CHP Mitingi Sonrası Asıl Fotoğraf Ne?
Pazar günü gerçekleşen CHP mitinginin etkilerini basından takip ediyorum. İlk anlardan itibaren mitingin içeriğinden çok, parti içerisindeki tartışmalar gündemde. Yansımalardan, burasının Ecevit Keleş'in kişisel hırslarıyla yönetilen bir yer haline geldiğini anlıyoruz.
"Bunların dışında farklı ne var?" diye baktığımızda pek bir şey göremedim.
Meydanda verilen mesajlardan ziyade, ertesi gün patlak veren krizlerin ve parti içi çekişmelerin konuşulması bile başlı başına bir sonuçtur. Bir siyasi organizasyon düşünün… Günlerce hazırlanılıyor, genel başkan geliyor, şehirde büyük bir hava oluşturulmak isteniyor. Ama ertesi gün manşetlerde projeler, mesajlar veya siyasi hedefler değil; kavga, dışlanma, protokol krizleri ve iç hesaplaşmalar yer alıyor.
Sakarya CHP’nin özeti maalesef budur.
Krizler Bitmiyor
Çok kez okundu, çok konuşuldu ama bir kez daha hatırlayalım miting günü yaşananları…
· Sakarya’da CHP adına seçilmiş tek belediye başkanı olan Nihat Arda Şahin’in otobüse çıkarılmadığı konuşuluyor.
· Adapazarı İlçe Başkanı Anıl Özkan’ın korumalarla tartıştığı iddiaları gündeme düşüyor.
· Ve bütün bunların merkezinde yine Ecevit Keleş’in gölgesi hissediliyor.
Yani şehirde CHP’nin kurumsal bir siyasi akılla değil, belli isimlerin etkisiyle yönetildiği algısı daha da güçleniyor. Uzun süredir Sakarya CHP’de her kriz başka isimlerle yaşanıyor; fakat tartışmalar dönüp dolaşıp aynı merkeze bağlanıyor.
Buradan çıkacak tek bir sonuç var: Bu fotoğraf, yaşananların bir tesadüf olmadığını ve CHP’nin kendi dinamiğinde hiçbir şekilde çözümleyemeyeceği kronik sorunları olduğunu gösteriyor.
İki Yazı, Tek Mesaj
Hal böyleyken ve bu tartışmalar sürerken mitinge dair iki köşe yazısı dikkatimi çekti. Biri Ergün Özkan’ın, diğeri Sezai Matur’un kaleminden. Her iki yazıda da neredeyse aynı paralellikte bir çerçeve çizilmiş.
Özetle deniyor ki o yazılarda; "Sakarya artık CHP’nin yükseldiği, hatta kale haline geldiği bir şehir."
Her ne kadar Sezai Matur meseleye daha temkinli yaklaşsa da yazısından çıkarılacak sonuç Ergün Özkan ile neredeyse aynı. Şimdi burada durmak gerekiyor. Çünkü miting sonrası konuşulan tabloya baktığınızda, ortada yükselen bir kurumsal başarıdan çok, iç sorunlarını gizlemeye çalışan bir yapı var.
Krizlerin konuşulduğu bir günde, iki ayrı kalemden benzer ifadelerle "CHP yükseliyor" mesajı verilmesi CHP cephelerinde alkış alacak türden. Buna ortak bir algı çalışması demek istemiyorum ama iki yazıyı peş peşe okuyunca bu hissin uyanmadığını da söyleyemem. Elbette herkes görüşünü yazar. Ancak siyasette zamanlama da mesajın bir parçasıdır.
Özellikle Ergün Özkan’ın kalemi, miting sonrası yaşanan tartışmalar yokmuşçasına ifadelerle bezenmiş. Ve CHP’nin Sakarya’da herkesin dilindeki kronik krizlerinin üzeri, "Sakarya el değiştiriyor" manşetiyle örtülmek istenmiş görüntüsü oluşturuyor.
Sakarya Gerçeği Başkadır
Zaman zaman kendi iç çekişmeleriyle de gündeme gelse; muhafazakar temelleri, sağduyulu sosyolojisi ve yirmi yılı aşkın süredir yoğrulan AK Parti siyasi mirasıyla duruşu olan bir şehirdir Sakarya. Öyle kolay teslim alınacak bir yer de değildir.
Velev ki Pazar günkü organizasyon, gösterilmeye çalışılandan çok daha kalabalık bir katılımla yaşanmış olsun; muhafazakar seçmenin ağırlıkta olduğu bu şehir öyle bir mitingle saf değiştirmez. Hele kendi içinde sürekli tartışan, seçilmiş belediye başkanına dahi sahip çıkamayan, organizasyon disiplini kuramayan bir yapıya siyasi kredi hiç açmaz.
Önce güven ister. Önce istikrar ister. Önce samimiyet ister.
CHP’de bunları verebilecek bir yapı, bir bakış açısı, bir vizyon ve inandırıcılık maalesef hiç olmadı. Olacak gibi de durmuyor!
AK Parti Ders Çıkarmalı mı?
Elbette çıkarmalı. Ama CHP güçlendi diye değil… Siyasette boşluk bırakılmaması gerektiği için çıkarmalı. Vatandaşın beklentileri arttığı için çıkarmalı. Şehirle temasın zayıflamaması gerektiği için çıkarmalı. Kendi iç dinamiklerindeki sorunları ayıklamadığı için çıkarmalı. Mensuplarını tartışılır hale getiriyorsa çıkarmalı. 'Kol kırılır yen içinde kalır'cılık yapıyorsa çıkarmalı. Siyasetine halel getirecek işlerle anılanları koruma dürtüsüyle hareket ediyorsa çıkarmalı. Gerektiğinde çürük elmayı içinden atmıyorsa çıkarmalı.
Hasılı; AK Parti yaşanan ve yazılanların ışığında kendine ders çıkarmayı bilmeli. CHP ise eğer Sakarya’yı kazanmak istiyorsa kronik sorunlarından arınarak gerçekten halkı anlamalı ve ne istediğini öğrenebilecek bir siyasi çizgiye gelmeli.
Vesselam.