin sağlıklarını korunuyor hem de aile kurumunun değeri ön plana çıkartılıyor.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi, 2025 Aile Yılı çerçevesinde 30 yılı aşkın süredir evli olan çiftlere özel olarak check-up hizmeti sağlıyor. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen hizmet kapsamında çiftler Tıp Merkezi’nde uzman hekimler eşliğinde detaylı sağlık kontrollerinden geçiriliyor.

Yoğun talep var

Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Aile ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü iş birliğinde kesintisiz şekilde devam eden program, sosyal belediyeciliğin örnek uygulamalarından biri olarak dikkat çekmeyi başardı. Yoğun talep gören hizmette çiftlere kan tahlili, EKG, odyometri (işitme testi), röntgen ve diğer rutin tetkikler yapılıyor. Uzman hekimler, elde edilen sonuçları değerlendirerek olası riskler hakkında bilgilendirme yaparak gerekli yönlendirmeleri sağlıyor.

Yaşlılarımıza büyük hizmet

Hizmetten yararlanan çiftler, uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Özellikle ileri yaşlarda yapılan sağlık kontrollerinin önemine dikkat çeken çiftler, kendilerine bu imkânı sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’a teşekkür etti.

Sağlık ve aile değerleri bir arada

Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada ise, “Ailelerimizin yanında olmak, belediyemiz için hem bir sorumluluk hem de bir ayrıcalıktır. Bu hizmetle güçlü aile bağlarını desteklemeye ve sağlıklı yarınlar sunmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

Başvurular devam ediyor

Başvuruların Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezi’nde alındığı ücretsiz hizmet için çiftler evlilik cüzdanlarıyla birlikte kayıt yaptırarak Tıp Merkezi’nde sıra beklemeden sağlık taramasından geçiyor. Detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar için 444 40 54 (Dahili 3712-3781-3787-3788-3789) numaralı telefondan bilgi alınabiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/buyuksehir-in-30-yili-asan-evliliklere-ucretsiz-check-up-hizmeti-devam-ediyor-2362.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/buyuksehir-in-30-yili-asan-evliliklere-ucretsiz-check-up-hizmeti-devam-ediyor-2362.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/buyuksehir-in-30-yili-asan-evliliklere-ucretsiz-check-up-hizmeti-devam-ediyor-2362-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/buyuksehir-in-30-yili-asan-evliliklere-ucretsiz-check-up-hizmeti-devam-ediyor-2362.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/buyuksehir-in-30-yili-asan-evliliklere-ucretsiz-check-up-hizmeti-devam-ediyor/10096/</link>
			<pubDate>Mon, 25 Aug 2025 13:48:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kedi Ve Köpek Tüyleri Hastalık Yapar Mı ?]]></title>
			<description><![CDATA[Veteriner Hekim Mustafa Yıldız açıkladı: Kedi ve köpek tüyleri insanlarda hastalık yapar mı?]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kedi veya köpek tüylerinin insanlarda hastalığa sebep olup olmayacağı konusunda konuşan veteriner hekim Mustafa Yıldız şunları söyledi:

''Kedi veya köpek tüyü tek başına hastalık yapmaz. Evde aynı ortamı paylaştığı diğer ev bireylerinin tüylere karşı alerjisi gelişebilir. Kedi köpek tüylerinden kaynaklanan astım hastalığı da oluşabilir. Ya da kedi köpekler ev dışına çıkıp bir kısım bakteriyel enfeksiyonları ya da birtakım parazitleri tüyleriyle birlikte evinize maalesef taşıyabilirler.''
''Tüylerin hastalık yapabilmesi için bir takım parazit yumurtalarını taşıması gerekir. Doğal olarak biz insanların bu yumurtaları çıplak gözle görmemiz mümkün değildir. Çünkü yumurtaların boyutları nano mikron düzeyindedirler. Yumurtaları ancak gelişmiş mikroskop altında görebiliriz. Hayvanlardan insanlara gerek derideki tüylerden gerekse başka yollarla insanlara birçok paraziter hastalık bulaşabilir. Örneğin, Toxoplasmosis, Echinococcosis ve benzeri onlarca hastalık saymak mümkündür.''

''Evcil hayvan beslememeli miyiz?''


İnsanlara geçebilecek hastalıklardan kaynaklanan endişelerden ötürü evcil hayvan beslenip beslenmemesi konusu içinde şu açıklamalarda bulundu: 

''Tam tersi, tabii ki beslemeliyiz. Fakat iç ve dış parazit uygulamalarını düzenli olarak veteriner hekiminize yaptırmalısınız. Bu uygulama ile hem kedi ve köpeğinizin parazitlere karşı korumuş olursunuz, hem de beslemiş olduğunuz kedi-köpekten size parazit geçmesini engellemiş olursunuz. Bu, uygulamalar son derece güvenlidir. Doğal olarak, hayvanlarımızın diğer aşılarını da ihmal etmemeliyiz. Mümkün olduğunca can dostlarımız dışarıda başka hayvanlarla bir araya gelmesinler. Can dostları hayatınızda çok değerli bir arkadaştır. Psikolojik yönden kolay kolay depresyona giremezsiniz. Sizin dikkatinizi sürekli kendi üzerine yoğunlaştırır. Sağlık, gerek hayvanlar için, gerekse insanlar için her şeyin başıdır.''
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/kedi-ve-kopek-tuyleri-hastalik-yapar-mi-5015.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/kedi-ve-kopek-tuyleri-hastalik-yapar-mi-5015.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/kedi-ve-kopek-tuyleri-hastalik-yapar-mi-5015-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/kedi-ve-kopek-tuyleri-hastalik-yapar-mi-5015.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/kedi-ve-kopek-tuyleri-hastalik-yapar-mi/9961/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Aug 2025 13:36:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sakarya’da İlçelerde Evde Hemodiyaliz Dönemi Başlıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Sakarya’da böbrek yetmezliği olan diyaliz hastalarına yönelik evde hemodiyaliz uygulaması ilçelerde de hayata geçiriliyor. İlçelerdeki uygulama ilk olarak Akyazı’da başladı.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Nefroloji Kliniği tarafından başlatılan proje kapsamında, daha önce şehir merkezine yakın bölgelerde uygulanan “home diyaliz” artık Akyazı’da da hizmet veriyor. Akyazı İlçe Devlet Hastanesi’nde tedavisi süren diyaliz hastaları, evde diyaliz cihazını kullanabilmek için eğitim almaya başladı.

İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Özcan Öktem ile Başkan Yardımcısı Uz. Dr. Oğuzhan Bodur, SEAH Nefroloji Klinik İdari Sorumlusu Prof. Dr. Hamad Dheir ve Başhekim Dr. Yavuz Tepeçınar Akyazı’daki eğitim sürecini yerinde inceledi. Özdemir, Sakarya’nın ilçelerde evde hemodiyaliz hizmeti veren ender illerden olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Hamad Dheir, yaklaşık 1,5 yıl önce merkezde başlatılan uygulama ile şu anda 10 hastanın evde diyaliz aldığını belirterek şunları söyledi: “Uygulamayla hastalar gün içinde istediği saatte diyalize girebiliyor. Önce hastalarımıza uygulama ile ilgili eğitim veriyoruz. Hastalarımız cihazı uygun şekilde kullanmayı, dikkat etmeleri gereken kısımları öğreniyor. Ardından evlerine kurulan makineyle diyalize giriyorlar. Herhangi bir sorun olduğunda diyaliz ekibimizle saat fark etmeksizin iletişim kurabiliyorlar. Bu sayede çok daha konforlu bir ortamda tedavi alıyorlar.”

Eğitim alan hastalardan 43 yaşındaki ev hanımı Ayşe Gülerson, 26 yıldır diyalize girdiğini belirterek, uygulama sayesinde evinde tedavi olabileceğini söyledi. Haftada üç gün hastaneye gitmek zorunda olduğunu belirten Gülerson ise, “Evimizde böyle bir imkân sunulması demek diyaliz için hastaneye gidip gelme olayının ortadan kalkması anlamına geliyor. Uyurken bile diyaliz işlemi tamamlanmış olacak. Hastanelerimizdeki hizmetlerden çok memnunuz ama bu hizmet bizim için çok büyük kolaylık. Hamad hocamıza ve Türkiye’de ilçelerde nadir olmasına rağmen Sakarya’da bu hizmeti başlatan sağlık müdürlüğümüze ve hastanemize teşekkür ederim. İnşallah eğitimi başarıyla tamamlayarak bu hizmetten yararlanırım.” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/sakarya-da-ilcelerde-evde-hemodiyaliz-donemi-basliyor-9576.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/sakarya-da-ilcelerde-evde-hemodiyaliz-donemi-basliyor-9576.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/sakarya-da-ilcelerde-evde-hemodiyaliz-donemi-basliyor-9576-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/sakarya-da-ilcelerde-evde-hemodiyaliz-donemi-basliyor-9576.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/sakarya-da-ilcelerde-evde-hemodiyaliz-donemi-basliyor/9918/</link>
			<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 10:41:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sessiz Katil: Aort Anevrizması]]></title>
			<description><![CDATA[Kalbin ana atardamarı olan aortta meydana gelen anevrizmaların teşhis ve tedavisine ilişkin açıklamalarda bulunan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Önder Teskin, anevrizmanın erken dönemlerde genellikle belirti vermediğine dikkat çekti.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Özel Adatıp Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Önder Teskin, aort anevrizmasının tanı ve tedavi süreçleri hakkında açıklamalarda bulundu. Aort anevrizmasının, kalpten çıkan ana atardamar olan aortun çapının 2 katına çıkarak normalden fazla genişlemesi durumu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Teskin, "Bu genişleme, zamanla damar duvarında zayıflama ve yırtılma riskini artırabilir. Erken teşhis ve takip, hayati öneme sahiptir" dedi.
Anevrizmanın erken dönemlerde genellikle belirti vermediğine dikkat çeken ve tedavi yöntemleri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Önder Teskin, "Hastalarda şiddetli göğüs veya sırt ağrısı, nefes darlığı, yutma güçlüğü gibi şikayetler görülebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında acil müdahale gerekebilir. Cerrahi onarım ve endovasküler yöntemler günümüzde en çok tercih edilen seçeneklerdir. Hastanın durumuna göre hangi yöntemin uygun olduğuna karar verilir. Düzenli takip ve risk faktörlerinin kontrolü, tedavi başarısını artırır" diye konuştu.
Öte yandan Prof. Dr. Teskin, aort anevrizmasından korunmak için; sigara kullanımının bırakılması, hipertansiyonun kontrol altına alınması ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine vurgu yaptı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/sessiz-katil-aort-anevrizmasi-4030.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/sessiz-katil-aort-anevrizmasi-4030.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/sessiz-katil-aort-anevrizmasi-4030-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/08/sessiz-katil-aort-anevrizmasi-4030.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/sessiz-katil-aort-anevrizmasi/9824/</link>
			<pubDate>Mon, 11 Aug 2025 11:12:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Erkek İçin Doğum Kontrol Hapı Üretiliyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Erkekler için hormonsuz geliştirilen ilk doğum kontrol hapı güvenlik testini geçti. Yani yakında erkekler de doğum kontrol sorumluluğunu üstlenebilir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şu anda erkekler için yalnızca iki doğum kontrol yöntemi var: Prezervatif ve vazektomi (kısırlaştırma). Fakat erkekler genellikle her iki yönteme de ayak diriyor.

Kadınlarınsa hormonal haplardan spiral (RIA) uygulamalara kadar birçok doğum kontrol seçeneği var. Üstelik doğum kontrolü sorumluluğu çoğu zaman kadınlara yükleniyor.

Oysa bu yöntemlerin çoğunun ciddi yan etkileri var: Kan pıhtılaşması riski, hormonal dengelerde bozulma, fiziksel ve ruhsal sağlığı bozması…

Gelgelelim sorumluluk artık eşit paylaşılacak gibi görünüyor.


Sperm üretimini durduruyor
The Vice News’un haberine göre ABD’deki Minnesota Üniversitesi, ‘türünün ilk örneği YCT-529’ adlı yeni ilacı şöyle tanıttı:

”Hormonsuz ve ağız yoluyla alınabilen bir erkek doğum kontrol hapı. New York’taki Columbia Üniversitesi ve YourChoice Therapeutics işbirliğiyle geliştirilen YCT-529, sperm üretimini durdurarak doğum kontrolü sağlıyor.”

Yüzde 99 etkili
Üstelik ilacın herhangi bir yan etkisi bulunmuyor. Araştırmacılar, ilacın erkek farelerde sperm üretimini durdurduğunu ve dört haftalık kullanım sonucunda gebeliği önlemede yüzde 99 etkili olduğunu tespit etti. Ayrıca ilaç, insan dışı erkek primatlarda sperm sayısını iki hafta içinde düşürdü.


Minnesota Üniversitesi’nin aktardığına göre ilacı bıraktıktan sonra her iki grupta da doğurganlık geri geldi.

YourChoice Therapeutics bu ilacın birinci aşama klinik denemesini zaten 2024’te tamamlamıştı. Minnesota Üniversitesi’ne göre şu anda ikinci aşama testlerle ilacın güvenli olup olmadığı ve işe yarayıp yaramadığı ölçülüyor.

YourChoice Therapeutics’in kurucu ortağı Nadja Mannowetz şunları söyledi:

“Bu çalışmayla YCT-529’un insanlar üstünde denenmesinin önü açıldı, süreç sorunsuz ilerliyor. ABD’de ve dünyada istenmeyen gebelik oranı neredeyse yüzde 50’ye yükseldi. Dolayısıyla bilhassa erkekler için daha fazla doğum kontrol seçeneğine ihtiyacımız var.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/07/erkek-icin-dogum-kontrol-hapi-uretiliyor-5484.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/07/erkek-icin-dogum-kontrol-hapi-uretiliyor-5484.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/07/erkek-icin-dogum-kontrol-hapi-uretiliyor-5484-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/07/erkek-icin-dogum-kontrol-hapi-uretiliyor-5484.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/erkek-icin-dogum-kontrol-hapi-uretiliyor/9629/</link>
			<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 14:38:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Geyve’de İlk Kez Kalça Protezi Ameliyatı Yapıldı]]></title>
			<description><![CDATA[Geyve Devlet Hastanesi’nde ilk kez kalçadan dizkapağına uzanan bölgede femur boyun kırığı tanısı konulan bir hastaya, parsiyel kalça protezi ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Geyve Devlet Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen ameliyat, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Selahattin Özcan ile Dr. Ömercan Sepetci tarafından yaklaşık 1,5 saat süren operasyonla tamamlandı. Ameliyat sonrası hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve sürecin olumlu ilerlediği bildirildi.

Operasyonla ilgili bilgi veren Geyve Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Oğuzhan Bodur “Hastanemizde bu düzeyde ortopedik bir cerrahinin başarıyla uygulanması hem sağlık hizmetlerimizin geldiği noktayı hem de uzman ekibimizin yetkinliğini göstermektedir. İlçemizdeki vatandaşlarımız artık bu tür önemli cerrahi işlemler için şehir merkezine gitmek zorunda kalmayacak.” dedi. Hastane yönetimi, bu tür operasyonların bölgede sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak açısından önemli olduğunu vurgularken, benzer ameliyatların bundan sonraki süreçte de gerçekleştirilmeye devam edileceğini bildirdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2025/05/geyve-de-ilk-kez-kalca-protezi-ameliyati-yapildi-8780.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/05/geyve-de-ilk-kez-kalca-protezi-ameliyati-yapildi-8780.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/05/geyve-de-ilk-kez-kalca-protezi-ameliyati-yapildi-8780-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2025/05/geyve-de-ilk-kez-kalca-protezi-ameliyati-yapildi-8780.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/geyve-de-ilk-kez-kalca-protezi-ameliyati-yapildi/9557/</link>
			<pubDate>Wed, 28 May 2025 12:25:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kadın Sağlığı İçin Büyük Tehdit]]></title>
			<description><![CDATA[Tüm dünya’da ve ülkemizde son yıllarda kadınlar arasında yaygınlaşan Polikistik
Over Sendromu (PCOS), her 10 kadından birini etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Kadınlarımızın genel sağlığını ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen PCOS hastalığıyla ilgili merak ettiklerinizi uzmanına sorduk.

Sakarya Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları Kliniğinin kurucusu ve 14 yıl idari sorumlusu olarak görev yapan Prof. Dr. Serhan Cevrioğlu, geçtiğimiz yıl emekli olduktan sonra özel muayenehanesinde hizmet vermeye devam etmektedir. Prof. Dr. Cevrioğlu PCOS ile ilgili sorularımızı yanıtladı. PCOS’un adet düzensizliği, kilo alımı, tüylenme ve kısırlık gibi sorunlara yol açan metabolik zeminli bir hastalık olduğunu belirten Cevrioğlu, erken teşhis ve düzenli kontrollerin hayati önem taşıdığını vurguladı.



Hastalığın beyinden yumurtalıkları uyaran hormonlarla yumurtalıklar arasındaki koordinasyon bozukluğundan kaynaklandığını ifade eden Cevrioğlu, temel belirtiler arasında adet gecikmeleri, kıllanma artışı ve ultrasonda görülen olgunlaşmamış yumurtaların yer aldığını söyledi.

“Bu üç kriterden en az ikisinin varlığı, PCOS tanısı koymak için yeterlidir” dedi.

PCOS’un rahim içi kanseri riskini 4 kat, şeker hastalığı riskini ise 2-3 kat artırdığını ifade eden uzman, uyku apnesi gibi sorunların da sık görüldüğünü belirtti. Tedavinin hastanın yaşına, belirtilerine ve yaşam tarzına göre değiştiğini belirterek, “Vücut ağırlığının %5’ini kaybetmek bile adet düzenini sağlayabilir” dedi.

Ayrıca ilaçların hem adet döngüsünü düzenlediğini hem de rahim içi kanseri riskini azalttığını ekledi.

Sağlık sistemindeki zaman kısıtlamalarına dikkat çeken Dr. Cevrioğlu, “10 dakikalık muayene süresi, detaylı inceleme ve tedavi açıklaması için yeterli değil” diyerek hastalara ayrılan sürenin yetersizliğini vurguladı.

Son olarak, düzenli sağlık kontrollerinin önemine vurgu yaparak, “PCOS’lu olduğunu bilmeyen kadınlar ileride diyabet, hipertansiyon ve rahim içi kanseri gibi sorunlarla karşılaşabiliyor. Erken teşhis ve kontrolhayat kurtarıcıdır” dedi.

Bütün hastalık türlerinde olduğu gibi bu hastalıkta’ da erken teşhis ve tedavi önem taşıyor.

HABER| MİHRİBAN ÜRKAN

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2024/12/kadin-sagligi-icin-buyuk-tehdit-2006.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/12/kadin-sagligi-icin-buyuk-tehdit-2006.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/12/kadin-sagligi-icin-buyuk-tehdit-2006-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/12/kadin-sagligi-icin-buyuk-tehdit-2006.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/kadin-sagligi-icin-buyuk-tehdit/9295/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 19:39:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hastanelerde Yeni Dönem: Onaylı Randevu]]></title>
			<description><![CDATA[Merkezi Hekim Randevu Sisteminde (MHRS) "Onaylı Randevu" dönemi bugünden itibaren başladı. Yeni sistemde, randevu tarihinden bir gün önce saat 20.00'ye kadar hastaların randevusuna onay vermesi veya gelemeyeceğini bildirmesi gerekecek. Randevusunu onayladığı halde gitmeyen kişilerin, aynı branş için 15 gün boyunca yeni randevu alması kısıtlanacak. İşte Hastanelerde "Onaylı Randevu" dönemine ilişkin detaylar...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hastalar öncelikle, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarından, MHRS internet sitesi, mobil uygulama veya "ALO 182" çağrı merkezinden randevu oluşturacak. Yeni uygulamayla, randevu tarihinden bir gün önce saat 20.00'ye kadar hastaların randevusuna onay vermesi veya gelemeyeceğini sisteme bildirmesi gerekecek. Onay işlemi de randevu alınan kanallar üzerinden yapılacak. Üzerinde herhangi bir işlem yapılmayan randevular, bir gün önce saat 20.00'de otomatik olarak iptal edilecek. Bu durumda kişi tekrar randevu alabilecek, herhangi bir kısıtlama uygulanmayacak. Hastalara, hastanelere ve hekimlere zamanı verimli kullanma imkanı sunacak Onaylı Randevu Sistemi'nde, randevuların iptal edilmesinin ardından boş kalan kapasite, hizmet bekleyen hastalar için kullanılacak. Boş kalan her randevuda, sistemden randevu alamayan ancak talep bırakmış hastalara ulaşılacak ve öncelik talepte bulunan hastalara verilecek. 

 

AYNI BRANŞTA 15 GÜN BOYUNCA YENİ RANDEVU ALMASI KISITLANACAK

Randevusunu onayladığı halde gitmeyen kişilerin ise aynı branşta 15 gün boyunca yeni randevu alması kısıtlanacak. Fakat bu kişiler Bakanlığa bağlı sağlık kuruluşlarından randevusuz hizmet alabilecek.

 

UYGULAMADAN 65 YAŞ ÜSTÜ HASTALAR VE KANSER HASTALARI MUAF

Uygulamadan 65 yaş üstü hastalar ve kanser hastaları muaf tutulacak, bu gruptaki hastalar, her zaman randevu alabilecek.

 

Bugünden itibaren, hastalara, hastanelere ve hekimlere zamanı verimli kullanma imkanı sunacak Onaylı Randevu Sistemi'nde, randevuların iptal edilmesinin ardından boş kalan kapasite, hizmet bekleyen hastalar için kullanılacak.

 

Boş kalan her randevuda, sistemden randevu alamayan ancak talep bırakmış hastalara ulaşılacak ve öncelik talepte bulunan hastalara verilecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2024/05/hastanelerde-yeni-donem-onayli-randevu-5458.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/05/hastanelerde-yeni-donem-onayli-randevu-5458.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/05/hastanelerde-yeni-donem-onayli-randevu-5458-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/05/hastanelerde-yeni-donem-onayli-randevu-5458.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/hastanelerde-yeni-donem-onayli-randevu/9267/</link>
			<pubDate>Mon, 13 May 2024 11:52:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[50 Yaş Öncesi Riskli]]></title>
			<description><![CDATA[Kocaeli'de yaptırdığı check-up ile kanser olduğunu öğrenen ve dünyası başına yıkılan 52 yaşındaki Turgut Çete, böbreğinin alınmasına gerek kalmadan kapalı ameliyat yöntemiyle sağlığına kavuştu. Vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Doç. Dr. Yaşar Bozkurt, "Hastaların yüzde 50'si 50 yaşından önce böbrek kanserine yakalanıyor" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kocaeli'de yaptırdığı check-up ile kanser olduğunu öğrenen ve dünyası başına yıkılan 52 yaşındaki Turgut Çete, böbreğinin alınmasına gerek kalmadan kapalı ameliyat yöntemiyle sağlığına kavuştu. Vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Doç. Dr. Yaşar Bozkurt, "Hastaların yüzde 50'si 50 yaşından önce böbrek kanserine yakalanıyor" dedi.Kocaeli'de yaşayan 52 yaşındaki Turgut Çete, tesadüfen yaptırdığı check-up işleminde böbrek kanseri olduğunu öğrenince dünyası başına yıkıldı. Böbreğinin ortasında 4 santimetrelik tümör olan Çete, gitti hastanelerde böbreğinin tamamın alınması gerektiğini söyledi. En son VM Medical Park Hastanesi Üroloji- Üroonkoloji Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bozkurt ve ekibiyle yaptığı görüşme sonrasında kapalı ameliyat olan Çete, sağlığına kavuştu. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bozkurt, böbrek kanserinin normalde ileri yaş hastalarda görüldüğünü, ancak son yıllarda 50 yaşın altında görüldüğünü belirtti. Böbrek kanserinin bilimsel olarak en çok sigara, obezite ve hipertansiyondan kaynaklandığını söyleyen Bozkurt; çalışılan ortam, kirli hava, toksik maddeler, yenilen-içilen gıdaların da erken yaşta hastalığa yakalanma sebepleri arasında olduğunu açıkladı."Böbreğin tamamını alınması gerektiği söylenmişti"Tesadüfen check-up yaptırırken böbrek kanseri olduğunu öğrenen Turgut Çete, "Böbreğimde 4 santimetre çapında kitle olduğu tespit edildi. Tümörün böbreğin tam ortasında olduğundan, böbreğin tamamına alınması bana söylenmişti. Ameliyatla ilgili araştırmalar yaptım. Daha sonra Medical Park'ta Yaşar Bozkurt'un adını duydum. Yaşar hoca, bana ameliyatı çok rahatlıkla, güven içerisinde yapabileceğini söyledi. Daha önceki kliniklerde gittiğimde ameliyatın çok zor olduğunu, kitlenin tam böbreğin ortasında olduğu için, böbreğin tamamını alınması gerektiği söylenmişti. Fakat Yaşar hocam böbreği kurtarabileceğini, sadece kitleye yönelik operasyon yapabileceğini, daha önce buna benzer operasyonlar yaptığını söylemesi üzerine ben de kendisine güvendim ve ameliyat gerçekleştirildi. Şimdi sadece süreci takip ediyoruz. Normal yaşantıma devam ediyorum" diye konuştu."Ayda birkaç kez kanserli vakalara rastlıyoruz"Kitleyi tespit eden check up Doktoru İlyas Törköz, "Check-up da bazen hastalarımızda şüpheli görüntülere rastlıyoruz. Bunlardan bazen kanser çıkan hastalarımız oluyor. Bu ilk vakamız değil. Ayda birkaç kez kanserli vakalara rastlıyoruz. En son göğüs cerrahisine yönlendirdiğimiz hastamızda akciğer kanseri çıktı. O da ameliyat oldu ve başarıyla sonuçlandı. Check-up'ın zaten amacı bu. Şikayet olmadan hastada herhangi bir problem olup olmadığını tespit etmek. Bazen hastalar şikayetle de gelir. Bazen hastanın hiçbir şikayeti olmadan yıllık kontrole gelince şüpheli görüntüler saptayıp, araştırıp kanser veya kanser olmayan kitleler bulabiliyoruz. Türk halkı hasta olmadan gelip check-up yaptırıyor. Bu konuda ciddi farkındalıkları var" şeklinde konuştu."Böbrek tümörleri oluşum sebepleri toksik madde"Ameliyatı gerçekleştiren Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bozkurt, "Böbrek tümörleri oluşum sebeplerinin bilimsel olarak olarak tespit edilmiş 3 sebebi var. Bunlar; sigara, obezite ve hipertansiyon. Bu 3 sebep, risk faktörünü arttıran ana sebeplerdir. Onun dışında toksik madde, çalışılan ortam, yaş, ilerleyen bazı hastalıklar, kullanılan ilaçlar, radyasyon gibi faktörler de var. Böbrek kanseri toplumda az görünür, tüm kanserlerin içinde yüzde 2-3'ünü oluşturuyor. İnsidans de yüz binde yüzde 17 civarındadır. Klasik bulgu yani yan ağrı olarak ele gelen kitle, idrarda kanama olarak ilerlemiş hastalarda görünüyor. Bizim hastamızda da olduğu gibi insidans olarak erken yakalanıyor. Yani başka bir sebepten check-up'ta tümör tespit ediliyor. Kitlenin erken tespit edilmesiyle hastamızda da olduğu gibi böbreği hiç almadan sadece tümörü alıp yüzde 99 başarıyla tedavi edebiliyoruz" ifadelerini kullandı."Kapalı yöntemle tümörü temizledik"Amerika'da yapılan çalışmaya yönelik bilgi veren Bozkurt, "Amerika'da da yapılan çalışmada ameliyatlarda alınmaması gereken böbreklerin neredeyse yüzde 60'ı alındığı tespit edilmiş. Tümörün yeri, boyutu uygunsa böbreği almaya gerek yok. Yeri, şekli, boyutu uygunsa korunabiliyor. Ama bizim hastamızda da olduğu gibi böbreğin tamamen ortasında, damarlara yakın olan kitlelerde genelde yüzde doksan üzerinde bütün böbrek alınıyor. Ama biraz bilgi, beceri, deneyim ve ekip çalışmasıyla zor olan tümörlerde bile böbreği koruyup alabilirsek ne ala. Zaten bunun üzerinde özellikle o yoğunlaşıyoruz. Hastamızın böbreğini hiç almadık. Kapalı yöntemle tümörü temizledik" dedi."Hastaların yüzde 50'si 50 yaşından önce böbrek kanserine yakalanıyor"Böbrek kanserinin normalde 60-70 yaşlarında görüldüğünü belirten Bozkurt, "Maalesef çalıştığımız ortam, kirli hava, toksik maddeler, yediğimiz içtiklerimiz de bunların erken yaşta görülmesini arttırıyor. Yani hastaların yüzde 50'si 50 yaşından önce böbrek kanserine yakalanıyor. Ürolojik olarak bakıldığında böbrek kanseri 3'üncü sırada. Prostat kanseri, mesane kanseri, sonra böbrek kanseri gelir. Ama genel popülasyonlarda 9-10'uncu sırada. Yani aslında nadir görülen bir hastalık. Kemoterapi ve radyoterapi dirençli bir hastalıktır. Yayıldıktan sonra çok da yapacağımız bir şey yok. O yüzden erken tespit edilmesi önemlidir. Böbrek kanseri geç yaşta görülebilen hastalık olmasına rağmen sigara, obezite ve hipertansiyon, yaşam tarzı, çalışılan ortam, yediğimiz içtiğimiz toksik maddeler, organik olmayan gıdaların tüketilmesi gibi bir sürü faktöre bağlı olarak bu hastalıklar daha erken yaşta artık görülmeye başlamış oluyor" diye konuştu."Kapalı yöntem hastanın sosyal hayatı dönme açısından çok büyük avantajları var"Ameliyata katılan Op. Dr. Cem Alan ise "Böbreğinin orta kesiminde yaklaşık 4 santimlik kitle vardı. Birçok merkez, hastaya böbreğinin alınmasını önermiş. Çünkü cerrahi açıdan böbreğin tamamını almak, sadece kitleyi almaktan daha kolay. Ama hastamız bize güvendi. Biz de hastamızın tüm sorumluluklarını alarak ameliyatı gerçekleştirdik. Zorlu ama sonucu güzel ve başarılı ameliyat oldu. Ameliyat kapalı yöntemle yapıldı. Kapalı yöntem hastanın sosyal hayatı dönme açısından çok büyük avantajları var" şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/50-yas-oncesi-riskli-20240330AW17-4717.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/50-yas-oncesi-riskli-20240330AW17-4717.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/50-yas-oncesi-riskli-20240330AW17-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/50-yas-oncesi-riskli-20240330AW17-4717.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/50-yas-oncesi-riskli/8996/</link>
			<pubDate>Sat, 30 Mar 2024 14:10:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ramazanda Sindirimi Kolaylaştıran Karışım]]></title>
			<description><![CDATA[Eskişehir’de aktarlık yapan esnaf, demir hindi şerbeti, kızamık şekeri, tarçın, karanfil, zencefil ve zerdeçal ile hazırlanan karışımın Ramazan Ayı’nda oruç tutan vatandaşların hem sindirimlerini kolaylaştırdığını hem de susuzluk hislerinin önüne geçtiğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İslam âlemi için önemli bir yeri olan Ramazan Ayı devam ediyor. Bu çerçevede oruç ibadetlerini yerine getirmeye gayret gösteren vatandaşların sindirimlerini kolaylaştırmaya yönelik tavsiyeler veren aktar esnafı, oruç tutulan saatler dışında demir hindi şerbeti, kızamık şekeri, tarçın, karanfil, zencefil ve zerdeçal ile hazırlanan bir karışımın tüketilmesini önerdi.

 

5 BARDAK İÇİLDİĞİNDE ETKİ EDİYOR

Ezanla birlikte orucunu açan vatandaşların uzun süre boyunca aç kaldıktan sonra aniden fazla miktarda yemek yiyerek midelerine yüklenmemeleri gerektiğini ifade eden aktar, bahsi geçen karışımın iftar ve sahur saatleri arasında 5 bardak içilmesi halinde sindirimi kolaylaştırmasının yanı sıra susuzluk hissinin de önüne geçeceğini belirtti.

 

SİNDİRİMİ KOLAYLAŞTIRIYOR

Eskişehir’de uzun yıllardır aktarlık yapan esnaf Koray Özkılıç, oruçlu vatandaşların sindirimlerini kolaylaştıracak ürünler ve karışımlar hakkında bilgiler verdi. Osmanlı şerbeti ve demir hindi şerbetinin bu konularda etkili ürünler olduğunu dile getiren Özkılıç, “Vatandaşlar demir hindi şerbeti ve kızamık şekeri ile tarçın, karanfil, zencefil ve zerdeçalı içine kattıkları güzel bir karışım hazırlayabilirler. Bu karışımların iftar ve sahur arasında 5 bardak içilmesi sindirimi kolaylaştırması ve hazımsızlığa iyi gelmesinin yanı sıra hem vücudun sıvı ihtiyacını karşılar hem de susuzluk hissinin önüne geçer.

 

GÜN BOYU SUSATMIYOR

Vatandaşlar bunu sahurda tüketirlerse gün boyu susuzluk çekmezler. Müşterilerimizin bu karışıma olan ilgisi yoğun, gelip sıkça soruyorlar" dedi.
 
]]></content:encoded>
			<link>https://www.rota54.com/ramazanda-sindirimi-kolaylastiran-karisima-yogun-ilgi-iftar-ve-sahur-arasinda-icildiginde-susuzlugu-engelliyor/8972/</link>
			<pubDate>Fri, 29 Mar 2024 11:42:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uzman isimden önemli uyarı! "Reflü hastalığı olanlar sahur ve iftarda fazla yemekten kaçınmalı"]]></title>
			<description><![CDATA[Reflü sıkıntısı olan bireylerin Ramazan ayında nasıl beslenmesi gerektiğine değinen Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Fuad Jafarov, “Reflü hastalığı olanlar sahur ve iftarda fazla yemekten kaçınmalı ve yemeklerini zamana yayarak yemelidir. Sahur ve iftarda fazla yemek (mideyi tıka basa doldurmak), keskin baharatlar, ekşi ve acı besinler, salçalı ve aşırı yağlı gıdalar tüketmek reflü şikâyetlerini artırır” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Fuad Jafarov, reflü sorunları olanların Ramazan’da nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.

Reflü hastalığının tanımını yapan Uzm. Dr. Jafarov, “Gastroözefageal reflü hastalığı, mide içerisinin yemek borusuna bazen de yutak ve ağza kadar çıkması halidir. Sağlıklı bireylerde de bazen reflü belirtileri olabilmektedir. Ancak bu belirtiler belli sayı ve karaktere ulaştığında hastalık olarak kabul edilerek tetkik ve tedavi gerektirir. Kontrolsüz reflü, yemek borusu alt ucunda hasarlanmaya neden olmaktadır. Bazı hastalarda yutak ve gırtlağa kadar ulaşan tahriş izlenebilmektedir” diye konuştu.

"KESKİN BAHARATLAR, EKŞİ VE ACI BESİNLER RİSKİ ARTIRABİLİR"

Reflü sıkıntısı olan bireylerin Ramazan ayında nasıl beslenmesi gerektiğine değinen Uzm. Dr. Jafarov, “Reflü hastalığı olan kişiler sahur ve iftarda fazla yemekten kaçınmalı ve yemeklerini zamana yayarak yemelidir. Sahur ve iftarda fazla yemek (mideyi tıka basa doldurmak), keskin baharatlar, ekşi ve acı besinler, salçalı ve aşırı yağlı gıdalar reflü şikâyetlerini artırır. Yemek sonrası hemen uyumak da reflüyü tetikleyebilmektedir” şeklinde konuştu.

"REFLÜ HASTALARI AZ YAĞLI BESLENMELİ"

Yağlı besinlerden uzak durulması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Jafarov, “Genel olarak reflü hastaları Ramazan boyunca az yağlı, proteinden zengin, baharatsız ve hafif beslenmelidirler. Yemek porsiyonlarını azaltarak ve zamana yayarak beslenmeleri gereklidir” dedi.

 

"GAZLI İÇECEKLER REFLÜYÜ TETİKLEYEBİLİR"

Uzun süre aç kaldıktan sonra iftarda gıda tüketiminin nasıl olması gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Jafarov, “İftarda susuzluk hissi nedeniyle içilen su miktarı, çorba, ana yemek, tatlı ve meyve porsiyonlarının azaltılması ve bu çeşitler arasında beklemek, gazlı içeceklerden kaçınmak, yemek sonrasında yürüyüş yapmak faydalı olacaktır” ifadelerini kullandı.

"SAHURDAN HEMEN SONRA YATILMAMALI"

Sahurdan hemen sonra yatmanın reflü ataklarına zemin hazırlayabileceğini dile getiren Uzm. Dr. Jafarov, “Sahurdan sonra hemen yatmak reflü hastalarında semptomların artmasına neden olmaktadır. En iyisi yemek sonrasında 2-3 saat uyumamak, uyku sırasında ise başın 20 cm ve yüzde 30 derece açıyla yüksekte olmasına dikkat ederek yatmak, mümkünse reflü yastıkları kullanmak şikâyetleri azaltacaktır” dedi.

"REFLÜ, GÖĞÜS AĞRILARINA NEDEN OLABİLİR"

İlerleyen reflünün başka sağlık sorunlarına da neden olabileceğini belirten Uzm. Dr. Jafarov, şu bilgileri paylaştı:

“Reflü hastalığı kontrol altına alınmadığında özefajit dediğimiz yemek borusu alt ucunda iltihaplanmaya neden olmaktadır. Uzun süre bu durumun devam etmesi yemek borusu kanseriyle ilişkilendiriliyor. Bunun dışında göğüs ağrılarında neden olabilir ki bu durumda çoğu zaman kalp krizi semptomları ile karışmaktadır. Gece öksürükleri, astım gibi akciğer hastalıkları, ses kısıklığı, sürekli geniz ve gırtlak temizleme ihtiyacı reflüde görülen durumlardır. Ramazanda reflü hastaları için önerilen yeme tarzına uyumamak ve reflü için kullanılan ilaçlarının zamanında alınmaması reflü ve buna bağlı klinik durumları şiddetlendirebilir.”

"HIZLI YEMEK REFLÜ ŞİKAYETLERİNİ ARTIRABİLİR"

Ramazan ayında mide ve bağırsak hastalıklarından korunmak için öneriler paylaşan Uzm. Dr. Jafarov, “Oruç tutmak sağlıklı bireylerde mide bağırsak hastalıklarında neden olmaz. Sadece uzun açlık sonrasında aşırı ve hızlı yemek, aynı anda çeşitli gıdalarla ve sıvılarla midenin aşırı doldurulması ve yemek sonrası uyumak şişkinlik ve bulantı gibi sindirim şikâyetlerine neden olabilir. Altını tekrar çizmek gerekirse, oruç tutmak ve uzamış açlık, reflü şikâyetlerini artırmamaktadır, sahur ve iftarda önerilere uygun olmayan beslenme şekli ve davranışlar şikâyetleri artırmaktadır” şeklinde konuştu. 

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/uzman-isimden-onemli-uyari-reflu-hastaligi-olanlar-sahur-ve-iftarda-fazla-yemekten-kacinmali-6731.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/uzman-isimden-onemli-uyari-reflu-hastaligi-olanlar-sahur-ve-iftarda-fazla-yemekten-kacinmali-6731.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/uzman-isimden-onemli-uyari-reflu-hastaligi-olanlar-sahur-ve-iftarda-fazla-yemekten-kacinmali-6731_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/uzman-isimden-onemli-uyari-reflu-hastaligi-olanlar-sahur-ve-iftarda-fazla-yemekten-kacinmali-6731.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/uzman-isimden-onemli-uyari-reflu-hastaligi-olanlar-sahur-ve-iftarda-fazla-yemekten-kacinmali/8950/</link>
			<pubDate>Thu, 28 Mar 2024 11:15:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[70 Yaşındaki Siroz Hastasına TİPS işlemi uygulandı]]></title>
			<description><![CDATA[SEAH Girişimsel Radyoloji Kliniğinde ilk defa varis kanamalarının ve karında su toplanmasının önüne geçilmesi amacıyla TİPS işlemi uygulandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (SEAH) siroz olarak bilinen kronik karaciğer hastalığına bağlı varis kanamalarının ve karında su toplanmasının önüne geçilmesi amacıyla 70 yaşındaki hastaya TİPS (Transjuguler intrahepatik portosistemik şant) işlemi uygulandı. Hasta ileri derece çalışma gerektiren ve SEAH’ta ilk defa uygulanan yöntemle sağlığına kavuştu. Doç. Dr. Gürkan Danışan, Doç. Dr. Onur Taydaş ve Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Özdemir öncülüğünde Girişimsel Radyoloji Kliniğinde başarıyla gerçekleştirilen operasyonun ardından hasta serviste takibe alındı.

TİPS uygulamasıyla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Onur Taydaş, “Sirozlu hastalarda karaciğer dokusunun sertleşmesine bağlı olarak portal ven basıncı artar. Artmış portal basıncı düşürmek varis kanamalarını önleyebilir. TIPS, portal ven ve hepatik ven arasında bir bağlantı oluşturarak portal basıncı düşürmeyi amaçlayan etkili bir yöntemdir. Boyundaki ana toplardamardan girilerek karaciğere kan getiren portal ven ile karaciğerden aldığı kanı kalbe götüren hepatik ven arasında, karaciğer içinde bir bağlantı oluşturulur. İşlem sonrası azalan portal basınç varis kanamalarının ve asidin azalmasını sağlar” ifadelerine yer verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/70-yasindaki-siroz-hastasina-tips-islemi-uygulandi-1231.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/70-yasindaki-siroz-hastasina-tips-islemi-uygulandi-1231.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/70-yasindaki-siroz-hastasina-tips-islemi-uygulandi-1231-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2024/03/70-yasindaki-siroz-hastasina-tips-islemi-uygulandi-1231.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/70-yasindaki-siroz-hastasina-tips-islemi-uygulandi/8842/</link>
			<pubDate>Sat, 02 Mar 2024 15:38:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Zehirlenme Şüphesiyle Hastaneye Başvuran 47 İşçi Taburcu Edildi]]></title>
			<description><![CDATA[Sakarya’nın Arifiye ilçesi 1. OSB’de faaliyet gösteren Federal Elektrik firmasında öksürük ve solunumda sıkıntı sebebi ile hastanelere başvuran 47 işçi tedavilerinin sonrasında taburcu edildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Federal Elektrik fabrikasında dün meydana gelen olayda, fabrikada çalışan 47 işçi zehirlenme şüphesi ile hastanelere başvurdu. Hususa ilişkin bölgeye sevk edilen AFAD Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer Tehditler (KBRN) ekiplerince yapılan incelemelerde, işçileri zehirleyen maddenin çamaşır suyu ile tuz ruhunun karışımından meydana gelen ve kolay buharlaşabilen gaz olduğu ortaya çıkmıştı. Öksürük ve solunumda sıkıntı sebebi ile çeşitli hastanelere başvuran 47 işçi tedavilerinin ardından taburcu edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/07/zehirlenme-suphesiyle-hastaneye-basvuran-47-isci-taburcu-edildi-7237.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/07/zehirlenme-suphesiyle-hastaneye-basvuran-47-isci-taburcu-edildi-7237.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/07/zehirlenme-suphesiyle-hastaneye-basvuran-47-isci-taburcu-edildi-7237-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/07/zehirlenme-suphesiyle-hastaneye-basvuran-47-isci-taburcu-edildi-7237.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/zehirlenme-suphesiyle-hastaneye-basvuran-47-isci-taburcu-edildi/8293/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Jul 2023 17:42:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA['Hatay'ın 40 Yıllık Sağlık Sorunu Çözülmüş Olacak']]></title>
			<description><![CDATA[Bayram Namazını Hatay’da kılan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yapımı tamamlanan, devam eden ve ihalesi yapılan hastanelerin tamamlanmasıyla birlikte Hatay’ın 30-40 yıllık sağlık sorunu kalmayacağını söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Kurban Bayramı namazını 6 Şubat depremlerinden en ağır hasarı alan Hatay'da Hacı Cuma Kahraman camisinde kıldı. Bakan Koca namaz çıkışı çocuklarla ve vatandaşlarla bayramlaştı. Burada bir basın açıklaması yaparak herkesin bayramını kutladı. Buruk bir bayram yaşadıklarını dile getiren Koca, “6 Şubat Maraş-Hatay depremi üzerinden 143 gün geçmiş oldu. Bir felaketin acılarını yaşıyoruz. İlk günden itibaren Hatay'da olmaya gayret ettik. Kederliyiz çünkü çok canımızı kaybettik. 50 binin üzerinde vatandaşımız vefat etti. Hayatlarını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet vatandaşlarımıza sabırlar diliyorum.” dedi.

“ÖNCELİK YAŞAM ŞARTLARINI DÜZENLEMEK”

Koca açıklamasında önceliklerinin yaşam şartlarını düzenlemek olduğunu belirtip, “Hatay'ın sorunları büyük. Bundan sonraki süreçte, ilk planda yapmayı hedeflediğimiz, yaşama şartlarını düzenleme çabası içerisinde olmak. Bunun dışında tarihi dokusuyla, kültürel yapısıyla, korunarak yeni Hatay'ı inşa etmek olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu noktada özellikle ifade ettiği şekliyle. İlk etap konutların 1 yıl içerisinde teslimi planlanıyor. Yapılması gereken 197 bin konutun olduğunu biliyoruz. 40 bina yakın konutunda ihalesinin yapıldığını biliyoruz. En erken teslimi noktasın dada bizler takipçisi olacağız.” dedi.

“HATAY'IN 40 YILLIK SAĞLIK SORUNU ÇÖZÜLMÜŞ OLACAK”

Koca, tamamlanan, yapımı süren ve ihalesi gerçekleştirilen hastanelerin tamamının hizmete girmesiyle Hatay'ın 40 yıllık sağlık sorunu kalmayacağına vurgu yaparak, “Bildiğiniz gibi Defne hastanemizi açtık. Önümüzdeki 2-3 hafta içerisinde tüm birimleriyle devreye girmiş olacak. İskenderun'da 200 yataklı hastanemizi de önümüzdeki 2-3 hafta içerisinde hizmete hazır hale getirmiş olacağız. Geçtiğimiz ay İskenderun'da 600 yataklı hastanenin ihalesi yapılıp yer teslimi de yapılmıştı, onun inşaatı da başladı. Bunun dışında Hatay ve Antakya bölgesinde, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesinin de inşaatı hızla devam ediyor. Önümüzdeki 1.5 en geç 2 ay içerisinde 4000 yataklı hastanemizde tüm birimleriyle devrede olmuş olacak. Hatay şehir hastanemizin ise planı devam ediyor. 2 ay içerisinde bu planı bitmiş olur. Ardından bin yataklı bu hastanenin ihalesi yapılarak hızla inşaatına başlamış olacağız. Bu hastanelerin devreye girmesiyle Hatay'ın önümüzdeki 30 belki de 40 yıllık sağlık sorunu çözülmüş olacak.” dedi.

“TARİHİ VE KÜLTÜREL YAPI KORUNACAK”

Koca, tarihi ve kültürel dokunun korunacağını ifade edip, “Hatay'ın tarihi ve kültürel dokusu, Ulucami, Alimineccar camisi, meclis binası, Beyazıt-ı Bestami hazretlerinin türbesi dahil olmak üzere bunlarında planları yapılmaya başlandı. Restorasyon ve inşa çalışmaları da en kısa zamanda yapılıyor olacak.” dedi.

“HATAY'IMIZI YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Koca, Hatay'ı yalnız bırakmayacaklarına vurgu yaparak, “Ben özellikle Hatay'ımızla yakından ilgilenmeye devam ediyorum. Bundan sonraki süreçte de bu gayretimi yoğun bir şekilde sürdürmeye devam ediyor olacağım. Hatay'ın insanlarıyla ünsiyet anlamında da memleketimiz oldu. Bundan sonra süreçte bu sorunları hep birlikte çözeceğimizden emin olun. Devletimiz bu sorunları çözmeye kudretli bundan emin olalım. Aziz milletimiz bir olduğunda çözülemeyecek bir hiç sorunumuz olmadığını bilelim.” şeklinde konuştu.

“KEDERLİ GEÇEN İKİNCİ BAYRAM”

Koca, kederli geçen ikinci bayram olduğunu ifade ederek şunları söyledi. “Kederli olarak geçirdiğimiz ikinci bayramımız bu. Bu bayramı kederli geçirmemiz, can kalıplarımızın fazla olması dolayısıyladır. Allah hepimize sabırlar versin. Milletimize sabırlar versin. Devletimiz ve milletimiz var olsun. Tekrar hepinizin bayramı kutlu olsun.”

Koca ayrıca acemi kasaplar konusunda uyarıda bulunarak vatandaşlardan kurbanları ehil kişilere kestirmelerini istedi.

Bakan kocanın gün içerisinde mezarlık ziyareti, şehitlik ziyareti, konteyner ve çadır kentleri ziyareti ile Defne Hastanesi ve diğer hastane inşalarını incelemesi bekleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/06/hatay-in-40-yillik-saglik-sorunu-cozulmus-olacak-5040_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/06/hatay-in-40-yillik-saglik-sorunu-cozulmus-olacak-5040_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/06/hatay-in-40-yillik-saglik-sorunu-cozulmus-olacak-5040-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/06/hatay-in-40-yillik-saglik-sorunu-cozulmus-olacak-5040_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/hatay-in-40-yillik-saglik-sorunu-cozulmus-olacak/8158/</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jun 2023 13:17:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Kılıç Vefat Etti]]></title>
			<description><![CDATA[Erenler Belediye Başkanı Fevzi Kılıç makamında kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan Kılıç, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erenler Belediye Başkanı Fevzi Kılıç makamında kalp krizi geçirdi.


Başkan Kılıç, Sakarya  Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan Kılıç, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Başımız Sağ olsun. 

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/06/baskan-kilic-vefat-etti-4001.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/06/baskan-kilic-vefat-etti-4001.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/06/baskan-kilic-vefat-etti-4001-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/06/baskan-kilic-vefat-etti-4001.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/baskan-kilic-vefat-etti/8088/</link>
			<pubDate>Tue, 20 Jun 2023 17:14:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uzmanlar Hipertansiyona Karşı Uyardı: Rutin Kontroller Aksatılmamalı]]></title>
			<description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi ve Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle “Hipertansiyon Hastalığı ve Beslenme Önerileri” konulu konferans geniş katılımla gerçekleştirildi. Doç. Dr. İbrahim Kocayiğit ve Diyetisyen Tamer Ezen’in konuşmacı olarak katıldığı programda, hipertansiyonun nedenleri ve alınacak tedbirler konusunda katılımcılara önemli bilgiler verildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen konferansta, günümüzün en önemli sorunlarından olan hipertansiyon konusu ele alındı. SGM’de düzenlenen “Hipertansiyon Hastalığı ve Beslenme Önerileri” adlı konulu konferansa katılım geniş olurken, programda Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de yer aldı. Kardiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. İbrahim Kocayiğit ve Diyetisyen Tamer Ezen’in konuşmacı olarak katıldığı programda, hipertansiyonun nedenleri, doğru beslenme, ilaç kullanımı ve kişisel tedbirler başta olmak üzere birçok konuda bilgiler verildi. 

Özellikle yaşlılara yönelik düzenlenen konferansta, teorik bilgiler kadar çeşitli pratik bilgiler de paylaşıldı. Doğru tansiyon ölçümünün uygulamalı olarak gösterildiği programda, katılımcılara yaşlı sağlığı el broşürü ve evde kendilerinin uygulayabileceği bağırsak kanseri kiti verildi. Aile hekimliklerine başvuru yapıldığı taktirde ilçe sağlık müdürlüğünde görev yapan diyetisyenler ile görüşülebileceği açıklandı.

BUNLARDAN UZUK DURUN 

Konuşmasında hipertansiyonun nedenlerine vurgu yapan Kardiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. İbrahim Kocayiğit, “Hipertansiyon meselesi maalesef günümüzün en önemli sorunlarından biri haline geldi. Elbette hipertansiyon hastalığında birçok sebep rol oynuyor. Bunlardan aşırı tuz kullanımı, sigara, alkol, obezite, aile hikayesi, yaş, stres ve fiziksel aktivitesiz bir yaşam hipertansiyonda risk grubunu oluşturuyor. Bizler özellikle orta yaş seviyesinden itibaren bu unsurlara karşı oldukça dikkat etmemiz gerekiyor. Sigara ve alkol gibi alışkanlıklarımız varsa hemen terk etmeli, fiziksel aktivitesiz yaşamdan uzaklaşarak yaşımıza ve fiziğimize uygun düzenli egzersizlere başlamalıyız. Bir diğer husus da aile hikayesidir; ailemizde hipertansiyon hastası olan bir fert varsa, yaşam kalitemize dikkat etmeli ve belli periyotlarda kontrollerimizi yaptırmalıyız” diye konuştu.

İHTİYACIMIZDAN 3-4 KAT FAZLA TUZ TÜKETİYORUZ

Beslenmenin önemine dikkat çeken Diyetisyen Tamer Ezen ise, “Bizler günlük hayatımızda ihtiyacımızın yaklaşık 3-4 katı kadar tuz tüketiyoruz. Ekmek, hazır gıdalar, konserveler, şarküteri ürünleri, peynir, zeytin, etiketinde sodyum yazan bütün ürünler, soslar, salamura yapılmış gıdalar ve turşu gibi ürünlerden kaçınmalıyız. Bunun yerine potasyum açısından yüksek değerli besinler tüketmeliyiz. Maydanoz, nane, kekik, dereotu, limon suyu, soğan ve sarımsak gibi tat verici ürünler tüketmemiz halinde tuzun eksikliğini hissetmeyeceğiz. Bunun yanı sıra tansiyon kontrolünü sağlamak için günde bir porsiyon sarımsaklı yoğurt tüketimini de öneriyoruz” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/05/uzmanlar-hipertansiyona-karsi-uyardi-rutin-kontroller-aksatilmamali-5060.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/05/uzmanlar-hipertansiyona-karsi-uyardi-rutin-kontroller-aksatilmamali-5060.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/05/uzmanlar-hipertansiyona-karsi-uyardi-rutin-kontroller-aksatilmamali-5060-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/05/uzmanlar-hipertansiyona-karsi-uyardi-rutin-kontroller-aksatilmamali-5060.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/uzmanlar-hipertansiyona-karsi-uyardi-rutin-kontroller-aksatilmamali/7888/</link>
			<pubDate>Thu, 18 May 2023 14:44:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye'de Bir İlk: Canlı Yayında Organ Nakli ]]></title>
			<description><![CDATA[Sakarya Üniversitesi, Düzce Üniversitesi ve Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği'nin ev sahipliği yaptığı Sakarya Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘Böbrek ve Karaciğer Naklinde Güncel Yaklaşımlar’ isimli sempozyum yoğun katılımla başladı. Sempozyuma katılan sağlıkçılar organ naklini, yayında canlı canlı  takip etti.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ÇOK SAYIDA SAĞLIKÇI KATILIM GÖSTERDİ
Sakarya Üniversitesi Kongre Merkezi’nde Sakarya Üniversitesi, Düzce Üniversitesi ve Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği'nin ev sahipliği yaptığı ‘Böbrek ve Karaciğer Naklinde Güncel Yaklaşımlar’ isimli sempozyum, sağlıkçıların ve davetlilerin yoğun katılımıyla başladı. Programa çok sayıda davetlinin yanı sıra Sakarya İl Sağlık Müdürü Dr. Aziz Öğütlü, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Fikret Halis, Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatih Altıntoprak, Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi Çelebi, Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi Böbrek Nakli Başkanı Prof. Dr. Hamad Dheir, Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Uluğ Eldegez ve çok sayıda sağlıkçı katılım gösterdi.

Program öncesinde konuşma yapan Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Fikret Halis Şunları söyledi:
“Bugün burada Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi olarak özellikle nitelikli sağlık hizmetlerimizin başında gelen böbrek ve karaciğer nakli konusunda güncel yaklaşımlar konulu bir sempozyum düzenlemekteyiz. Bu sempozyuma ev sahipliği yapmaktan ayrıca gurur duymaktayız. Özellikle başta Genel Cerrahi ve Nefroloji ekiplerimiz büyük ilgi göstermekte. Gerçekten yoğun katılımla bugün programımıza başlıyoruz.” 

“ORGAN NAKLİ HAYAT KURTARMAKTIR”
Prof. Dr. Fikret Halis’in ardından konuşan Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi Çelebi, “Bugün ülkemizin duayenleriyle birlikte bilgi alışverişinde bulunacağız. Tarihsel sürece bakıldığında organ nakli çok ileri noktalara gelmiş durumda. Şehrimizde de son yıllarda özellikle böbrek nakli konusunda ülke standartları ve hatta dünya standartları ölçeğinde her hafta 1 veya 2 nakil ameliyatı yapmaktayız. Bu konuda bize desteklerini hiç eksik etmeyen tüm paydaşlara teşekkür etmek istiyorum. Organ nakli, hayat demek. Hayat kurtarmaktır. Organ naklinde ülkemizin eksiği sayılabilecek organ bağışının arttırılması gerekmektedir. Bu konuda gerçekten destek rica ediyoruz” ifadelerini kullandı.

"CANLI YAYINDA ORGAN NAKİL GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ"
Her hafta organ nakil yapan ekibin başında yer alan Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi Böbrek Nakli Başkanı Doç. Dr. Hamad Dheir, “Türkiye’de tanınmış hocalarımızla birlikte bir heyecan yaşatmak istedik ve canlı yayında bir nakil yapmaya karar verdik. Bugün burada bir nakil gerçekleştireceğiz. Oturumumuzu bu şekilde açarak 2 gün süren bilimsel programımızda çok önemli konuşmacılarımız olacak. Diğer kongrelerde konuşulmayan konular ele alınarak çok detaylı bilgi alışverişlerinde bulunacağız. Canlı yayında bir operasyon gerçekleştireceğiz, bunun heyecanı var elbette ve inanıyoruz ki iyi geçecek” dedi.

“KENDİMİZİ GÜNCELLEYECEĞİZ”
Program öncesi açıklama yapan Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatih Altıntoprak, “Yaklaşık 4 yıldır kliniğimizde organ nakli birimimiz var ve yaklaşık 150 tane organ naklini başarıyla gerçekleştirdik. Bu konuda ülkemizde sayılı ve çok başarılı ekipler mevcut, bizde onlardan biriyiz. Bugün burada hep birlikte çok değerli ekip arkadaşlarımız ve deneyimli hocalarımızla dünyada yer alan gelişmeleri de görüşerek bilgilerimizi güncelleyeceğiz. Bugün buraya gelen tüm hocalarıma çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. Yapılan konuşmaların ardından sempozyum başlarken açılış konuşmalarının ardından canlı yayında nakil gerçekleştirildi. Sempozyumun 2 gün süreceği bildirildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/05/turkiye-de-bir-ilk-canli-yayinda-organ-nakli-1266.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/05/turkiye-de-bir-ilk-canli-yayinda-organ-nakli-1266.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/05/turkiye-de-bir-ilk-canli-yayinda-organ-nakli-1266-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/05/turkiye-de-bir-ilk-canli-yayinda-organ-nakli-1266.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/turkiye-de-bir-ilk-canli-yayinda-organ-nakli/7751/</link>
			<pubDate>Sat, 06 May 2023 16:07:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Felç Geçirmeden Aylar Önce Ortaya Çıkan Belirti!]]></title>
			<description><![CDATA[Felç ani gelişen hastalıklar arasında yer alsa da aylar öncesinde çeşitli belirtiler göstererek uyarı verebiliyor. Uzmanlar inmeye erken müdahale etmenin ölümcül sonuçlara karşı koruyabildiğini belirtiyor. Felç geçirmeden üç ay önce başlayan kısa süreli belirtilere karşı bilinçli olmak gerekiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Vücutta meydana gelen kısa süreli sağlık sorunları önemsiz sanılarak geçiştirilebiliyor. Ancak bu sağlık problemleri kısa sürse de riskli hastalıkların uyarıcı işareti olabiliyor. Doktorlar, inme benzeri semptomların felç geçirmeden 90 gün kadar önce ortaya çıkabildiğini belirtiyor. Bu uyarı işaretleri, geçici iskemik atak (TIA) olarak adlandırılıyor. Felç belirtilerine benzeyen bu semptomlara 'mini felç' veya 'uyarı darbesi' de deniyor.

 

ÖNCEDEN UYARI VERİYOR

Dr. Ahmed Itrat'a göre felçten önce görülen bu semptomların tek farkı kalıcı bir nörolojik yaralanmaya yol açmamaları. Ancak bir TIA geçiren insanlar, takip eden günlerde veya haftalarda genellikle tam bir felç geçiriyorlar.

TIA BELİRTİLERİ NELERDİR?

NHS'ye göre beyne giden kan akışı geçici olarak kesildiğinde 'mini felç' meydana gelebilir.

Denge - Kişinin dengesinde değişiklikler veya denge kaybı olabilir.
Görme - Bulanıklık, görüş kaybı veya çift görme gibi görme değişiklikleri, dikkat edilmesi gereken şeylerdir.
Yüz - Yüz bir tarafa düşmüş olabilir, kişi gülümseyemeyebilir veya ağzı, gözü düşmüş olabilir.
Kollar - Kişi, bir kolundaki zayıflık veya uyuşukluk nedeniyle her iki kolunu da kaldıramayabilir.
Konuşma - Konuşmaları geveleyebilir veya bozuk olabilir. Kişi uyanık görünmesine rağmen hiç konuşamayabilir; onlara ne söylediğinizi anlamakta da sorun yaşayabilirler.

Bu semptomların bir karışımını veya yalnızca birini yaşayabilirsiniz , bu nedenle birden fazla semptomun ortaya çıkmasını beklememek önemlidir.

NE KADAR SÜRERLER?

Dr. Joshua Willey'e göre, TIA'lar muhtemelen beş veya 10 dakika sürer. Ancak bazen sadece 30 ila 60 saniye sürerler. NHS kılavuzu, "Etkiler birkaç dakika ila birkaç saat arasında sürer ve 24 saat içinde tamamen düzelir" dedi.

BELİRTİ GEÇSE BİLE CİDDİ DURUMLARIN HABERCİSİ OLABİLİR

Dr Itrat şunları söyledi: "Tanım gereği, geçici iskemik ataklar geçici olsa da, bir kişinin semptomları olduğunda, bunun ileride çözülüp çözülmeyeceğini veya semptomların devam edip bir sakatlığa yol açacağını tahmin etmenin hiçbir yolu yoktur." Bu, bir dakikalık kol ağrısını veya bulanık görüşü küçümsememeniz gerektiği anlamına gelir - rahatsızlık saniyeler içinde kaybolabilirken, günler veya aylar sonra çok daha ciddi sonuçların habercisi olabilir.

FELÇ RİSK FAKTÖRLERİ

Yaşam tarzı risk faktörleri

Fazla kilolu ya da obez olmak

Fiziksel hareketsizlik

Uyuşturucu kullanımı

Yüksek tansiyon

Sigara içimi ya da pasif içicilik

Yüksek kolestrol

Diyabet

Obstrüktif uyku apnesi

Kalp yetmezliği, kalp kusurları, kalp enfeksiyonu veya atriyal fibrilasyon gibi kardiyovasküler hastalık
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/felc-gecirmeden-aylar-once-ortaya-cikan-belirti-4721.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/felc-gecirmeden-aylar-once-ortaya-cikan-belirti-4721.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/felc-gecirmeden-aylar-once-ortaya-cikan-belirti-4721-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/felc-gecirmeden-aylar-once-ortaya-cikan-belirti-4721.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/felc-gecirmeden-aylar-once-ortaya-cikan-belirti/7474/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 18:50:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnsanlığı Bekleyen Yeni Tehlike: Et Yiyen Bakteriler!]]></title>
			<description><![CDATA[Birleşik Krallık, İspanya ve ABD'den bir araştırma ekibinin çalışmasına göre küresel ısınmayla birlikte et yiyen bakterilerin kıyı şeridinde yoğunlaştığı ortaya çıktı. ABD kıyı şeridinde artış gösteren et yiyen bakterilerin yoğunlaşmasına bağlı olarak vibrio vulnificus enfeksiyonlarındaki vaka sayıları 8 kat arttı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Küresel ısınmanın etkisiyle tüm dünyada iklim değişikliği yaşanırken uluslararası bir araştırma ekibinin çalışması çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu. Araştırma küresel ısınmanın etkisiyle ABD’nin doğu kıyısındaki sahil şeridinde et yiyen bakterilerin yoğunlaştığı belirtildi.

AÇIK YARADA BÜYÜK TEHLİKE

Vibrio vulnificus çiğ ya da az pişmiş deniz ürünleri yoluyla insanlara bulaşabiliyor. Özellikle et yiyen bakterilerin açık yara yoluyla insan vücuduna girmesi doğrudan hayati fonksiyonları etkileyen nekrotizan fasiit (doku enfeksiyonu) hastalığına neden olabiliyor. bakterilerin neden olduğu enfeksiyon vakaların %18'inde, bazen temastan 48 saat sonra bile ölüme yol açar. Enfekte olan 5 kişiden 1’inin hayatını kaybettiği de raporda açık bir şekilde belirtildi.

8 KAT ARTTI

Meksika Körfezi'ndeki kıyı sularından ve Georgia ile Florida'nın Atlantik kıyılarında uzun süredir vibrio vulnificus varlığını sürdürürken aynı zamanda Amerika’nın kuzeyinde kendisine yeni yaşam alanları oluşturuyor. 1988-2018 yılları arasında vaka sayısı yılda 10’dan 80’e çıkarak 8 kat artarken 2100 yılına kadar yılda 200'e ulaşma yolunda olabilir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/insanligi-bekleyen-yeni-tehlike-et-yiyen-bakteriler-3945.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/insanligi-bekleyen-yeni-tehlike-et-yiyen-bakteriler-3945.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/insanligi-bekleyen-yeni-tehlike-et-yiyen-bakteriler-3945-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/insanligi-bekleyen-yeni-tehlike-et-yiyen-bakteriler-3945.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/insanligi-bekleyen-yeni-tehlike-et-yiyen-bakteriler/7473/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 18:47:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye'de Şap Alarmı! Uzman İsim Uyardı]]></title>
			<description><![CDATA[Halk arasında tabak hastalığı olarak adlandırılan şap hastalığının, Türkiye’ye giren ruminantlardan yani geviş getiren sığır, koyun ve keçilerden yayıldığını belirten Prof. Dr. Haydar Özpınar, hastalık hakkında önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Son dönemde Türkiye'de görülen şap hastalığının SAT 2 varyantının Kuzey Afrika'dan İran ve Irak'a gelerek oradan da hayvan hareketliliğiyle Türkiye'ye girdiğini belirten Prof. Dr. Özpınar, “Bu virüs kan, kemik iliği, lenf ve iç organlarda uzun süre etkisini yitirmeden kalabilmektedir. Özellikle saman, kuru ot ve yemlerde 5 ay kadar yaşadığı bildirilmektedir. Virüs solunum yoluyla havadan alındığı gibi enfekte olmuş hayvanların ağız salyası, süt, sperma ve deri yoluyla da hızla diğer hayvanlara bulaşabilmektedir.” dedi.


Bu hastalığın İngilizce ve Almancada ağız ve ayak hastalıkları olarak adlandırıldığını, hayvanlardaki semptomları arasında ateş, iştahsızlık, süt ve et veriminde azalma, ayrıca ağız, burun ve ayaklarda kesecikler oluşuğunu belirten Prof. Dr. Özpınar, “Kesecikler patlayarak bulunduğu bölgelerde geniş ülseratif yaralara neden olmaktadır. Viral hastalıklarla ortamın kötü olması durumunda sekonder enfeksiyon olarak bakteriler de devreye girerek mastitis ve ayak hastalıkları hızla oluşabilmektedir.” ifadelerini kullandı.

“Şap hastalığı hayvandan insana geçen bir hastalıktır”

Şap hastalığının aynen korona virüsün de olduğu gibi çok hızlı yayılan ve hayvanların hızla enfekte olması nedeniyle verim düşüklüğüne bağlı olarak ekonomik kayıplara neden olan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özpınar, “Bu nedenle; hastalığın görülmesi durumunda ihbar edilmesi ve karantina uygulanması zorunludur. Hayvan hareketliliğine aslâ izin verilmez. Genelde hasta hayvanlar yakılarak ve gömülerek imha edilir.” diyerek hastalığın önemini vurguladı.

Hastalığın zoonoz yani hayvandan insana geçen hastalık olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özpınar, “Zoonoz gurubunda olması nedeniyle insanlara da geçtiğini göstermektedir. İnsanlara bulaşması direkt elle memeye veya hayvana temas yoluyla olmaktadır. İnsanlarda önemli bir hastalık oluşumuna sebebiyet vermemektedir. İnsanda ağız mukozasında ve dilde veziküller oluşumuna neden olur.” dedi.

“Hastalık sebebiyle hayvancılık sektörü ekonomik krize girebilir”

Şap hastalığına yakalanmış hayvanların hızla kilo kaybederek kaşektik durumuna düştüğüne ve laktasyon döneminde olan hayvanların ise süt veriminin azaldığına değinen Prof. Dr. Özpınar, “İhbarı zorunlu hastalık olması nedeniyle hayvanlar karantinaya alınarak, kesilerek imha edilmelidir. Burada önemli olan hayvancılık sektörünün hastalık nedeniyle büyük bir ekonomik krize girmesi durumudur. Şapa yakalanmış hayvanların eti 24 saat üstünde bekletilmesi ve sütlerin de pastörize edilmesi durumunda şap virüsü ölmektedir. Esas tehlike hayvan sahiplerinin ihbarı zorunlu olan bu hastalık durumunu haber vermeden, hayvanların mezbahalara sevk edilerek kesimine izin verilmesi ve bu hayvanların et ve kemik unu yapımında kullanılması olabilir. Et ve kemik unlarında bu virüsün uzun süre canlı kalabildiği ve tekrar hayvanlara bulaşma riski taşıdığı bildirilmektedir. Bu nedenle hastalığın kontrol altında tutulması zorunludur.” ifadelerini kullandı.

“Hastalıktan korunmak için aşı ve insanların şuurlandırılması şart”

Viral hastalıklarda genelde bilinen bir tedavi yöntemi olmadığını ve bunun için belirlenen antijene karşı aşı geliştirmek yani antikor geliştirmenin gerekli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Özpınar, “Hastalığa sebep olan şap virüsünün hangi varyantı tespit edildiyse o varyanta ve diğer varyantlara etkili olan aşının geliştirilmesi ve 6 ayda bir hayvanlara uygulanması gerekmektedir. Bunun yanında Ahırlara giriş ve çıkışların kontrol edilmesi bu hastalığa karşı ahırlarda çalışan insanların şuurlandırılması ve bu hastalığın semptomlarının görülmesi durumunda hızla veteriner hekime müracaat edilmesi önem arz etmektedir.” dedi.

Türkiye'de hayvancılık işletmelerinin küçük çaplı aile işletmeleri olması nedeniyle hayvancılığın genelde şuursuz yapıldığını ve uygulanması zorunlu olan bazı tedbirlerin alınmadığını kaydeden Prof. Dr. Özpınar son olarak şunları ekledi, “Ülkemizde hayvancılık konusundaki şuursuzluk ve tedbir eksikliği nedeniyle başta şap ve brusella olmak üzere bazı viral hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Ahırların hijyenik şartlara uygun olması, kullanılan yemlerin temiz ve kaliteli olması ve aşı uygulamalarının yapılması durumunda hayvanların sağlıklı olması sağlanacaktır. Sağlıklı hayvansal ürünlerle beslenen insanlarda daha sağlıklı olacaklardır. Korona salgınında gördüğümüz üzere çok sayıda hastalık, hayvanlardan insanlara geçebilmektedir. Teknolojik imkanların artması ve yeni tip virüslerin teşhis edilmesi nedeniyle bu konunun önemi daha da artmaktadır. İyi ve kaliteli bir yaşam için hayvanların da sağlıklı ortamda yetiştirilmesi, kontrol altında tutulması artık zorunlu hale gelmiştir. Aksi taktirde gerek viral, gerekse bakteriyel hastalıklar hayvanlardan insana geçebilmekte, hatta sağlıksız olan hayvansal ürünler kullanarak hastalıklara yakalanmamız söz konusu olabilmektedir.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/turkiye-de-sap-alarmi-uzman-isim-uyardi-1237.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/turkiye-de-sap-alarmi-uzman-isim-uyardi-1237.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/turkiye-de-sap-alarmi-uzman-isim-uyardi-1237-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/turkiye-de-sap-alarmi-uzman-isim-uyardi-1237.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/turkiye-de-sap-alarmi-uzman-isim-uyardi/7443/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 16:22:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uzmanından Kalp Hastalarına Uyarı!]]></title>
			<description><![CDATA[Uzmanlar, kalp hastalığının Kovid-19 gibi bulaşıcı bir hastalıkla birleştiğinde daha ölümcül hale gelebileceği konusunda uyarılarda bulundu. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji bölümünden Doçent Doktor Mehmet Emirhan Işık, Kovid-19’a bağlı ölümlerin yaklaşık 3’te 1’inin kalp hastalıkları sonucu görüldüğünü ve aynı zamanda kalp hastalığı olan kişilerde Kovid-19’un daha ağır seyrettiğini aktardı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Özellikle yaşlı bireylerle, hipertansiyon, akciğer, şeker ve kalp hastalığı olan kişilerin bu virüsten daha fazla etkilendiğine ve hastalığın bu kişilerde daha ağır seyrettiğinin bilindiğine işaret eden Doç. Dr. Işık, hastalığın aynı zamanda kanın pıhtılaşmasını artırarak, kalp krizi, kalp kası iltihabı, ritim bozuklukları, pıhtılaşma ve emboli gibi birçok kalp damar sistemine ait komplikasyonlara neden olduğunu söyledi.



“Kovid-19'a bağlı ölümlerin 3'te 1'i kalp hastalarında görülmekte”

Doç. Dr. Mehmet Emirhan Işık, "Kovid-19'un koronavirüsün kalp hastalıklarıyla ilişkisi kanıtlanmış durumda, tabii diğer bulaşıcı hastalıklar da yine kalp hastalıklarına neden olabilmektedir. Kovid-19'a bağlı ölümlerin yaklaşık 3'te 1'i kalp hastalıkları sonucu görülmekte ve aynı zamanda kalp hastalığı olan kişilerde Kovid-19 daha ağır görünmekte ve kalp hastalıklarını ağırlaştırılmaktadır. Bunun yanında Kovid-19 geçirilmesi sırasında ve sonrasında da yine aritmi gibi hipertansiyon gibi kalp krizi ve ritim bozuklukları da artmaktadır" dedi.

"Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en iyi yolu hijyen ve temizlik"

Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en önemli yolunun el hijyeni ve temizlik olduğunu belirten Işık, "Kişisel hijyene önem verilmesi bunu sağlayabilmektedir. Aynı zamanda eğer kendimizde bir bulaşıcı hastalık riski varsa veyahut kendimizde bir bulaşıcı hastalık olabileceğini düşünüyorsak mutlaka kendimiz de maske kullanmalıyız. Yoğun yerlerden, toplu yerlerden kaçınmalıyız. Bunun yanı sıra gıdaları taze tüketmeli, bol meyve ve sebze yemeliyiz. Gıdalarımızı yıkamalıyız çünkü özellikle gıdalardan bulaşabilecek hastalıklar için gıdaları iyi yıkamak çok önemli. Bunun yanı sıra aşıyla korunabilecek hastalıklarımız var. Aşılarımızı mutlaka zamanında olmalıyız. Çocukluk aşılarını eğer çocuklarımıza zamanında yaptırırsak, ileride de gerektiği hallerde yine aşı yapılabilmektedir" diye konuştu.

"Kalp hastalıklarında hareket etmek önemli"

Bulaşıcı hastalığa yakalananların, özellikle kalp sağlığını koruması için hareketsiz kalmaması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Mehmet Emirhan Işık, "Mutlaka spor yapmalılar. Beslenmelerine çok dikkat etmeliler. Hareketsizlik, gelecekte şişmanlığa, şişmanlık da kalp hastalıklarına neden olmakta. Özellikle Kovid-19 döneminde yaşadığımız hareketsiz kalma, eve kapanma nedeniyle giderek şişmanlık arttı. Obezite arttı. Buna bağlı olarak da insanlardaki kalp krizi, kalp hastalıkları riski artmış durumdadır. Özellikle viral hastalıklarda antibiyotik kullanımından kaçınılması, doktorların tavsiyesi dışında ilaç kullanılmaması gerekmektedir. Kalp hastalarının özellikle farklı ilaçlar kullanması, diğer ilaçları veya etkileşebileceği için mutlaka ve mutlaka doktor tavsiyesiyle alınması gerekmektedir. Antibiyotik direncinde gelecekte önemli bir sorun olması nedeniyle antibiyotik kullanımından kaçınmamız da toplumsal sağlık açısından önemlidir" şeklinde konuştu.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/uzmanindan-kalp-hastalarina-uyari-4291.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/uzmanindan-kalp-hastalarina-uyari-4291.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/uzmanindan-kalp-hastalarina-uyari-4291-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/04/uzmanindan-kalp-hastalarina-uyari-4291.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/uzmanindan-kalp-hastalarina-uyari/7438/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 15:45:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uzmanından Su Uyarısı]]></title>
			<description><![CDATA[Diyetisyen Abdullah İncioğlu, Ramazan ayında su tüketiminin önemli olduğunu söyleyerek, iftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini belirtti.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Düzenli su tüketiminin vücut fonksiyonlarının düzgün çalışması ve bağışıklığın düşmemesi için önemli doğal kaynaklardan biri olduğunu söyleyen İncioğlu, Ramazan ayında oruç tutan kişilerin yaklaşık 14-15 saat susuz kalmaları nedeniyle su tüketimlerine dikkat etmelerinin hayati önem taşıdığını kaydetti. Özellikle Ramazan ayında su tüketimine daha da dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Bitlis Tatvan İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Diyetisyen Abdullah İncioğlu, iftardan sahura kadar en az 2-2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini belirtti. Su ihtiyacının iftar ile sahur arasında karşılanması gerektiğini söyleyen İncioğlu, “Su mevzusu Ramazan'da çok önemli olan bir konudur.


Normalde insan vücudunun günlük kişiden kişiye değişmekle beraber 2,5-3,5 litre aralığında su ihtiyacı bulunmaktadır. Bu su ihtiyacını Ramazan'da 14 saatlik açlık nedeniyle yemek yememe, su içmeme nedeniyle tüketemeyebiliriz. Bu nedenle iftardan sahura kadar geriye kalan 10 saatlik süreçte eğer ki sahura kadar uyumuyorsak, gece uyanık kalıyorsak, bir saatte bir su bardağı, eğer ki saat gece 11.00, 12.00 gibi uyuyorsak da yarım saatte bir su bardağı şeklinde su tüketmeye dikkat etmeliyiz. Özellikle iftarda bardak üstüne bardak şeklinde yoğun şekilde su tüketmek midenizi şişirecektir. Bu şişkinlik sindirim sistemi rahatsızlıklarına sebebiyet verecektir. Bu nedenle Ramazan ayı boyunca bir saate bir su bardağı su içmek oldukça sağlıklı olacaktır” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/uzmanindan-su-uyarisi-8485.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/uzmanindan-su-uyarisi-8485.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/uzmanindan-su-uyarisi-8485-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/uzmanindan-su-uyarisi-8485.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/uzmanindan-su-uyarisi/7071/</link>
			<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 11:01:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ramazan Ayında Beslenmede Dikkat Edilmesi Gereken Konular]]></title>
			<description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Beritan Babalitaş, Ramazan ayında özellikle öğünlere önem verilmesi ve günlük besin alımının tek öğüne sığdırılmaması gerektiğini ifade etti.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Beslenme ve Diyet Uzmanı Beritan Babalitaş, Ramazan ayında nasıl beslenilmesi gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi.


"Sahur öğünü atlanmamalıdır"

Babalitaş, "11 ayın sultanı Ramazan geldi. Ramazan boyunca beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Ramazan ayında uzun saat açlık yaşadığımız, beslenme düzenimizin tamamen değiştiği bu dönemde dengeli beslenmek oldukça önemlidir. Peki dengeyi nasıl kurabiliriz? Ramazan boyunca öğünleri sahur, iftar ve ara öğün şeklinde ayarlamak oldukça önemlidir. Böylelikle günlük almanız gereken besinleri 3 öğüne yaymış olup tek öğüne yüklememiş olursunuz. Sahur öğünü atlanmamalıdır. Nedeni ise hem açlık süresini kısaltmak hem de metabolizma hızınızı düşürmemektir. Sahurda genellikle çorba, az zeytinyağı ile yapılmış hafif yemekler ve kahvaltı tercih edilebilir. Çok tuzlu ve baharatlı besinler tercih edilmemelidir. Protein tüketimini arttırabilirsiniz" dedi.

"Sağlıklı besinler tercih edilmelidir"

"İftar öğününde orucu bir bardak su ile açmak daha sağlıklı bir seçim olacaktır" diyen Babalitaş, "Daha sonra 1 kase çorbadan 5 dakika sonra ana yemeğe geçilmelidir. İftarda mideyi ani bir şekilde doldurmak anormal tansiyon ve şeker yüksekliği, mide bağırsak rahatsızlıklarına sebep olur. Bu nedenle yavaş yavaş ve aralıklarla beslenmek en doğru seçim olacaktır. Yavaş yemek hazımsızlık sorununu ortadan kaldıracaktır. Ara öğünlerde de şerbetli/ağır tatlılara yönelmek yerine daha hafif ve sağlıklı besinler tercih edilmelidir. Tatlı tercihlerinde de porsiyon ve tüketim sıklığına dikkat edilmelidir. En önemli konularda biri de 'su'dur. İftar ve sahur arasında yeteri kadar su tüketilmelidir (kilogram başına 30-35 mililitre). Suyu yavaş içmeye özen gösterin" diye konuştu.

"İftar sahur arasında 1 şişe maden suyu tüketin"

Son olarak bu süreçte hareketsizliğin bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına neden olabileceğini belirten Babalitaş, "İftardan sonra 30-45 dakikalık tempolu yürüyüşler sindiriminizi kolaylaştıracaktır. İftar sahur arasında 1 şişe maden suyu tüketin. Mideyi çok rahatsız etmemek için pişirme yöntemlerinize dikkat edin. En doğru pişirme yöntemleri; ızgara, fırınlama, haşlama veya buğulamadır. Kızartma ve kavurma yöntemlerini en aza indirgemeye özen gösterin" şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayinda-beslenmede-dikkat-edilmesi-gereken-konular-1890.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayinda-beslenmede-dikkat-edilmesi-gereken-konular-1890.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayinda-beslenmede-dikkat-edilmesi-gereken-konular-1890-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayinda-beslenmede-dikkat-edilmesi-gereken-konular-1890.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/ramazan-ayinda-beslenmede-dikkat-edilmesi-gereken-konular/7054/</link>
			<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 13:19:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakan Koca'dan Deprem Bölgesi İçin İçme Suyu Uyarısı]]></title>
			<description><![CDATA[Deprem bölgesinde yapılan şebeke suyu analizlerini açıklayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, vatandaşlara şebeke suyunu içme suyu olarak kullanmamaları konusunda uyarıda bulundu. Ellerinde salgın tanımıyla örtüşen herhangi bir verinin bulunmadığını söyleyen Bakan Koca, “Deprem felaketini yaşamış illerimizin hiç birinde şu ana kadar herhangi bir salgın söz konusu değildir” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından deprem bölgesindeki inceleme ve çalışmalarını sürdüren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin bahçesinde kurulan sahra hastanesinde görevlilerden bilgi aldı. Ardından bir basın açıklaması yapan Koca, “6 Şubat'tan beri, büyük bir afetin sonuçlarına karşı mücadele veriyoruz. Bu mücadelede milletimizin desteği her yönüyle bizimledir, Devletimizin tüm imkânları buradadır. Bütün birimlerimiz hizmet için seferber, görev bilinci ile gece gündüz uyanık, gönüllülerin çabası ise tarihe geçecek bir sayfa” dedi. “Milletçe omuz omuza yürüttüğümüz bu süreçte, en büyük gayretimiz, bir an evvel, tüm yaralarımızı sarmak ve afetten etkilenen kardeşlerimizin, tüm ihtiyaçlarını karşılayarak, bir an önce hayatın olağan akışına dönmek içindir” diyen Koca, “Bunun kolay olmadığının hepimiz farkındayız. Ancak durmadan, dinlenmeden gayret edeceğiz. Her bir vatandaşımızın acısını, günbegün hafifletebilmek için gerekenin yapıldığından emin olacağız. Aksi takdirde bu hayat, yerine getirilmemiş bir görev sebebiyle hepimiz için buruktur. Çünkü devlet, halkının sağlığından, saadetinden mesuldür” şeklinde konuştu.


“45 günde 4 milyon 800 bin kişiye sağlık hizmeti”

Deprem bölgesinde, koruyucu ve temel sağlık hizmetlerinin hakkıyla sürdürülmesi için, tüm güçleriyle çalıştıklarını ifade eden Koca, “Bin 64 aile sağlığı merkezimizi faal hale getirmiş durumdayız. Çadır kent, konteyner kent gibi toplu yaşam merkezlerinde 176 birinci basamak sağlık ünitesi hizmete alındı. 45 günde 4 milyon 800 bin kişiye sağlık hizmeti sunuldu. Yerleşik sağlık hizmeti imkanı bulunmayan yerlere sunulan mobil hizmet ziyaret sayısı ise 24 bin 500'ü geçti. Bu çerçevede 780 binden fazla kişinin ayağına gidildi” dedi.

Afetin ilk gününden bugüne kadar deprem bölgesinde 23 bin 678 bebeğin dünyaya geldiğini söyleyen Koca, “Bu zor günlerde dünyaya gözlerini açan bebeklerimizin yeni doğan taramaları, aşıları büyük bir ciddiyetle takip edilmektedir. Aşılama düzeyimiz yüzde 98-99 seviyelerindedir. Bu oranın, afet bölgesi dışındaki bölgelerimizden daha yüksek olduğunu ifade etmek isterim” şeklinde konuştu. Depremler sonrasında, hangi ülkede olursa olsun, gündeme gelme ihtimali olan konulardan birinin de salgın hastalıklar olduğunu kaydeden Koca, “Yeni kurulan toplu yaşam alanlarında salgın riski muhtemel ancak önlenebilecek bir durumdur. Bu bakımdan, ilk günlerden itibaren halk sağlığı konusunda önemli tedbirler aldık ve almaya devam ediyoruz. Depremden hemen sonra, çalışmalarına başlayan Deprem Sonrası Halk Sağlığı Komisyonumuz, son toplantısını iki gün önce gerçekleştirdi. Bölgeden alınan verilerin titizlikle incelendiğini, tedbirlerin merkezi olarak planlandığını ifade etmek isterim. Salgın hastalık olduğu şeklinde bir tespitin, ancak ve ancak belirli kriterlerle yapılabileceği, kesinlikle unutulmamalıdır” dedi.

“Şu ana kadar herhangi bir salgın söz konusu değildir”

Salgından hangi şartlarda bahsedilebileceğini de açıklayan Koca, “Belirli bir yerde, belirli bir zamanda, beklenen vaka sayısından daha fazla vaka görülmesi veya, daha önce ülkede görülmemiş olan bir hastalığa dair vakaların görülmesi ya da uluslararası sağlık tehdidi olarak kabul edilen bir hastalığa dair, vaka görülmesi halinde salgından bahsedilebilir. Bilindiği gibi, bölgedeki tüm illerimizden düzenli olarak numune alınıyor. 6 Şubat 2023 tarihinden itibaren incelenen ve farklı zamanlarda ishal şikayetiyle başvuran, hastalardan alınan numunelerde Nörovirus, Escherichia Coli, Rotavirus, Campylobacter ve Adenovirus gibi etkenler tespit edilmiştir. Bu etkenler, salgın tanımına uyacak şekilde, belirli bir yerde, belirli bir zaman aralığında, vaka kümelenmesi şeklinde ve beklenenden fazla sayıda değildir. Bir kez daha söylüyorum; elimizde, salgın tanımıyla örtüşen, ona işaret eden veri kesinlikle yoktur. Dolayısıyla, açıkça ifade etmek isterim ki, deprem felaketini yaşamış illerimizin hiç birinde şu ana kadar herhangi bir salgın söz konusu değildir” şeklinde konuştu.

İçme suyu uyarısı

Halk sağlığının korunmasına yönelik en önemli konunun içme suyunun güvenirliği olduğuna dikkat çeken Koca, “İçme sularının güvenle kullanılabilir hale gelmesi, temel önceliklerimizdendir. Bu bakımdan, su analizlerine düzenli olarak devam ediyoruz. Adıyaman'da şebeke suyunun halen içme suyu olarak kullanılması uygun değildir. Yapılan 2 bin 176 su analizinden 481'i uygunsuz sonuç vermiştir. Hatay'da; Antakya, Defne, İskenderun, Samandağ ve Kırıkhan ilçelerimizde şebeke suyunun içme suyu olarak kullanılması uygun değildir. Hatay'da yapılan 3 bin 861 su analizinin 517'si güvenli bulunmamıştır. Şanlıurfa'da ise merkez Haliliye, Eyübiye ve Karaköprü'de şebeke suyu içme suyu olarak kullanılmamalıdır. Yapılan 6 bin 32 analizin 120'si uygunsuz bulunmuştur. Şebeke suyunun içime suyu olarak kullanılmasından kaçınalım. Bu konuda tekrar uyarıda bulunmak istiyorum: Şebeke suyunun içme suyu olarak kullanılması için valilik ve kaymakamlıkların duyurularına uygun hareket edilmelidir. Risk almayalım, birbirimizi riske davet etmeyelim” dedi.

Eski hastanelerin durumları

Yaşanılan felaketin sebep olduğu yıkımın bir takım acil tedbirlerin uygulamaya konmasını ve önceden aldıkları kararları hayata geçirmelerinin elzem olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyleyen Koca, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere bütün illerimizde, geçmişten miras aldığımız hastanelerimizin, dayanıklılık kontrollerini yaptırmaya ve tedbirleri uygulamaya devam ediyoruz. Ankara'da daha önce riskli durumları gündeme gelen ve kadrosunu kısmen seyrelttiğimiz Dr. Sami Ulus Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesini tahliye ediyoruz. Sami Ulus'un yerine yapılacak 300 yataklı, Dışkapı'nın yerine yapılacak 600 yataklı yeni hastaneler ile birlikte onkoloji eğitim ve araştırma hastanesinin yanına inşa edeceğimiz 600 yataklı hastane projelerimiz tamamlandı. 28 Nisan'da yapım ihalelerini gerçekleştireceğiz. İstanbul'da İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa'ya bağlı Haseki Kardiyoloji Enstitüsü, Samatya'daki İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanemizde ayrılan mekanda hizmet vermeye devam edecektir. Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin sağlık hizmet faaliyetini güvence altına alacak şekilde Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini kullanılacaktır. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin B ve C bloklarındaki kadın hastalıkları ve doğum ile çocuk sağlığı ve hastalıkları klinikleri tahliye edilerek, Bahçelievler Devlet Hastanesi ve İstanbul Fizik Tedavi Hastanesine taşınacaktır. Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin B ve C bloklarında halihazırda yürütülmekte olan hizmetler, aynı kampüste bulunan Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Prof. Dr. Asaf Ataseven ek binası ile Sultanbeyli Devlet Hastanesinde sürdürülecektir. İstanbul Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ihtiyacını karşılamak için Gümüşsuyu Ek Binasında ilave kapasite oluşturulacaktır.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/bakan-koca-dan-deprem-bolgesi-icin-icme-suyu-uyarisi-7951.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/bakan-koca-dan-deprem-bolgesi-icin-icme-suyu-uyarisi-7951.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/bakan-koca-dan-deprem-bolgesi-icin-icme-suyu-uyarisi-7951-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/bakan-koca-dan-deprem-bolgesi-icin-icme-suyu-uyarisi-7951.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/bakan-koca-dan-deprem-bolgesi-icin-icme-suyu-uyarisi/7040/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 19:30:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kalp Krizi Riskini 3 Kat Artırıyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Kalp krizi birçok insanın hayatını tehdit ediyor. Kalbi besleyen damarlarda yağ yapıdaki plakların oluşumu kalp krizine neden oluyor. Kalp krizinden sonraki ölümlerin bir çoğu kriz başladıktan birkaç saat içinde gerçekleşiyor. Bu nedenle kalp krizi geçiren bir kişinin hızla hastaneye ulaştırılması oldukça önemlidir. Kalp krizine neden olan birçok yol bulunur. İşte detaylar...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kalp krizi göğüs ağrısı ve göğüste rahatsızlık belirtisiyle ortaya çıkar. Kişi göğüste sıkışma, rahatsız edici baskı hisseder. Kalp krizini etkileyen beslenme, hareket, stres gibi birçok neden bulunur. Ancak kalp krizi riskini 3 kat artıran bu hatayı sakın yapmayın! İşte detaylar...

AĞZINIZA BİLE SÜRMEYİN

Kanda kötü kolesterol olarak tanımlanan LDL oranının yüksek olması da kalp krizi açısından risklidir. Kolesterol içeriği yüksek sakatat, sucuk, salam, sosis, kırmızı et, kızartma, kalamar, midye, karides, tam yağlı süt ürünler, mayonez, kaymak, krema ve tereyağı gibi gıdaların tüketilmemesi önerilir.

 

Şeker hastalığı kalp krizini artırır. Bu hastaların çoğu kalp krizi nedeniyle vefat eder. Ayrıca tansiyon, yaş ile birlikte damar yapısında bozulmalar, obezite gibi durumlar da kalp krizi riskini artırır.

KALP KRİZİ RİSKİNİ 3 KAT ARTIRIYOR

Sağlığı tehdit eden sigara kalp krizine de yol açıyor. Kalp krizi, sigara içen kadın ve erkeklerde 3 kat daha fazla görünür.

ERKEKLERDE DAHA FAZLA

Kadınlardaki östrojen hormonu kalp krizi riskine karşı koruyucu etki gösterebilir. Erkeklerde ve menapozun ardından kadınlarda kalp krizi riski daha yüksek olur.

KALP KRİZİ NASIL ÖNLENİR?

Kalp krizi riskini azaltmak için tütün kullanımını sonlandırmak, düzenli beslenmek, egzersiz yapmak, şeker tüketimine dikkat etmek, stresi kontrol edebilmek gerekir.

KALP KRİZİNİ ÖNLEYEN 7 BESİN

Somon Balığı

Zeytinyağı

Ceviz, Fındık

Portakal

Yulaf Ezmesi

Az Yağlı Yoğurt

Kiraz
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/kalp-krizi-riskini-3-kat-artiriyor-458.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/kalp-krizi-riskini-3-kat-artiriyor-458.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/kalp-krizi-riskini-3-kat-artiriyor-458-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/kalp-krizi-riskini-3-kat-artiriyor-458.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/kalp-krizi-riskini-3-kat-artiriyor/6816/</link>
			<pubDate>Sat, 11 Mar 2023 13:46:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakan Koca: 'Depremin Etkilediği 10 İlde Yer Değişikliği Kurası İle 12 Bin 700 Atama Yapılacak']]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremin etkilediği 10 ilde isteğe bağlı yer değişikliği kurası ile 12 bin 700 atama yapılacağını açıkladı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanı Koca, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “10 ilden birinde hizmet için isteğe bağlı yer değişikliği kurası. Depremin etkilediği Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa için diğer 71 ilden, isteğe bağlı yer değişikliği kurası ile 12.700 atama yapılacak” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/bakan-koca-depremin-etkiledigi-10-ilde-yer-degisikligi-kurasi-ile-12-bin-700-atama-yapilacak-7735.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/bakan-koca-depremin-etkiledigi-10-ilde-yer-degisikligi-kurasi-ile-12-bin-700-atama-yapilacak-7735.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/bakan-koca-depremin-etkiledigi-10-ilde-yer-degisikligi-kurasi-ile-12-bin-700-atama-yapilacak-7735-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/03/bakan-koca-depremin-etkiledigi-10-ilde-yer-degisikligi-kurasi-ile-12-bin-700-atama-yapilacak-7735.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/bakan-koca-depremin-etkiledigi-10-ilde-yer-degisikligi-kurasi-ile-12-bin-700-atama-yapilacak/6803/</link>
			<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 18:54:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dikkat! Bu Şikayet Başladıysa Kalp Krizi Geçiriyor Olabilirsiniz]]></title>
			<description><![CDATA[Kalp krizi en fazla ölüme sebep olan hastalıklar arasında üst sırada yer alıyor. Kalp krizi belirtisinin göğüs sıkışması, terleme gibi problemler olduğu biliniyor. Ancak uzmanlara göre kalp krizi yaşanmadan aylar önce midede ortaya çıkan çeşitli belirtiler bulunuyor.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kalp krizi riskini artıran birçok faktör bulunuyor. Kalp krizini önceden fark etmek ve doğru müdahale etmek hayati önem taşıyor. Doktor Jessica Cohn, kalp krizi belirtilerini fark etmediğini söyleyerek midesinde problem yaşayan herkesi tehlikeye karşı uyardı. 37 yaşında olan iki çocuk annesi Jessica yaşadığı sorunlar için, "Hayatın çılgınca olduğunu ve pek uyuyamadığım için kendimi iyi hissetmediğimi varsaydım" dedi.

Jessica ara sıra göğsünden boğazına kadar yayılan bir ağrı yaşıyordu. Şöyle hatırladı: "Yorgun olduğum ve düzgün yemek yemediğim için korkunç bir reflü yaşadığımı düşündüm." Bir haftadır aralıklı olarak devam eden göğüs ağrısını görmezden geliyordu ancak işteyken bunu görmezden gelemeyecek duruma geldi.

ÖNCEDEN KALP İLE İLGİLİ SAĞLIK SORUNU YAŞAMAMIŞTI

Jessica, Insider'a mide ekşimesi hissinin yeniden başladığını söyledi, ancak sonra ağrı o kadar yoğunlaştı ki solgun ve terli hissettiği için ambulans çağırdı. Jessica, yaş grubunda kalp krizi çok nadir görüldüğü için kalp krizinin "radarında bile olmadığını" söyledi. Hastanede testlerden geçen Jessica, "Hiç kalp sorunu yaşamadım," dedi.
"Daha sonra haritamı incelerken, endişeli olduğum yazıldığını gördüm, ancak endişeli değildim, sadece çok acı çekiyordum" dedi.

Kalp hasarı olduğunda ortaya çıkan bir protein olan troponin için test edildiğinde sonuçlar pozitif çıktı. Jessica yapılan müdahalelerin ardından ameliyata alındı. Jessica'ya daha sonra iki kan damarı bozukluğu olan vazospazm ve mikrovasküler hastalığı teşhisi kondu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/dikkat-bu-sikayet-basladiysa-kalp-krizi-geciriyor-olabilirsiniz-2559.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/dikkat-bu-sikayet-basladiysa-kalp-krizi-geciriyor-olabilirsiniz-2559.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/dikkat-bu-sikayet-basladiysa-kalp-krizi-geciriyor-olabilirsiniz-2559-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/dikkat-bu-sikayet-basladiysa-kalp-krizi-geciriyor-olabilirsiniz-2559.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/dikkat-bu-sikayet-basladiysa-kalp-krizi-geciriyor-olabilirsiniz/6513/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 18:24:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakan Koca Açıkladı: 19 Bin 300 Vatandaşımız Hastanelerde Tedavi Görüyor]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle 15 bin 664’ü serviste, 3 bin 636’sı yoğun bakımda olmak üzere 19 bin 300 vatandaşımızın hastanelerde tedavi altında olduğunu söyledi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakan Koca yaptığı paylaşımda, “15 bin 664’ü serviste, 3 bin 636’sı yoğun bakımda olmak üzere 19 bin 300 depremzede vatandaşımız halen ülke genelinde hastanelerimizde tedavi altındadır. Bir kısmı taburcu edilen 8 bin 851 hastamıza cerrahi işlem yapılmıştır” ifadelerine yer verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/bakan-koca-acikladi-19-bin-300-vatandasimiz-hastanelerde-tedavi-goruyor-1067.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/bakan-koca-acikladi-19-bin-300-vatandasimiz-hastanelerde-tedavi-goruyor-1067.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/bakan-koca-acikladi-19-bin-300-vatandasimiz-hastanelerde-tedavi-goruyor-1067-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/bakan-koca-acikladi-19-bin-300-vatandasimiz-hastanelerde-tedavi-goruyor-1067.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/bakan-koca-acikladi-19-bin-300-vatandasimiz-hastanelerde-tedavi-goruyor/6368/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Feb 2023 13:03:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SEAH'ta Tüm Ameliyatlar İptal Edildi]]></title>
			<description><![CDATA[Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Yenikent Devlet Hastanesi'nde acil ameliyatlar dışındaki ameliyatlar iptal edildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 10 ilde meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremin ardından Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Yenikent Devlet Hastanesi'nde acil ameliyatlar dışındaki ameliyatlar iptal edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/seah-ta-tum-ameliyatlar-iptal-edildi-7313.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/seah-ta-tum-ameliyatlar-iptal-edildi-7313.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/seah-ta-tum-ameliyatlar-iptal-edildi-7313-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/seah-ta-tum-ameliyatlar-iptal-edildi-7313.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/seah-ta-tum-ameliyatlar-iptal-edildi/6154/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Feb 2023 14:40:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sakın Kullanmayın! Bu İlaçlar Sağlığı Tehdit Ediyor]]></title>
			<description><![CDATA[Hastalıkları ve gündelik hayatta yaşadığımız bazı problemleri gidermek için kullandığımız birçok ilaç bulunuyor. Bu ilaçlar oldukça fayda sağlasa da çeşitli yan etkileri görülebiliyor. Bazı ilaçların yan etkileri yıllar içerisinde ortaya çıkıyor. Yapılan araştırmalara göre çok sık kullanılan bir ilacın bunama riskini arttırdığı bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Demans hastalarının sayısı her yıl giderek artıyor. Beyin fonksiyonlarını etkileyen ve bunamaya neden olan demans hastalığında birçok risk faktörü bulunuyor. Bu faktörler arasında çeşitli ilaç kullanımları yer alıyor. Yeni bir çalışma, düzenli olarak popüler bir ilaç almanın bunama riskinizi yüzde 79 oranında artırabileceğini gösteriyor.

UYKU İLAÇLARI BUNAMA RİSKİNİ YÜKSELTİYOR

Araştırmalar, Covid pandemisinden bu yana uyku sorunu yaşayan kişilerde artış olduğunu bildiriyor. Uyku ilaçları bu can sıkıcı soruna hızlı bir çözüm olabilirken, yeni bir çalışma onları almadan önce iki kez düşünmenizi istiyor. Journal of Alzheimer's Disease dergisinde yayınlanan araştırma insanların uyku ilaçları kullanırken yüzde 79 oranında daha yüksek bunama riskine sahip olduğunu buldu.

KATILIMCILAR 9 YIL BOYUNCA İZLENDİ

Araştırma ekibi, ilacın türü ve miktarının bu yüksek riski açıklayan faktörler olabileceğini açıkladı. Bu bulgulara , bakım evlerinin dışında yaşayan, bunaması olmayan yaklaşık 3.000 yaşlı yetişkine bakarak ulaştılar. Bu kohort, Sağlık, Yaşlanma ve Vücut Bileşimi çalışmasına kaydoldu ve ortalama dokuz yıllık bir süre boyunca takip edildi. Bu katılımcıların yaklaşık yüzde 42'si siyahi, yüzde 58'i beyazdı.

Çalışma süresi boyunca, hastaların yüzde 20'si bunama durumunu geliştirmeye devam etti. Bulgular, "sık sık" veya "neredeyse her zaman" uyku ilaçları alan beyaz katılımcıların , "hiç" veya "nadiren" kullananlara kıyasla yüzde 79 daha yüksek demans geliştirme şansına sahip olduğunu gösterdi. Uyku ilacı tüketimi çok daha düşük olan siyah katılımcılar arasında, sık kullanım da daha yüksek bir riskle bağlantılıydı.

BAZI UYKU İLAÇLARININ RİSKİ DAHA FAZLA

İlk yazar Yue Leng, "Farklılıklar sosyo-ekonomik duruma bağlanabilir. "Uyku ilaçlarına erişimi olan siyahi katılımcılar, yüksek sosyo-ekonomik statüye ve dolayısıyla daha fazla bilişsel rezerve sahip, onları demansa daha az duyarlı hale getiren seçilmiş bir grup olabilir. Bazı uyku ilaçlarının diğerlerinden daha yüksek bunama riski ile ilişkili olması da mümkündür."

İLAÇLARI İÇMEDEN ÖNCE TEKRAR DÜŞÜNMEK GEREKİYOR

Araştırma, beyaz insanların siyahilerle karşılaştırıldığında uyku hapı alma olasılığının üç kat daha fazla olduğunu buldu. Araştırma ekibi şimdi daha fazla çalışmanın uyku ilaçlarının bilişsel riskleri veya ödülleri ve ırkın oynayabileceği rol hakkında netlik sağlamaya yardımcı olabileceğini umuyor. Ancak Leng'e göre, uyku bozukluğu olan hastalar ilaçları düşünmeden önce tereddüt etmelidir.

İLAÇLARIN BİLİNÇLİ KULLANILMASI ÖNEMLİ

Araştırmacı şunları ekledi: "İlk adım, hastaların ne tür uyku sorunlarıyla uğraştığını belirlemek. Uykusuzluk teşhisi konulursa, uykusuzluk için bilişsel davranışçı terapi (CBT) birinci basamak tedavidir. İlaç kullanılacaksa, melatonin daha güvenli bir seçenek olabilir, ancak sağlık üzerindeki uzun vadeli etkisini anlamak için daha fazla kanıta ihtiyacımız var."

(function(){'use strict';const c=function(a,b=null){return b&amp;&amp;b.getAttribute("data-jc")===String(a)?b:document.querySelector(`[${"data-jc"}="${a}"]`)}(103,document.currentScript);if(null==c)throw Error("JSC not found 103");const f={},g=c.attributes;for(let a=g.length-1;0{e=e[0];"HeavyAdIntervention"===e?.body?.id&amp;&amp;(d.fetch(`${a}&amp;label=${0]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/sakin-kullanmayin-bu-ilaclar-sagligi-tehdit-ediyor-4377.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/sakin-kullanmayin-bu-ilaclar-sagligi-tehdit-ediyor-4377.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/sakin-kullanmayin-bu-ilaclar-sagligi-tehdit-ediyor-4377-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/sakin-kullanmayin-bu-ilaclar-sagligi-tehdit-ediyor-4377.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/sakin-kullanmayin-bu-ilaclar-sagligi-tehdit-ediyor/6110/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Feb 2023 17:41:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakan Koca Duyurdu: SMA Tedavisinde Yeni İlaç Kullanılacak]]></title>
			<description><![CDATA[Spinal Musküler Atrofi (SMA) Bilim Kurulu toplandı. Toplantıda SMA taramalarının sonuçları, tedavisi devam eden hastaların tedavi süreçleri ve tedavi yöntemlerindeki son gelişmeler ele alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, toplantı sonrasında yaptığı yazılı açıklamada, “Bilindiği üzere SMA kalıtsal, ilerleyici, kronik, nörolojik bir hastalıktır. 2016 yılına kadar dünyada bilinen bir tedavisi olmayan bu hastalık dolayısıyla hastalığın tip 1 formu görülen bebeklerin yüzde 90'ına yakınını 2 yaşına gelmeden kaybediyorduk. 2016 yılında Nusinersen etken maddeli ilacın dünyada uygulanmaya başlanmasından sonra bu bebekleri hayatta tutmak için bir imkan oluştu. Bu gelişmenin hemen akabinde ülkemizde pek çok dünya ülkesinde örnek olabilecek şekilde Nusinersen tedavisi tüm hastalarımıza ücretsiz olarak verilmeye başlandı. Şu anda bin 24 hastamız bu tedaviyi ücretsiz olarak alıyor. Zaman içerisinde bilimsel veriler bu tedavinin daha etkin olması için mümkün olan en erken zamanda uygulanmasının gerekli olduğunu gösterdi. Bunu sağlamak için yenidoğan döneminde hastalığın taranarak tedavinin mümkünse bulgular gelişmeden verilmesi önemlidir. Sağlık Bakanlığı olarak bilim kurulumuzun tavsiyeleri doğrultusunda ülkemizin her köşesinde doğan tüm bebekleri kapsayacak şekilde Mayıs 2022'de SMA yeni doğan tarama programını başlattık. Bu kapsamda bugüne kadar 753 bin 350 bebek SMA açısından tarandı. Bu bebeklerden ilaç tedavisi alması gerektiği hekimlerince tespit edilenlere en kısa sürede tedavilerini ulaştırdık” dedi.


“Yenidoğan tarama programında tanı alarak Nusinersen tedavisinin yükleme dozu tamamlanan bebeklerimizde ilk 6 aylık süreçte sağ kalım oranımız yüzde 100 olarak gerçekleşti”
 

Erken tanı ve tedavilerin önemine vurgu yapılan açıklamada, “Yenidoğan tarama programında tanı alarak Nusinersen tedavisinin yükleme dozu tamamlanan bebeklerimizde ilk 6 aylık süreçte sağ kalım oranımız yüzde 100 olarak gerçekleşti. SMA konusundaki bilimsel gelişmeler sadece tedavi ile kısıtlı kalmadı. Hastalığın önlenmesi konusunda da son 5 yılda önemli gelişmeler oldu. Bilim Kurulumuzla birlikte bu gelişmeleri titizlikle takip ettik ve dünyada çok az ülkenin yapabildiği evlilik öncesi tarama programını hayata geçirdik. Bu program hem yeni evlenecek çiftleri hem de istemeleri halinde bu uygulama başlamadan önce evlenen çiftleri kapsıyor. Bu taramada SMA taşıyıcılığı saptanan çiftlere genetik danışmanlık ve sağlıklı bebek sahibi olmalarını sağlayacak seçici gebelik uygulaması ücretsiz olarak sağlanıyor. Ülkemiz bunu dünyada yapabilen birkaç ülkeden biridir” ifadelerine yer verildi.

“SMA'da kullanılmak üzere geliştirilen diğer ilaçlarla ilgili bilimsel gelişmeler de Bilim Kurulumuz vasıtasıyla yakından takip edilmektedir”

2 yeni ilacın SMA'da kullanılmak üzere incelendiğini belirten Bakan Koca, “İlk ilaç tedavisinin hastalarımıza ulaştırılmasının ve verilerinin takip edilmesinin yanı sıra SMA'da kullanılmak üzere geliştirilen diğer ilaçlarla ilgili bilimsel gelişmeler de Bilim Kurulumuz vasıtasıyla yakından takip edilmektedir. Bu bağlamda Nusinersen ile birlikte Risdiplam etken maddeli ilaç ve Zolgensma isimli ilaçlarla ilgili tüm veriler de izlenmektedir. Bu tedavilerin üçü de gen temelli tedavilerdir. Her üç tedavinin de birbirlerine üstünlüğü gösterilememiştir. Bunlardan Risdiplam etken maddeli ilacın ülkemize girmesi için gerekli yasal prosedürler ilgili firma tarafından tamamlanarak başvurusu yapılmıştır. Hastalarımıza solüsyon şeklinde oral yolla verme olanağı da sunacak bu ilaçla ilgili bilimsel veriler değerlendirilmiş, ilgili ilacın ruhsatlandırılması için son aşamaya gelinmiştir. Bilim kurulumuzca yapılan bugünkü toplantımızda ilacın ne şekilde hazırlanıp, hastalarımıza nasıl ulaştırılacağına kadar sağlık sistemimizin üzerine düşen tüm detaylar titizlikle değerlendirilmiştir. Bu ilaçla ilgili ruhsat sürecini önümüzdeki günlerde sonuçlandırmış olacağız. Bu ilacın etkinliği bilinen Nusinersen tedavisinin uygulanmasının güç olduğu hastalar için seçenek olarak sunulmasına karar verilmiştir. Ülke verileri arttıkça Bilim Kurulu tarafından uygulama esasları yeniden gözden geçirilecektir” dedi.

“SMA yardım kampanyalarının hiçbirisine Sağlık Bakanlığı olarak onay vermediğimizin bilinmesini isteriz”
Üçüncü seçenek olarak görülen Zolgensma tedavisi hakkında endişeler olduğunu ancak yurtdışında bazı hekimler tarafından uygulandığını ifade eden Koca, şunları kaydetti:

“Ayrıca hastalarımız için üçüncü seçenek olan Zolgensma tedavisi ile ilgili tüm bilimsel verileri ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Daha önce de ifade edildiği üzere, Bakanlığımız için esas olan Bilim Kurullarımızın değerlendirmesi ve hastalarımızın global aktörlerin vereceği zararlardan korunmasıdır. Bu anlamda adı geçen ilaçla ilgili gerek bilimsel veriler, gerekse hastalar üzerine uygulamalar konusunda ciddi çekinceler oluşmuştur. İlacın Amerika Birleşik Devletlerinde ruhsatlandırılmasına esas teşkil eden deneyin sonuçlarında tutarsızlıklar görülerek bu verilerin yer aldığı bilimsel yayın çok prestijli bir bilimsel dergiden kaldırılmak zorunda kalmıştır. Etkisiz olduğu açıkça bilinen solunum cihazına bağımlı Tip 1 ve bazı Tip 2 hastalar ile semptomları ilerlemiş çocuklara, ailelerinin hayalleri ile oynanması pahasına, yurt dışında bazı hekimler tarafından belli bazı ülkelerde ilaç uygulamaları yapılmaktadır. Bu noktada ülkemizde doğan her SMA'lı bebeğin etkinliği bilinen bir tedaviyi aldığını ve yapılan SMA yardım kampanyalarının hiçbirisine Sağlık Bakanlığı olarak onay vermediğimizin bilinmesini isteriz. Zolgensma tedavisinin semptomlu hastalara fayda göstermediği bilinmektedir. Ancak semptom gösteren, hatta cihaza bağlı ve tedaviden hiçbir fayda görmeyecek bu hastalar için dahi kampanyalar yapılmaktadır. Hatta onayımız dışında, bu tür kampanyalarla yurt dışına götürülerek Zolgensma tedavisi alan ve yarar görmeyince tekrar Nusinersen tedavisine devam etmek için Bakanlığımıza başvuru yapılan çok sayıda bebeğimiz mevcuttur. Tüm bu tabloya rağmen hastalarımıza ek bir fayda sağlayabileceği ihtimalini göz ardı etmemek için ilgili firma yetkilileri ile ülkemize ilacın girişi için yasal bir başvuruları olmamasına rağmen görüşülmüş ve bilimsel kanıtları temin edilerek Bilim Kurulumuza bu veriler yeniden sunulmuştur. Bilim Kurulumuzca yapılan değerlendirmede Zolgensma isimli ilaçla tedavinin diğer tedavilere üstünlüğünü gösteren karşılaştırmalı bir bilimsel çalışmanın halen bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca Avrupa İlaç Ajansı Zolgensma tedavisinde ortaya çıkan yan etkiler nedeniyle 12 aydan büyük çocuklara yakın zamanda kısıtlama getirmiştir. Bu durum Bilim Kurulumuz tarafından yakından takip edilmektedir. Ancak, Zolgensma isimli ilacın 0-6 hafta yenidoğan taramasından gelen semptomu olmayan SMA Tip 1 bebekler üzerinde diğer ilaçlara benzer etkinliği olduğunu gösteren son 5 ay içerisinde yayınlanan çalışmalar bulunmaktadır. Yeni bir inceleme yapılması için ilgili firmadan gerçek yaşam verileri talep edilerek yeni bir değerlendirme yapılmasının uygun olacağı düşünülmüştür. SMA Bilim Kurulumuz en kısa sürede bu değerlendirmeyi yapacaktır.”

“Risdiplam ruhsat müracaatını yapmış ve son aşamaya gelmiştir. Zolgensma ise ruhsatlandırmaya esas hiçbir girişimde bulunmamıştır”

Risdiplam'ın ruhsatlandırma işlemlerinde sona yaklaştığını ve ruhsatlandırmanın önemi vurgulayan Koca, “SMA tedavisinde dünyada kullanılan üç ilaçtan Nusinersen ülkemizde ruhsatlandırılmış, Risdiplam ruhsat müracaatını yapmış ve son aşamaya gelmiştir. Zolgensma ise ruhsatlandırmaya esas hiçbir girişimde bulunmamıştır. Tedavinin izlenebilir ve güvenli uygulaması açısından ruhsatlandırma son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.

“Umudun suistimaline şimdiye kadar izin vermediğimiz gibi bundan sonra da izin vermeyeceğiz”

SMA hastaları için gerçekçi ve ticari amaçlara alet edilmeden sağlık hizmeti için çalıştıklarını ifade eden Bakan Koca, açıklamasını şöyle tamamladı:
“SMA hastalarımız ve aileleri için gerçekçi beklentilere dayalı sağlık hizmeti ve bakımını, standart bakım kurallarına uyarak en üst düzeyde sürdürmeyi hedefliyoruz. Özellikle belirtmek isteriz ki, umudun suistimaline şimdiye kadar izin vermediğimiz gibi bundan sonra da izin vermeyeceğiz. Ailelerimizin umudunun ticari amaçlara alet edilmesine rıza göstermeyeceğiz. Daha önce çocuklarımızın denek olarak kullanılmasına izin vermeyeceğimizi beyan etmiştik. Bu konumumuzu koruduğumuzun bilinmesini isteriz. Ancak bilimsel kanıtla etkinliği ispat edilmiş her tedavi için ise gereken kolaylığı sağlamaya hazırız.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/bakan-koca-duyurdu-sma-tedavisinde-yeni-ilac-kullanilacak-5546.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/bakan-koca-duyurdu-sma-tedavisinde-yeni-ilac-kullanilacak-5546.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/bakan-koca-duyurdu-sma-tedavisinde-yeni-ilac-kullanilacak-5546-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/02/bakan-koca-duyurdu-sma-tedavisinde-yeni-ilac-kullanilacak-5546.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/bakan-koca-duyurdu-sma-tedavisinde-yeni-ilac-kullanilacak/6041/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Feb 2023 13:59:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SMA Bilim Kurulu Toplanıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, SMA Bilim Kurulu'nun yarın toplanacağını açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakan Koca sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda SMA Bilim Kurulu'nun yarın toplanacağını duyurdu.

Koca Açıklamasında: "SMA Bilim Kurulu yarın toplanıyor. Şu an bütün hastalarda kullanılan bir ilaç var. İkinci ve üçüncü ilacın Türkiye'de kullanımı, bunların hangi hasta grubuna kullanılacağı konusunda Bilim Kurulu karar verecek. Bilim Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapacağız" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/sma-bilim-kurulu-toplaniyor-2251.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/sma-bilim-kurulu-toplaniyor-2251.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/sma-bilim-kurulu-toplaniyor-2251-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/sma-bilim-kurulu-toplaniyor-2251.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/sma-bilim-kurulu-toplaniyor/6009/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jan 2023 18:47:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[DSÖ'den Korkutan Koronavirüs Açıklaması]]></title>
			<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüs acil durum komitesinin salgının küresel alarm gerektirip gerektirmediğiyle ilgili son toplantısının ardından yazılı açıklama yaptı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Açıklamada: “Muhtemelen bir geçiş noktasında” olan salgının, insan sağlığına yönelik yüksek küresel riskini koruduğu belirtildi.

'Endişeliyiz' 

Açıklamada, bu nedenle koronavirüsün klinik özelliklerini uygun şekilde karakterize etmek için hastaneye yatışlar, yoğun bakım ünitesi kabulleri ve ölümler hakkında daha iyi araştırma ve raporlamaya ihtiyaç duyulduğunu ifade edildi.

Açıklamada virüsün kontrolsüz dolaşımı bağlamında devam eden evrimi ve ülkelerin ölüm, hastaneye yatış ve sıralama ile ilgili verileri raporlama ve paylaşılmasındaki önemli düşüşle ilgili endişeli olunduğunun altı çizildi.

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/dso-den-korkutan-aciklama-koronavirus-hala-tehlikeli-bir-hastalik-8301.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/dso-den-korkutan-aciklama-koronavirus-hala-tehlikeli-bir-hastalik-8301.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/dso-den-korkutan-aciklama-koronavirus-hala-tehlikeli-bir-hastalik-8301-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/dso-den-korkutan-aciklama-koronavirus-hala-tehlikeli-bir-hastalik-8301.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/dso-den-korkutan-aciklama-koronavirus-hala-tehlikeli-bir-hastalik/5998/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jan 2023 14:59:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Aileler Dikkat: Özellikle Çocuklarda Görülüyor! Uzmanlardan Bakteri Uyarısı!]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, Strep A bakterisine bağlı olarak antibiyotiksiz iyileşme döneminde enfeksiyon sonrası çocuklarda kalp zarı iltihabı, kalp iltihabı, eklem iltihabı ve böbrek iltihabı görülebildiğini belirtti. Prof. Dr. Alper Şener, bu yüzden Strep A bakterisi görülen çocuklarda antibiyotik tedavisinin şart olduğuna dikkat çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
İngilterede 13 çocuğun hayatını kaybetmesine neden olan halk arasında BETA olarak bilinen Strep A bakterisi Türkiyede geçtiğimiz aylar da görülmüştü. Bu bakteriye bağlı olarak ise ilk ölüm geçtiğimiz günler de Ankara'da gerçekleşti. Strep A bakterisi halk arasında yeni bir salgına neden olur mu tedirginliğine neden olurken, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Alper Şener, Strep A bakterisi konusunda ailelere uyarılarda bulundu.


Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, Step A bakterisinin yeni görülmediğini ve uzun zamandır bilinen bir bakteri olduğunu ve erken teşhisle birlikte antibiyotik tedavisiyle kolaylıkla tedavi edilebileceğini belirtti. Prof. Dr. Alper Şener, antibiyotiksiz iyileşme döneminde ise çocuklarda enfeksiyon sonrası kalp zarı iltihabı, kalp iltihabı, eklem iltihabı ve böbrek iltihabına sebep olabildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Alper Şener, Strep A bakterisinde antibiyotik tedavisinin şart olduğunu da vurgu yaptı. Prof. Dr. Şener, Strep A bakterisi konusunda aileleri dikkatli olmaları konusunda uyararak, "Ara tatilde çocuklarınızın düşmeyen ateşi varsa, boğazdaki iltihabı siz rahatlıkla ağız içine baktığımızda görebiliyorsak ve boyun bölgesinde de lenf bezesi varsa mutlaka bir sağlık çalışanına, hekime yada aile hekimine başvurmamız lazım" dedi.

Prof. Dr. Alper Şener, ara tatilin çocuklar ve aile fertleri için çok önemli bir periyot olduğunu söyledi. Bu dönemde kendilerini en çok zorlayan konulardan bir tanesinin çocukların ateşli hastalıklar geçirmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Alper Şener, şunları söyledi:

"O ateşli hastalıkların en çok dikkatini çeken de son zamanlarda Avrupa'da ve Türkiye'de yavaş yavaş kendini daha baskın hissettirmeye başlayan Streptokok Tonsillit enfeksiyonları yada Grup A Streptokok enfeksiyonu, Streptokok enfeksiyonu yada daha önceden yaygın bilinen adıyla beta mikrobu enfeksiyonları denilebilir. Bunlar aslında birbirinden farklı neden farklı. Beta mikrobu dediğimiz yaygın olarak çocukluk çağında her sene görüyoruz. Ama Grup A Streptokok İnvaziv enfeksiyonları dediğimiz ise bu yavaş yavaş dünyada da farkına varılan ve artık ölümlere sebep olabilen, çocuklarda ölümcül seyredebilen enfeksiyonlar. Bu bizim için neden önemli bir kere düşmeyen yüksek ateşle, boğaz ağrısıyla seyrediyor. Çocuğun boğazına baktığınız zaman tonsillitleri rahatlıkla sağlık çalışanı olmayan birisi, ebeveyn dahi çok büyük bir şekilde görüyor. Ve artık hava pasajını engelleyecek düzeyde büyümüş şekilde görüyor. Bunun beraberinde de özellikle boyun bölgesinde lenf bezlerinde büyüme, yaygın olarak da daha sonrasında devam eden yüksek ateşle birlikte diğer organlarda hasarlar oluşturabiliyor. Hangi diğer organlar, ciltte, kulakta, akciğerlerde hasar oluşturabiliyor. Bunların hepsi Grup A Streptokok enfeksiyonlarında invaziv dediğimiz yani doku hasarı oluşturabilen bakteri tablosu."

Strep A bakterisi görülen çocuklarda antibiyotik kullanılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Alper Şener, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu bakteri tablosu olduğu için diğer gribal enfeksiyonlardan farklı olarak bunda antibiyotik kullanmamız lazım. Antibiyotiksiz geçmiyor. Erken tanı olması lazım. Erken tanı da boğazdan alınan sürüntü de hızlı tanı testleriyle Streptokok etkeninin, Strep A enfeksiyonunun gösterilmesi gerekiyor. Bunu gördüğümüz andan itibaren çocuklara ortalama 10 ile 14 gün boyunca antibiyotik vermemiz gerekiyor. Bu antibiyotiği almayan çocuklarsa bu iltihap sadece boğazla sınırlı kalmıyor. Akciğere inebiliyor. Kulağa sıçrayabiliyor. Beyne sıçrayabiliyor. Vücudun diğer bölgelerine sıçrayabiliyor. Hatta daha sonraki periyotta yani antibiyotiksiz iyileşme döneminde olacak olursa bu çocuklar enfeksiyon sonrası dediğimiz kalp zarı iltihabı, kalp iltihabı, eklem iltihabı ve böbrek iltihabına sebep olabiliyor. Dolayısıyla bu açıdan ebeveynler uyanık olması lazım. Erken dönemde başlanılan antibiyotikler bu çocuklarda özellikle enfeksiyon sürecinden sonra görülen kalp, akciğer, kulak, eklem ve diğer böbrek hasarını önlemiş oluyoruz. Bu dönemde özellikle ara tatilde çocuklarınızın düşmeyen ateşi varsa, boğazdaki iltihabı siz rahatlıkla ağız içine baktığımızda görebiliyorsak ve boyun bölgesinde de lenf bezesi varsa mutlaka bir sağlık çalışanına, hekime yada aile hekimine başvurmamız lazım."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/aileler-dikkat-ozellikle-cocuklarda-goruluyor-uzmanlardan-bakteri-uyarisi-2149.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/aileler-dikkat-ozellikle-cocuklarda-goruluyor-uzmanlardan-bakteri-uyarisi-2149.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/aileler-dikkat-ozellikle-cocuklarda-goruluyor-uzmanlardan-bakteri-uyarisi-2149-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/aileler-dikkat-ozellikle-cocuklarda-goruluyor-uzmanlardan-bakteri-uyarisi-2149.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/aileler-dikkat-ozellikle-cocuklarda-goruluyor-uzmanlardan-bakteri-uyarisi/5986/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jan 2023 11:24:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye'de Yeni Bir Pandemi Mi Başlayacak? Uzmanlardan Kritik Uyarı!]]></title>
			<description><![CDATA[Covid-19 pandemisi tam olarak sona ermese de bilim insanları bir sonraki pandemi konusunda endişe taşıyor. En büyük 2 tehdit ise enfekte ettiği insanların yüzde 75'ini öldüren Ebola ve Nipah virüsleri. Önlem alınmazsa tüm dünyayı olumsuz etkileyebilecek diğer tehlikeler de kuş gribi, KKKA ve veba hastalığı. Uzmanlar, hastalıkların salgına dönüşüp dünyaya yayılabileceği ülkeleri açıkladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Koronavirüs pandemisi tüm dünyayı olumsuz etkiledi. Şimdi gözler, yeni pandemi tehlikesine ve bu yöndeki endişelere dair açıklamalara çevrildi. İngiltere'deki Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), salgın hastalıklara hazırlıksız yakalanılmaması adına dünya çapındaki salgın tehditlerinin devamlı olarak takip ediyor. UKHSA'nın yeni listesinde en ürkütücü 15 bulaşıcı hastalık var. Bilim insanları tarafından bu hastalıklar, yüksek sonuçlu bulaşıcı hastalıklar olarak nitelendiriliyor. Listede, veriler ülkelere göre ayrılıyor ve o ülkelerde hastalıkların insanlarda vaka olarak tespit edilip edilmediği ortaya konuyor.

EN TEHLİKELİ HASTALIKLAR: EBOLA VE NİPAH

NTV'de yer alan bilgilere göre; listede yer alan en tehlikeli salgın hastalıklar arasında Ebola ve Nipah başı çekiyor.

Ebola, Ebola virüsünün neden olduğu viral bir hastalığa deniliyor. Yüzde 75 oranında ölümcül olabilen hastalığın semptomları arasında tipik olarak ateş, yorgunluk, kas ağrısı, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve döküntü bulunuyor. Ebola virüsü, Ebola'dan hasta olan veya Ebola'dan ölen bir kişinin kanı veya vücut sıvıları veya virüs bulaşmış nesneler yoluyla başkalarına yayılabiliyor.

Şu anda Ebola için spesifik bir tedavi veya aşı bulunmuyor. Ebola salgınları, Sahra altı Afrika'da sıklıkla yaşandı, ancak son zamanlarda dünyanın farklı bölgelerinde de görüldü.

Ebola ile benzer bir ölümcüllük oranına sahip Nipah virüsü, öncelikle hayvanlardan, özellikle de yarasalardan insanlara bulaşıyor.

Virüs ayrıca kontamine yiyecekler yoluyla veya doğrudan insandan insana da bulaşabiliyor. Nipah virüsü enfeksiyonunun semptomları arasında ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, baş dönmesi ve mide bulantısı yer alıyor ve ve virüs beyin sapı ensefalitine ilerleyerek ölüme neden oluyor.

Ebola da olduğu gibi Nipah virüsünün de tedavisi veya aşısı bulunmuyor.

ÇİN'DE 3 FARKLI KUŞ GRİBİ TÜRÜ VAR

Diğer taraftan, Covid-19 salgınının ortaya çıktığı yer olduğu düşünülen Çin, yaygın olarak kuş gribi olarak bilinen Avian influenza A'nın üç farklı türüne sahip: H5N1, H7N9 ve H5N6.

Potansiyel olarak yıkıcı bir kuş gribi salgını korkusu, geçen hafta vizonlar arasındaki 'endişe verici' bir salgının ardından arttı. Onlarca yıldır bilim insanları, hastalığın bir sonraki pandemiyi tetiklemek için pusuda beklendiğini düşünüyor.

Uzmanlar bunun, ölümcül bir kuş gribi türünün bulaşıcı bir mevsimsel griple birleşme tehdidinden kaynaklandığını söyledi.

İŞTE TÜRKİYE'Yİ TEHDİT EDEN SALGIN HASTALIK

UKHSA'nın listesinde Türkiye'yi en çok tehdit eden hastalığın H5N1 olduğu görülüyor.

Kuş gribi olarak da bilinen H5N1, öncelikle kuşları etkileyen, ancak insanları ve diğer hayvanları da enfekte edebilen influenza A virüsünün bir türünü oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Türkiye'de çok sayıda H5N1 vakası bildirdi.

2006 yılında, Türkiye'deki kümes hayvanı çiftliklerinde birkaç H5N1 salgını meydana geldi. Bu salgınlar, 1 milyondan fazla kuşun itlaf edilmesine ve etkilenen bölgelerde kümes hayvanlarının hareketine yasak getirilmesine yol açtı. 2014 yılının Ocak ayında, Türkiye'de bir insan H5N1 vakası rapor edildi ve bu, 2011'den beri Türkiye'deki ilk H5N1 insan vakası oldu.

2017'de DSÖ, Türkiye'nin yabani kuşlarda H5N8 kuş gribi rapor ettiğini bildirdi.

Öte yandan Türkiye, yabani kuşlarda ve kümes hayvanlarında kuş gribi vakalarını bildirmeye devam ediyor ve kümes hayvanı yetiştiricilerinin ve kümes hayvanları ile çalışan kişilerin kendilerini enfeksiyondan korumak için önlemler almaları toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor.

ÜLKELERE GÖRE PANDEMİ OLMAYA ADAY SALGIN HASTALIKLAR LİSTELENDİ

Listede kuş gribi Avian Influenza, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi CCHF, verem plague, Marurg humması Muarburg ve Lassa ateşi Lassa fever olarak geçiyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/turkiye-de-yeni-bir-pandemi-mi-baslayaacak-uzmanlardan-kritik-uyari-2770.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/turkiye-de-yeni-bir-pandemi-mi-baslayaacak-uzmanlardan-kritik-uyari-2770.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/turkiye-de-yeni-bir-pandemi-mi-baslayaacak-uzmanlardan-kritik-uyari-2770-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/turkiye-de-yeni-bir-pandemi-mi-baslayaacak-uzmanlardan-kritik-uyari-2770.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/turkiye-de-yeni-bir-pandemi-mi-baslayaacak-uzmanlardan-kritik-uyari/5973/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Jan 2023 16:50:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uzmanlardan Korkutan Uyarı: "Ülkemizde Görülme Oranı Artmaya Başladı"]]></title>
			<description><![CDATA[HIV enfeksiyonu tüm dünyayı etkisi altına alan oldukça riskli hastalıklar arasında yer alıyor. Kan ve korunmasız cinsel ilişki yoluyla bulaşan HIV enfeksiyonunda erken teşhis büyük önem taşıyor. Uzmanlar Türkiye’deki HIV rakamların endişe vermeye başladığını belirterek bu sessiz pandemi hakkında uyarılarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[HIV nedeniyle hayatını kaybeden milyonlarca kişi bulunuyor. Bu enfeksiyona erken teşhis edilip doğru müdahale edilmesi büyük önem taşıyor. Ancak birçok hasta HIV enfeksiyonuna sahip olduğunu bilmiyor. Dünyada yaklaşık 38,4 milyon kişinin enfekte olduğu ifade edilen HIV enfeksiyonunda uzmanlar, Türkiye’deki rakamların endişe vermeye başladığını belirterek, “Türkiye’de sessiz bir pandemi devam ediyor, ülkemizde tanılar artmaya başladı. Artık hastaları lise çağlarından itibaren görüyoruz. Hele İstanbul bölgesinde yüzde 50’sini ancak tanıyabiliyoruz. Zaten olguların büyük çoğunluğu Türkiye’de İstanbul’da. Kişilerin yüzde 50’si tanısını bilmeden hayatlarını sürdürmekte, bu bizi endişelendiriyor” dedi.

ÜLKEMİZDE GÖRÜLME ORANI ARTMAYA BAŞLADI

Enfeksiyonda yaşın düşmesinin yanı sıra enfeksiyonu taşıdığından haberi olmayan kişi oranının çok fazla olduğunu anlatan Dr. Fehmi Tabak, “HIV enfeksiyonunun tanımlanmasının 42’nci yılı tabi ilk baştan bugüne kadar çok değişimler geçirdi. Artık tedavi alan hastaların bulaştırmadığı bir dönemdeyiz ve yaşam sürelerinin uzadığı, kendi yaş gruplarına eş değer bir yaşam sürdüğü bir döneme girdik. Türkiye’de dünyadaki pandeminin bir devamı olarak sessiz bir pandemi devam ediyor. Birçok gelişmiş ülkede HIV enfeksiyon olguları, yeni tanılar azalırken ülkemizde artmaya başladı. Artık yılda 4-5 bin yeni tanımız var. Bugüne kadar 1985 yılından itibaren 35 bine yakın HIV enfekte kişi takip etmekteyiz. Tedavi altındaki hastalarda endişe edecek hiçbir şey olmadığını, normal kişilerden bir farkı olmadığını, bulaştırma özellikleri açısından daha rahat müdahale edilebileceğini, endişelere mahal olmadığını anlatmaya çalışıyoruz.

FARKINDALIK ÇOK ÖNEMLİ

Artık lise çağlarından itibaren görüyoruz hastaları, ortalama yaş 20 ile 40 arasında bir birikim gösterdi. Bu birazcık daha genç yaşa evrilmeye başladı. Hastalarımızın birçoğunun eş cinsel olduğunu biliyoruz artık kadınlarda yüzde 15 civarında tanı alan hastamız var. Yüzde 85 erkek, bunların da önemli bir bölümü eşcinsel bireyler. Farkındalık çok önemli, biz hastalarımızın en az yarısını tanımıyoruz. O tanımadığımız hastalar, hastalığı bulaştırmaya devam ediyor. Birinci bulaş yolu; cinsel ilişki, mutlaka bir test yaptırmalarında anlatamayacağımız kadar fayda var. Hele İstanbul bölgesinde yüzde 50’sini ancak tanıyabiliyoruz. Zaten olguların büyük çoğunluğu Türkiye’de İstanbul’da. Bir müddet daha artacak ülkemizde ama bir yerden sonra bu artışlar duracak o yüzden farkındalık çok önemli. Anonim test merkezleri vardır, hiç kimlik bilgilerini vermeden bile bu testi yaptırabilirler. Çok ileri evrelere gelene kadar HIV enfeksiyonu hiçbir belirti ve bulgu vermemekte dolayısıyla hastalığı bulaştırmaya devam etmekte. Eşcinsel ilişkiyle bulaşma riski biraz daha fazla. Yüzdelere baktığımız zaman erkek popülasyon içinde biraz daha fazla olduğunu görmekteyiz. Yüzde 50’si tanısını bilmeden hayatlarını sürdürmekte” ifadelerini kullandı.

SAYILAR ENDİŞE VERİYOR

HIV'e yönelik gerçekleştirilen farkındalık etkinliklerin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Dilek Yıldız Sevgi, sayılarda yukarı yönlü hareketliliğin endişe verici olduğunu ifade etti. Erken tanı ve tedavinin gerekliliğini vurgulayan, tanı almayan kişilerin HIV'i bulaştırmaya devam ettiği ifade ederek uyarılarda bulunan Doç. Dr. Dilek Yıldız Sevgi, “HIV pandemidir, dünyada 38,4 milyon kişi HIV ile enfekte. Ülkemizde de sayılar şu ana kadar azdı ama son yıllarda giderek arttığını görüyoruz. Bununla da ilgili endişelerimiz var. HIV tanısıyla ilgili farkındalık, test yapma oranının artması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü HIV’ karşı elimizde güçlü tedaviler var, biz HIV enfeksiyonunu kontrol edebiliyoruz. Kişiye normal bir yaşam sunabiliyoruz. Erken tanı ve tedavi, farkındalığın artması çok önemli. Bizi endişelendiren; yıllar içerisinde giderek enfekte olan kişi sayısının artması, üstelik tanı almamış olması, biz hep bir buz dağı ile ifade ederiz. Bizi endişelendiren bulaşın, sayıların artması.

HIV PANDEMİSİNİ SONLANDIRMAK MÜMKÜN

Türkiye’de genç, erişkin yaş enfekte, daha çok sayılar orada yaş grubu gerçekten çok genç. Biz tedavi ile HIV bulaşını engelleyebiliyoruz, elimizdeki tedavi ile HIV pandemisini sonlandırmamız mümkün yeter ki tanı koyabilelim. Her gün kullanılması gereken ilaçlar oluyor. Günde bir ya da birkaç tabletle ömür boyu kullanılması gerekiyor. Belli aralıklarla da hastaneye kontrole gelmesi gerekiyor. Onun dışında kişiler normal işinde gücünde çalışabilir, bebek sahibi olabilir. Çok genç yaşta enfekte olmuş kişiler görebiliyoruz. Bu nedenle de HIV’i, cinsel yolla bulaşabilen hastalıkları konuşabilmemiz ve gençleri kendisini koruma konusunda eğitmemiz gerekiyor” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/uzmanlardan-korkutan-uyari-ulkemizde-gorulme-orani-artmaya-basladi-7553.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/uzmanlardan-korkutan-uyari-ulkemizde-gorulme-orani-artmaya-basladi-7553.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/uzmanlardan-korkutan-uyari-ulkemizde-gorulme-orani-artmaya-basladi-7553-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/uzmanlardan-korkutan-uyari-ulkemizde-gorulme-orani-artmaya-basladi-7553.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/uzmanlardan-korkutan-uyari-ulkemizde-gorulme-orani-artmaya-basladi/5945/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Jan 2023 13:06:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uyuz Vakalarında Artış Var]]></title>
			<description><![CDATA[Uyuz en rahatsız eden hastalıklar arasında yer alıyor. Kaşıntının şiddeti uykusuzluğa yol açabiliyor. Uyuzun bulaşıcı bir hastalık olması vakaların gittikçe artmasına neden oluyor. Uzmanlar Türkiye'de görülen uyuz vakalarının her geçen sene daha fazla artması hakkında uyarılarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Uyuz en bulaşıcı hastalıklar arasında yer alıyor. Bu hastalığın belirtilerinin zaman içerisinde çıkması nedeniyle tam olarak kaşınma süreci başlamadan başka kişilere bulaşmaya neden olabiliyor. Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Sinan Özçelik, son 5-6 yıldır Türkiye’deki uyuz vakalarında artış yaşandığını ve aile tedavisinin önemli olduğunu kaydederek, “Ailede tedaviyi uygulamayan kişiler olduğu için aylardır hatta 2 yıldır kaşınan uyuz vakaları geliyor” dedi.

TÜM YAŞ GRUPLARI RİSK ALTINDA

Son zamanlara uyuz vakasıyla polikliniklere başvuruda bir artış yaşandığını belirten Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sinan Özçelik, “Ülkemizin tüm bölgelerindeki çalışan hekim arkadaşlarla yaptığımız toplantılarda ve kongrelerde yine benzer şekilde paylaşımlar yapılıyor. Bilimsel çalışmalarda da 2017-2018 yılından bu yana ülkemizde uyuz vakalarında artış olduğu söyleniyor. Bebeklik döneminden tutun da erişkin yaş dönemine ve yaşlılara kadar tüm yaş grubundan kadın erkek fark etmeksizin hastalar geliyor” ifadelerini kullandı.

“UYUZ BELİRTİLERİNİN ORTAYA ÇIKMASI 2 İLA 6 HAFTAYI BULABİLİYOR”

Uyuz hastalığına sarcoptes scabiei von hominis adlı akarın yol açtığını ve tüm dünyada görülen bulaşıcı bir deri hastalığı olduğunu kaydeden Özçelik, “Çıplak gözle görülmeyen ama mikroskopla seçilebilen bu akar, deriyi istila ederek bir hastalığa yol açıyor. Derinin üst tabakalarında tünel dediğimiz lezyonlara yol açıyor ve bu tünel içerisinde yaşam döngüsünü sağlıyor. Bu durum alerjik reaksiyona yol açarak şiddetli  oluşturuyor. İlk defa uyuzla karşılaşan kişilerde belirtilerin ortaya çıkması ortalama 2 ila 6 haftayı bulabiliyor.  Daha önce uyuz geçirmiş kişilerde ise bu süre daha kısa 1 ila 4 günde hemen kendini gösterebiliyor. Bu belirtilerin görünmediği dönemlerde de bulaşıcılık riski olabiliyor” diye konuştu.

AYNI ORTAMI PAYLAŞAN KİŞİLER DE TEDAVİ OLMALI

Uyuzu başarılı  edebilmek için bilgiler veren Doç. Dr. Sinan Özçelik, “Temelde iki şeye odaklanmak gerekiyor. Birincisi bu bir parazit ve bu paraziti, akar sayısını ortadan kaldırmak, sıfıra indirmek gerekiyor. İkincisi de bulaşıcı bir hastalık olduğundan korunmak için önlem almamız gerekiyor.  Tedavide çoğunlukla sürme ilaçlar kullanıyoruz. Bu ilaçların hazırları da var. Eczanelerin veya bizim belli maddeleri karıştırarak hazırladığımız, yapma ilaç diye tabir ettiğimiz ilaçla da tedavi edebiliyoruz. Korunma için sadece uyuz olan kişi değil aynı ortamı paylaşan kişilerin hastalık belirtisi olsun olmasın mutlaka tedavi olması gerekiyor. Bizim polikliniklerimizde özellikle aile tedavisi eksik olduğu için ya da ailede  tedaviyi uygulamayan kişiler olduğu için aylardır hatta 2 yıldır kaşınan uyuz vakaları geliyor” diyerek uyarıda bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/uyuz-vakalarinda-artis-var-7549.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/uyuz-vakalarinda-artis-var-7549.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/uyuz-vakalarinda-artis-var-7549-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/uyuz-vakalarinda-artis-var-7549.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/uyuz-vakalarinda-artis-var/5847/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Jan 2023 10:44:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakan Koca: "2022 Yılında 3 Milyon Kişiye Kanser Taraması Yapıldı"]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 2022'de 3 milyon kişiye kanser taraması yapıldığını duyurdu.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakan Koca, kanser taramalarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

"Bakanlığımız 2022'de 3 milyon kişiye kanser taraması yaptı. Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi ve aile hekimliklerince yapılan taramaların yaklaşık 800 bini meme, 1,2 milyonu kalınbağırsak, 700 bini rahim ağzı kanseri taraması. Taramada tanı konanların tedavisi başladı."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/bakan-koca-2022-yilinda-3-milyon-kisiye-kanser-taramasi-yapildi-6995.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/bakan-koca-2022-yilinda-3-milyon-kisiye-kanser-taramasi-yapildi-6995.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/bakan-koca-2022-yilinda-3-milyon-kisiye-kanser-taramasi-yapildi-6995-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/bakan-koca-2022-yilinda-3-milyon-kisiye-kanser-taramasi-yapildi-6995.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/bakan-koca-2022-yilinda-3-milyon-kisiye-kanser-taramasi-yapildi/5805/</link>
			<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 17:46:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dünya Diken Üstünde! Koronavirüsün Yeni Varyantı Ortaya Çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Uzun süredir halk arasındaki en önemli gündemlerden bir tanesi grip. Geçmek bilmeyen hastalıklardan herkes şikayet ederken grip neredeyse her eve bir şekilde girmiş durumda. Koronavirüs pandemisi sonrası bu hastalıklarla ilgili korku dolu sorular da akıllara gelmeye başladı. Kovid, grip, RSV ve rinovirüs derken ortalık adeta virüs kaynıyor. Koronavirün yeni varyantı kraken de çıkınca endişe arttı ancak uzmanlar asıl olarak gripten endişe duruyor. Çünkü yeni pandeminin gripten olma ihtimali var
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son dönemde halk arasında hemen hemen herkes geçmeyen bilmeyen gripten şikayetçi. Neredeyse her eve giren ve yakalanmayan kimsenin kalmadığı bu hastalıklarla ilgili koronavirüs pandemisinin ardından akıllara korkulan bir soru da geliyor: Yeni bir pandemi mi geliyor? Konuyla ilgili konuşan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Ceyhan, yeni bir pandeminin gripten olabileceğini söyledi. Öte yandan Ceyhan, gribin koronavirüse benzemeyeceğini ve çok daha yıkıcı seyredeceğini ifade etti. İşte detaylar...

"YENİ BİR PANDEMİYİ GRİPLE GÖRÜRÜZ"

Kanal D Haber’de yer alan habere göre; Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan “İnsana bulaşma özelliği kazanırlarsa o zaman yeni bir pandemiyi griple görürüz.” dedi.

Koronavirüsten sonra dünya şimdi de grip pandemisini bekliyor. Ceyhan konuyla ilgili yaptığı açıklamasında “Bunun için yeni bir varyantı olması gerekir. Ve o zaman bir pandemi ortaya çıkar.” şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE'YE DE GELECEK"

Kovid-19, grip, RSV ve rinovirüsün girmediği ev, hasta etmediği kişi neredeyse kalmadı. Bir yandan da koronavirüsün yeni varyantı kraken ortaya çıktı. Ceyhan “O kadar bulaşıcı ki kuzeydoğu Amerika’da vakaların yarısından fazlası yeni varyantlarla görülmeye başlandı. Türkiye’ye de gelecek.” dedi.

"SALGINLARIN ARASI KISALDI"

Bununla ilgili Amerika'daki vakalar incelendi. Ateş, öksürük, burun akıntısı gibi belirtiler de risk de neredeyse diğerleriyle aynı görünüyor. Ancak tek tehlike koronavirüs de değil. Koronavirüsten önce aslında tüm dünya grip salgınlarıyla tanışmıştı. Domuz gribi ve kuş gribinde birçok kişi hayatını kaybetti. Şimdi uzmanlar “Salgınların arası kısaldı” diyerek yeniden gribe işaret etmeye başladı.

"GRİP KORONAVİRÜSE BENZEMEZ! ÇOK DAHA YIKICI"

Prof. Dr. Ceyhan ise “Grip koronavirüse benzemez, çok daha yıkıcı seyreder. Aynen deprem gibidir. Geleceğini bilirsiniz, zamanını bilmezsiniz sadece” şeklinde konuştu.

Hem mevsimsel grip hem de olası bir grip pandemisine karşı yine koruyucu kalkanın aşı olduğu ifade edildi. Prof. Dr. Ceyhan bununla ilgili “Hamile kadınlar, 55 yaşın üzerindeki insanlar ve 5 yaşın altındaki çocuklar mutlaka aşıyla korunmalıdır. Bunu eğer yıllık yaptırırlarsa zaten gelecek bir pandemide de diğer insanlardan daha az zarar görürler.” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/dunya-diken-ustunde-koronavirusun-yeni-varyanti-ortaya-cikti-6918.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/dunya-diken-ustunde-koronavirusun-yeni-varyanti-ortaya-cikti-6918.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/dunya-diken-ustunde-koronavirusun-yeni-varyanti-ortaya-cikti-6918-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.rota54.com/images/haberler/2023/01/dunya-diken-ustunde-koronavirusun-yeni-varyanti-ortaya-cikti-6918.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.rota54.com/dunya-diken-ustunde-koronavirusun-yeni-varyanti-ortaya-cikti/5572/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Jan 2023 17:10:16 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>